Bdspinoza

Bdspinoza
@bdspinoza
Ah Camilla
Puan vermedi·160 syf.·
2018 22. kitabı
Kitabın  önsöz bölümünde  manifesto niteliğinde bir yazı kaleme almış Charles Bukowski . Fazlasıyla tahrik edici , fazlasıyla baştan çıkarıcı . Ben kapıldım , sözlerin arasında kayboldum . Girdaplarında savruldum Bukowski’nin . Önsöz’den sapmadan giriştim sayfaların arasına . Sayfalar çevrildikçe hem sonrasını merak ediyordum hem  bitmemesini istiyordum . Duraksıyordum , soluklanıyordum Arturo Bandini’nin yalpalamaları karşısında , parasız sokaklarda dolaşması karşısında .  Olağanüstü bir dil kullandığını düşünüyorum . Fevkalade bir samimiyet ve alabildiğine yeraltından konuşuyor ,  şehrin karanlık sokaklarından , küf kokan banliyölerinden . Okuyanların çoğu Camilla’yı sevmiştir belki ama ben hiç sevemedim . Özellikle Bandini’nin onca samimi davranışına karşın gösterdiği küstah hareketler beni öfkelendirdi . Arturo Bandini  kısa öykülerinden kazandığı kaç kuruş parayı barda çalışan Camillaya veriyordu çünkü onu seviyordu . Camilla ise garsona aşık ama aynı zamanda sahilde Arturo Bandini’nin kollarına bırakıyor kendini . Arturo Bandini heyecan dolu biri , klasik bir herif değil , bir öykü yazmak için kendini  tanıştığı kadının kollarına bırakacak kadar deli biri , değişik biri . Camilla ile olan arkadaşlığı ise tamamen samimiyet üzerine . Hikaye damıtmak gibi bir gaye taşımıyor . Ama en büyük hikayesi bu oluyor tabii kitabın sonunda . Camilla Meksikalı bir kadın . Kendi gerçekliğinden , fakir oluşundan utanan biri , Meksikalı olmaktan nefret ediyor . Bardan ayrılıp yazmaya başlayan erkek garsonun bir anda ünlenen yazara dönüşmesi onu cezbediyor , Bandini’ye uzak durmaya çalışıyor , garsonu bulup onunla yaşamak istiyor . Yanı başında çok daha büyük bir yazar olan Arturo Bandini varken , çabuk parlayıp çabuk sönecek olan   yıldızın peşine düşüyor . Nitekim o dehlizde
Edebiyat
Toza SorJohn Fante · Parantez Yayınları · 20245,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gidecek başka dünyamız yok .
Puan vermedi·128 syf.·
2018 9. kitabı
Küreselleşme , iklim değişikliği , savaşlar , nükleer tehditler , tahminleri aşan aşırı nüfus , hastalıklar , beton yığınları ve daha bir sürü şey kaos’un gelişini müjdeliyor . Kısa bir manifesto niteliğinde bir kitap bu . Etrafımızda gözetleme kuleleri kuranlar , ormanı yok edip katlı rezidansa botanik bahçe yapanlar , plastik çiçek alıcıları , nicelik sarhoşları şunu duymaya hazır mısınız ? Bankadaki hesaplarınızın verdiği özgüvenle gerisin geri gerildiğiniz koltuklarınız altınızdan kaymak üzere . Yarattığınız Frankeyşteyn , size dönecek .  Ne yaparsanız yapın son sözü YABAN söyleyecektir . Mücadeleden vazgeçen ekolojistlere , komünal toplumculara kitap sesleniyor ; ‘’Halen de pek çok özgürlük ve yaban ihtimali mevcut . ‘’ Aleks süperberduşu hatırla .  O kendi seçimleriyle , gülümseyerek noktaladı serüveni . Betonlar arasında gregor samsa’ya dönüşmeyeceğiz . Tutkumuz , Pirimiz Henry David Thoreau’dur .  ‘’Açlık sınıf savaşının dilidir . ‘yabanîn etrafı çitlenerek çiftçiler zorla ücretli işçilere dönüştürülmüştür bir halk ne kadar göçebeyse o kadar bağımsız olması mümkündür biz yabani otlar , yabanı savunmak için neler yapabiliriz ? çok daha iyisini yapabiliriz ama önemli olan başlamak’’
Edebiyat
ÇölKolektif · Kaos Yayınları · 20167 okunma
Yediğin şeyin farkında mısın dostum ?
10/10
·77 syf.·
2018 8. kitabı
Her yanıyla  muhalif biri Sadık Hidayet . Mezopotamya’nın ‘bir dönem ‘ belkide en katı dogmaları olan ülkesinde fikirlerini dile getirmekten çekinmemiş  . Kutsallarla örülmüş topraklarda ,  kutsallıklara şarap döken Ömer Hayyam’ı yazmış , Kör Baykuş alegorisiyle Acem kanunlarını tarumar etmiş , adeta körler ülkesindeki  sağlam gözleri olan bir baykuş olmuş . Bunlar bile yeterince ilgi çekiciyken bu aykırılığına Vejetaryenliğinde eklenmesi beni fazlasıyla mutlu etmiştir .  Bunun üzerine kitap yazması , her paragrafının hakikatten şerbetlenmesi olağanüstü bir çekicilik , zarafet ve anlam katmıştır kendisine . Yanlışa yanlış diyen bir ses Sadiq Hidayet . Tıpkı Acem topraklarındaki diğer aykırı ses Ali Şeriati gibi , Füruğ Ferruhzad gibi … Kitabın her paragrafı demoklesin kılıcı keskinliğinde … Kedi-Köpek  sevip kuzuyu sofraya meze edenler için acı bir son yazılıdır bu metinlerde . Yedikleriniz , karakterinizdir efendiler  . Ben kısa keseyim de ufak cüsseli bu güçlü ses konuşsun : MEZBAHA İKİ AYAKLI HAYVANIN İCADIDIR . ** Et yeme gereksinimi ya da lezzetinin her gün binlerce evcil hayvanın öldürülmesine neden olduğunu biliyor musunuz acaba ? Avlaklarda , balıkçılarda , tavukçularda vs yerlerde her gün kurban edilmeye mahkum biçare ve sayısız hayvan ordusunu sayacak olursak , bu hassas varlıkların sayısı dört yüz milyonu aşar . Bunlar her yıl insanoğlunun fasitleşmiş tat alma  duygusu ve mide düşkünlüğü uğruna öldürülmektedirler . Yapılan hesaba göre , bu uğursuz katliamdan oluşan kan selinde rahatça gemi yüzdürülebilir .  *** Bunlar terbiye , ahlak zarafeti , namus , iffet ve şefkatten dem vuran insanlar ! Yargıç , imam , öğretmen , şair , edip , ressam , yazar ve hayatta para ve boğaz düşkünlüğünden daha yüce emellerin olduğunu sanan herkesin midesi , düşünmek
Felsefe
Vejetaryenliğin YararlarıSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 2018904 okunma
Diri Memelerin Peygamberi
9/10
·338 syf.·
2018 6. kitabı
Güzel bir adamın ülkesini terk etmesine , sürgüne gönderilmesine sebep olan muhteşem bir kitap . Söylenecek sözler ne kadar yer doldurur bilemem ama Saramago’yu hain ilan edecek kadar güçlü bir başkaldırı örneğinden bahsederken söze dikkat etmek gerekiyormuş gibi hissediyorum . Sorgulama , örtüleri kaldırma romanını yazmış Saramago . Babayı , anneyi sorguluyor , kardeşi aileyi komşuyu . Buradan yola çıkarak zirveye tırmanıyor Tanrıya ve şeytana tutanak tutuyor , savunma bekliyor . Bu mahkemeyi de sisli bir nehrin ortasında kayık içinde kuruyor Saramago . O sahnenin filmi de çekilir ayrı bir destan örneği de olabilir . O sahnededen bir ayet paylaşayım ; ‘sizi sahile götüreyim de insanlar tanrı ve şeytanın birbirlerine ne kadar benzediğini , birbiriyle ne kadar iyi anlaştıklarını görsün , dedi İsa ‘  Romanın verili metinlere bağlı kalarak yapılan kurgulaması çok güçlü . İsa’nın babası olan Aziz Yusuf’un komşusunu kurtarmak için civar köye gidişi ve orada Romalılara denk gelip çarmıha gerilişi ne büyük trajedidir . İyi niyetinin kurbanı olarak sallandırılacaktır , tüm masumiyetiyle marangoz Yusuf .  Evi terk eden genç İsa’nın kiliseye gidişi , orada sorduğu sorular , çobanın yanında işe başlaması , Fısıh festivalinde kuzuyu kesmeyi reddetmesi  kaderine doğru adım adım ilerlemektedir . Kuzu sürüden ayrılır , çöle iner tanrı , çırılçıplak İsa’nın karşısına çıkar bir bulut kümesi olarak .  Rab ile konuştuğunu bir an önce annesi ,  Nasıralı Meryem’e kardeşlerine anlatmak için eve dönmek için yollara düşer ama bilmez o evde ona inanan kimsenin olmadığını . Bu evden ikinci kez ayrılır ama bu kez dönmemek üzere . Mecdel’de ona inanan biriyle tanışacaktır . Bu bir fahişe kadındır . İsa acılarını onun diri göğüslerinde unutacaktır . Mecdelli Meryem’e güvenip ona Rab ile aralarında
Edebiyat
İsa'ya Göre İncilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20183,137 okunma
Uyandır
Puan vermedi·112 syf.·
2018 5. kitabı
Hayatın tekdüzeliği , bireyin yabancılaşması , yaşamsal boşluklar , nesneler çevresinde uzayan bir yol kitabı , Uyuyan Adam. Yan komşunun öksürme sesi , açık unutulan çeşmeden gelen damlaların sesi , şehrin gürültüsü , alarmlar , kaynayan suyun düdüğü … Perec bireyin nesneler dünyasına sıkışmışlığını , şehrin kuşatıcılığını özenerek yazılan dizelerle anlatıyor . Duyarsızlaşan bir dünyanın portresini çiziyor , kalem sesinin eşliğinde . Kayıtsızlık dili geçersiz kılıyor , işaretleri anlaşılmaz hale getiriyor . Sabırlısın ama beklemiyorsun , özgürsün ama seçmiyorsun , müsaitsin ama hiçbir şey talep etmiyor , hiçbir şeyi dayatmıyorsun . Hiç dinlemeden duyuyor , hiç bakmadan görüyorsun : tavanlardaki çatlakları , parkenin dilimlerini , yer karolarının desenlerini , gözlerinin çevresindeki kırışıklıkları , ağaçları , suyu , taşları , geçen arabaları , gökyüzünde bulut şekilleri çizen bulutları . Ailesini 2.dünya savaşında kaybeden Perec , sessizlikten yaratıyor Uyuyan Adam’ı . Savaş sonrası dünyanın anlamsız halini , yaşamın kökünden kesildiğini her an hissettiriyor . Hükmeden insanın , sahiplenen insanın , mülkiyet çılgınlığının yarattığı enkazı anlatıyor . Köpeklerin Tanrısı , kedilerin tanrısı ,  yoksulların tanrısı olabilirsin , elinde bir  tasma biraz ciğer , biraz servet olması bunun için yeterlidir ama asla bir ağacın efendisi olmayacaksın . Kendin de bir ağaç olmayı istemekten başka bir şey yapamayacaksın . Neden özgürlüğü elinin tersiyle itip köleliğe götüren durumların içerisinde buluruz kendimizi ? Neden özgürlüğün rahatlığını yaşamak gibi bir seçeneğimiz varken bizi her gün öldüren zincirlere bağlıyor kendimizi  BİR İNEK GİBİ , BİR İSTRİDYE GİBİ , BİR FARE GİBİ ÖZGÜR  ! Ama fareler uyuyabilmek için saatlerce çırpınmazlar  . Sıçrayarak , paniğe kapılarak ,
Edebiyat
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma