“Yılanlar öç alıyoooor!..” diye bağırdı. “Yılanlar öç alıyor, bakııın!.. Yılanlar yılanken sizin gibi alçakların hakaretine dayanamadı da siz, insan olduğunuz hâlde, bunca hakarete, bunca zulme, zillete nasıl dayanıyorsunuz behey, he heeeey Kara Bayram?”
Esere ismini veren alıntı, Irazca Ana’nın haykırışlarıdır. Yılanların, insanlardan intikam alma hırsıyla fırsat buldukça saldırıda bulundukları aktarılır. Yılan öldüren bir köylünün, aradan uzun zaman geçse dahi, yılanlar tarafından intikam amacıyla öldürüldüğü söylenir. Yılanların, insanlar tarafından hakarete uğradıkları düşüncesiyle öç alma duygusuna kapıldıkları iletisi alt zeminde hazırlanır.
Köy yaşamında, elin beye karşı nasıl baskın geldiği ilmek ilmek işlenir. Aşağı mahallede yaşayan Deli Haceli, muhtardan usule aykırı şekilde toprak edinerek Kara Bayram’ın evinin önünü kapatacak biçimde temel kazmaya başlar. Irazca Ana; gündüz kazılan temeli gece doldurarak, hatta Kara Bayram’da gönlü olan Deli Haceli’nin karısı Fatma ile akşam karanlığında temelin içinde beraber olmalarını sağlayarak, kendisini Deli Haceli’ye öldürtmeye bile çalışarak engel olmak ister. Böylece oğlu Kara Bayram’ın ve onun çekirdek ailesinin onurunu korumaya çalışır.
Olaylar sürerken köye gelecek olan kaymakamın önünü kesen Irazca Ana, içten konuşmasıyla onu ikna eder. Bunun üzerine kaymakam, ali kıran baş kesenlik yapan kişileri paylayarak köyden ayrılır.
Baltayı taşa vurduğunu anlayan Muhtar ve Deli Haceli, Kara Bayram’ın yasal yollarla hakkını aramasına engel olmaya çalışır. Bu esnada, yılanların Sultanca’yı sokması üzerine Irazca Ana, aklını yitirip haykırmaya başlar.
Haksızlık karşısında sürüngen olarak nitelendirilen ve insanlar tarafından olumsuz çağrışımlarla anılan yılanların dahi canları pahasına intikam almaları; buna karşın