Fatma

Fatma
@bazenokurumm
İyi kitaplar okumayan kimsenin okumuş olmasıyla cahil kalması arasında hiçbir fark yoktur Mark Twain instagram.com/bazenokurum?
Puan vermedi·240 syf.··
2024 20. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2024 13:55
Kitabı okurken Doktor Moreau’nun Adası ve Frankenstein ya da Modern Prometheus kitaplarına benzettim fakat Su adamı’nı düşününce Victor’un yarattığı canavar karakterine daha çok benziyor diyebilirim. Kitap bir sahil kentinde denizcilerin istiridye avıyla başlıyor, ve gece nöbetinde bir ses duyuyorlar. Bu sesin deniz şeytanına ait olduğuna inanıyorlar. Korku telaş derken içlerinden bazılarının aklına değişik hinlikler düşüyor ve bunlar için başlıyorlar planlar yapmaya. Olaylar karmakarışık bir şekilde ilerliyor ve sanırım kısmen okuyucuları memnun edecek şekilde bitiyor. Ana karakterimiz Su Adamı hem suda yaşayabiliyor hem karada yaşayabiliyor, tabiri caizse modifiye bir insan gibi, fakat bu şekilde yaşayan başka bir insan olmadığı için sürekli bir yalnızlık hissi yaşıyor. Farklı olmanın getirdiği yorgunluk, ait olamama hissiyatı, bir türlü eve varamamak su adamının kitap boyunca devamlı sorguladığı konular. Kitabı çok beğendim ve yazarın diğer kitaplarına da yakın zamanda bakmayı düşünüyorum. Kitapla kalın, iyi okumalar…
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,487 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·430 syf.··
2024 18. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2024 07:35
•Nietzsche Ağladığında - İ.D. Yalom• Bruer Viyana’da tanınmış bir doktordur. Bir gün Salome sayesinde Nietzsche ile tanışıyor ve onu iyileştirmeye çalışıyor. Bruer Nietzsche’nin baş ağrılarını geçirmesi karşılığında Nietzsche’de Bruer’in takıntılarını iyileştirmesi için anlaşırlar. Başlangıçta Bruer bunu bir oyun gibi kurgulasa da sonrasında kendini kaptırır. Zaman geçtikçe Beuer takıntılarından arınırken Nietzsche’ de kendine bir dost bulur. Konuşmalar, o kadar güzeldi kiii tekrar okumak istiyorum bir ara. Çok tatlış, bir solukta okunan bir dostluk hikayesiydi. Gerçekte Nietzsche ve Bruer aynı dönemde yaşamalarına rağmen hiç karşılaşmıyorlar. Ama karşılaşsalar da olurmuş bence, ikisi de benzer şeyler yaşamış aynı dönemde. İyi okumalar, kitapla kalın… #nietzscheağladığında #ayrıntıyayınları #reklamdeğil
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
7/10
·256 syf.··
2024 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2024 02:21
Kitabın ana karakteri 11 yaşındaki Melody. Karakterimize beyin felci teşhisi konmuş ve vücudunu çok kısıtlı hareket ettirebiliyor ve konuşamıyor. Kitap Melody’nin ağzından yazılmış ve onun gelişim hikayesini anlatıyor. Okula gidiyor, bir kaynaştırma sınıfına giriyor ve tatsız bazı olaylar yaşanıyor. Tüm bu olumsuz şartlara rağmen Melody bir okul yarışmasına katılıp sınıfta başarı elde ediyor, sonra okullar arası bir yarışmaya katılıyor. Melody sürekli anlaşılmamaktan yakınıyor haliyle ve bir gün söylemek istediklerini seslendirecek bir tablet ediniyor. Elindeki tabletiyle iletişim kuruyor ve arkadaşlık kurmaya başlıyor. Melody’yi dinlerken empati, duyarlılık ve farkındalık kazanıyoruz. Özel gereksinimli bireylere “acımak” dışında neler yapabileceğimizi de çok güzel örneklemiş bence bu hikaye. Özellikle ortaokul öğrencileri ve öğretmenleri okumalı diye düşünüyorum. Keyifli okumalar…
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,8bin okunma
6/10
·168 syf.··
2024 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2024 23:10
Şermin Yaşar’ı çok severim, yazdığı çocuk kitaplarının çoğunu da okudum ve çok beğendim fakat sanırım öykü okumak pek benlik değil bu yüzden bu kitabını sevemedim. Kötü öyküler mi var? Kesinlikle hayır, bazen kitap karakterlerinin sırtını sıvazlamak istedim duygulandım ve hepsi gerçek hayatta olabilir olaylardı. Öykü kısa bir anlatı olduğu için kendimi yeterince kitaba ait hissedemiyorum galiba tüm okunanlar yarım kalmış gibi geliyor. Öykü severler için güzel bir kitap, iyi okumalar…
Kalk Yerine YatŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20257,9bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2024 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2024 09:39
Frankenstein ya da Modern Prometheus bilimkurgu kitaplarının ilk örneği olarak kabul ediliyor ve yazıldığı döneme göre bence kurgusu başarılı. Dili akıcı, olaylar sıkmıyor ve sonuna kadar ne olacak diye bekliyorsunuz bu yüzden çok çabuk bitebilecek bir kitap. Kitabın önsözünde bu kitabı yazmaya başlama hikayesi anlatılıyor ve bu hikaye bana çok tatlı geldi. Ailesi de yazar bir çevre olduğu için kendi aralarında bir öykü yazma yarışması tarzında bir çalışma yapıyorlar. Mary Shelley kitabın konusunu uzun süre arıyor ve bir gün gördüğü rüyayla birlikte yazmaya başlıyor. Kendisi kitabı daha kısa tutmayı planlarken eşinin de desteğiyle kitap bir roman oluyor. Çevrenin desteği bana çok tatlış gelmişti. Kitapta bana ilginç gelen bir konu da yaratığın isminin Frankenstein olmaması oldu. Bu canavarı yaratan kişinin adı Victor Frankenstein fakat canavarın adı hiçbir şekilde kitapta yok. Kitabın konusuna gelince Victor kimya tutkunu bir bilim adamı ve cansız bedenlerdeki parçaları birleştirerek bir insan yaratmaya çalışıyor. Bir gün gerçekten bu yaratık canlanıyor fakat Victor bu yaratığı görür görmez nefret ediyor ve tiksiniyor yarattığı canlıdan. Bir gün bu canavarla yolları kesişiyor ve bundan sonra Victor için kendi elleriyle yaptığı canlı ölene kadar peşini bırakmayacak olaylar silsilesine başlıyor. Kitabı okurken yaratığın gerçekten kötü bir karakter miydi yoksa Victor ve insanların tepkisinden ve sevgisizliğinden mi kötü oldu diye düşünüyorum, bir yandan yaratığı haklı buluyorum çünkü sonsuz bir dışlanma var kendi sahibi bile sevmiyor çok ağır bir duygu; bir yandan da “onca masum insan neden?” Diye soruyorum ve yaratık aşırı korkunç geliyor, karar veremiyorum. Sonuç olarak benim için güzel bir kitaptı tavsiye ederim, iyi okumalar…
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma