SİZ AŞKTAN N’ANLARSINIZ BAYIM?
Puan vermedi·76 syf.··
2026 34. kitabı
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum.. Kâğıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, limanı olanın aşkı olmaz ki bayım! Allah'la samimi oldum geçen üç yıl boyunca Havı dökülmüş yerlerine yüzümün Büyük bir aşk yamadım Hayır Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı Tesbih tanelerim bitse gözyaşlarım... Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı. Aşk diyorsunuz va Ben istemenin Allahını bilirim bayım!
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 32. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 18:32
Didem Madak bize der ki: Evet, biz kadınlar kırılganız, çabuk soluyoruz bir grapon kağıdı gibi; ama o gri dünyayı renklendiren, ona o çocuksu neşeyi ve şefkati üfleyen de yine bizim o dayanıksız süslerimizdir. Yıllardır kendini bulutlarda saklayan İllegal bir yağmurum. Bir yağsam pahalıya mal olacağım. Ben bir bodrum kat kızıyım bayım Yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
Grapon KâğıtlarıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 201217,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 00:00
Merhabalar, Ahî Aratoğlu’nun kaleme aldığı, ince görünmesine rağmen dolu dolu bir içeriğe sahip olan “Ruhum Mutlu Kal” kitabının yorumuyla geldim. Otuz yedi ana başlıktan oluşan bu kitap; insanın iç dünyasına, sabrına, duasına, umutlarına ve hayata bakışına dair çok güzel düşünceler barındırıyor. “Duaların kabulü için ne yapılmalı?”, “Hayat neden zor?”, “Kalpteki herhangi bir üzüntü ve sızı geçer mi?”, “Evlilik kader midir?” ve “Hangi gökyüzünde insanlığımızı kaybettik?” gibi pek çok soru üzerinden hem kendimizi hem de yaşamı sorgulamamıza vesile oluyor. Her bölümde ele alınan konu sade ve samimi bir dille anlatılıyor. Bölüm sonlarında ise Farah’a yazılmış kısa ama etkileyici notlar yer alıyor. Bu notlar, anlatılan konunun özünü farklı bir şekilde hissettiriyor. Mesela, “Allah insanı ne zaman mutlu eder?” başlığında, “Dua, Allah’a ulaşmak için yeryüzüne sığmayan muazzam bir yoldur.” diyor. Ardından bir sonraki sayfada, “Farah, bazen aniden bunaltır insanı bu hayat. Ne yap biliyor musun? Karanlıktan çıkan o ışığı bekleme; dışarı çıkıp gökyüzüne koşacaksın. Her gün diri bir umutla, daha gür bir heyecanla…” diyerek, umudu kaybetmeden yolumuza devam etmemiz gerektiğini hatırlatıyor. “İki yabancı insan nasıl iyi anlaşır?” sorusundan sonra gelen “Farah, etrafın kalabalık! İnsanlar yaşıyor ama nasıl yaşıyor bir bilsen. Sadece yaşamak için yaşıyorlar…” sözleri de insanın amaçsız bir yaşamla, anlamlı bir yaşam arasındaki farkı düşündürmeden geçmiyor. Mesela “Kalpteki herhangi bir üzüntü ve sızı geçer mi?” başlığında hiçbir acının sonsuza kadar sürmeyeceği, zamanı geldiğinde yaraların iyileşeceği anlatılıyor. Ardından gelen “Format at kendine Farah! Bir gün kendin için öyle bir şey yap ki seni görenler, seni yeniden kazanmak için uğraşıversin.” sözleri, insanın önce kendine
Kişisel Gelişim
Ruhum Mutlu KalAhi Aratoğlu · Flora Yayıncılık · 202521 okunma
8/10
·72 syf.··
2026 34. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 16:51
Hayatımda gördüğüm en ilginç tasarımı olan kitap diyebilirim. İçindeki şiirler de çok güzeldi. Sanki sayfalar içinde değilde farklı gezegenlerdeymiş hissi veren bir sayfa tasarımı var.
1000Kitap
İyi Geceler BayımMevlâna İdris · Başka Kafa · 2016170 okunma
Ölümle yaşamak
Puan vermedi·120 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 12:53
-Umarım sizi giyotine götürdüğüm için bana kin beslemiyorsunuz bayım - Korkmayın bu kinim uzun sürmeyecek bay mübaşir. "İşte edebiyat, işte yazının gücü. Gündelik hayatımda bazı suçlar, bazı insanlar için uygulanmasını istediğim idam (öldürülme) cezasının, sadece 76 sayfada sorgulanmasına neden olması... Evet gerçektende hakkında idam cezası verilmiş bir mahkumun sadece kendisini değil onu seven herkesi cezalandırıldığı gerçeğini iliklerimde hissettim. İnsanın öleceği günü ve saati bilmesi kadar korkunç bir şey olamayacağı. Hele büyük bir kalabalığın coşkuyla bu anı beklemesi... İdam cezası uygulanmalı veya uygulanmamalı bu konuda her iki görüşün haklı sebeplerine saygımı koruyorum. Hele ki bu cezaya mahkum edilen bir kişinin bu cezaya tabii olmasına neden olan filini düşündümde onunda bir insanı öldürdüğünü göz önüne alıp, uygulanması konusunda düşüncelerim hâlâ ağır basmakta... Ama mesele bir insana ölüm cezası verebilecek kudretin kimde olduğu sorusu. (Kitaba göre; şatafat içinde yaşayan kral ve rejimine mi ? Rüşvetten köşeyi dönmüş hakim ve adli mercilere mi ? Ya da mahkuma seni günahsız göndereceğim sözü veren beş para etmez rahibin, ruh temizleyicisi rolüne ne demeli ? Giyotin alanını görebilecek masa ve sandalyelerini yüksek fiyattan kiralayan işletmelerin sahipleri, hakikatan bu ceza ile gerçekleşmesi beklenilen 'ıslah olmuş' toplumun birer parçası olabilirler mi ? Hayır, hayır... Bu mümkün değil."
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 30. kitabı
#Turgenyev #BabalarVeOgullar #İşbankasıYayınları Bizde olmayan ,bize karşı üstünlük kurmalarını sağlayan bir şey var onlarda.. Gençlik olabilir mi bu Merhaba okur dostlarım 🪽 Bugün eskimeyen bir düello olan; Babalar, oğullar ,arada kalanlar ve bugünün dijital gürültüsü ile Bazarov’un o metaryeliz hallerini çarpıştıracağız.. Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda kulağınızda bir kılıç sesinin çınlamasını bırakır ya hani Turgenyev’in “BABALAR VE OĞULLAR’ı” da tam olarak böyle bir eser.. Ama bu düello sadece Pavel ve Bazarov arasındaki 19. yüzyılın tozlu Rusya’sında değil; geçmişin o sarsılmaz kaleleriyle geleceğin belirsiz rüzgarları arasında yaşanıyor. Bugün ; Twitter , Facebook, Instagram, Tik Tok gibi pek çok uygulamaların , sofra başında telefonuna gömülen o dijital açlık yaşayan gençlerle ,ona ters ters bakan babalar arasında da hâlâ yoğun bir şekilde yaşanıyor. Buda bizi 1860'ların Rusya'sından alıp bugünün Kadıköy’üne, Kızılay’ına, Konak'ına ya da bir aile sofrasına taşırken , kitabın ruhu ise tam olarak budur diyoruz .. Zaman akar, rejimler değişir, kölelik biter, teknoloji gelir; ama bir babanın oğluna bakarken hissettiği o "seni tanıyamıyorum" ifadesi hiç değişmez. * * * * * * * * * Kitapta bir cümle çarptı yüzüme: "Kişilik, sayın bayım, en önemlisi budur işte. İnsanın kişiliği bir kaya gibi sağlam olmalıdır, çünkü her şey onun üzerine bina ediliyor." Bugün "kişilik" dediğimiz şey, sosyal medya profillerindeki birkaç satıra indirgenmiş olsa da, Turgenyev’in kastettiği o kaya gibi duruşun eksikliğini her yerde hisser olduk malesef.. 1861 Rusya’sında kölelik kağıt üzerinde kalkarken zihinler nasıl buhranlıysa; bugün bilginin içinde boğulup bilgeliğe aç kaldığımız bu dijital çağda da zihinler aynı derecede karışık, iskankar
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma