Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin... yolları zorlu ve dik olsa da. kanatları sizi çok sardığı zaman, ona teslim olun. tüyleri arasına gizlenmiş kılıcı sizi yaralayacak olsa da. hem aşk sizinle konuştuğu zaman, ona inanın. bahçeyi tarumar eden kuzey rüzgârı gibi darmadağın etse de düşlerinizi sesiyle. çünkü aşk taçlandırdı gibi çarmıha da gerer sizi .hem besler, büyütür hem de budar sizi
Bazen her şeyden korkuyormuş gibi hissediyordu ve bu tarafından nefret ediyordu. Korku ve nefret; korku ve nefret... Bazen hayatında bir tek bu ikisi varmış gibi geliyordu. Kendinden baska herkesten korku kendindense nefret.
Daha bir saat öncesine kadar her şeyi bildiğini sanırken şimdi onca sırrın ve sorunun yanından dikkatsizce geçip gitmiş olduğunu hisssediyor ve hayata daha ilk adımını attığında bilgisizliği yüzünden tökezlediğini görmekten utanç duyuyordu