Ayn Calut’daki Memluklar’ın çoğu — en ünlüleri arasında Baybars da vardı — Karadeniz’in kuzey kıyısından çocukluklarında satılıp eğitim için Kahire’ye getirilen Kıpçak Türkleri’ydi. Manastırlarda gözlerden uzak yaşayan papaz adayları gibi, bu köle çocuklar da önce Arap alfabesini ve Kuran’ı öğreniyor, daha sonra binicilik ve at sırtında silah kullanma gibi, savaş alanlarında Memluklar’ın gücünü ortaya koyan furusiyya denilen eğitimden geçiyorlardı.
Biniciyle atı adeta birleştiren, silah kullanımında çeviklik sağlayan ve tüm süvariler arasında taktik birliği oluşturan bu eğitim, Hristiyan Avrupa’sının silahlı talimlerine benziyordu. Onur ve silah konularındaki kahramanlık anlayışlarının, Haçlı şövalyeleri ile Müslüman fârisler arasında ne dereceye kadar benzerlik gösterdiği, Orta Çağ askerî tarihinin en ilginç sorularından biridir.