Eğer yaşamda gerçekten bir anlam varsa, acıda da bir anlam olmalıdır. Acı da yaşamın kader ve ölüm kadar silinmez bir parçasıdır. Acı ve ölüm olmaksızın, insan yaşamı tamamlanmış olmaz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdi şehrin ıssız sokaklarında
Kaybolduğumu hissediyorum
Aramakla bulunmaz diyorlar
Bulmak için arıyorum
Çünkü aramadan bulunmaz, biliyorum
Yetecek mi sokaklar, yıkık dökük binalar
Bakacak başka neresi var
Gökyüzüne bakmak dururken
İnsan neden hep yıkıntılara bakar
Yoksa orada kendinden bir parça mı bulmakta
Yıkılan hayallerinin parçaları
Gökyüzü ise eşsiz, mükemmel
Hiç de uymuyor bir insana
Çünkü yaşamak yıkılmaktır
Ancak asıl mesele
Tekrar ayağa kalkmakta
ne gizli, ne âşikâr; muammâyız a Sinan
ya aykırı gözleriz, ya âmâyız a Sinan
kim aldı göğümüzden çiçekli bulutları
neden hayal yurdunda berhavayız a Sinan
dışımızda infilak ediyor kan denizi
içimizde susuz bir kerbelâyız a Sinan
Nurullah Genç
Kitap Yavuz Bülent Bakiler'in Cumhuriyet dönemindeki hatıralarını yazdığı kitapların ilki. İçinde ilk defa duyduğum birçok kişi ve olay vardı. Gerçekten de bazı zihniyetlerin ülkeyi yıllarca nasıl sömürdüğünü, suçsuz insanlara nasıl iftiralar atıp işkenceler yaptıklarını, hatta idam ettiklerini gözler önüne seriyor.
Bu kitabı okuduktan sonra şunu diyorum, Bakiler'in Unutamadıkları artık benim de unutamadıklarım.