İnsan yansıtılmış kurmaca bir aşkla ne kadar sık oynuyor: bir Ruth, bir Helen, Beatrice, Cleopatra imgesi. Kadın, sevgilisinin ona verdiği rolü içtenlikle kabul eden efsanevi yaratık. Berg
Edebiyat
Beatrice Holmes Vakası
"Üstünde yaşadığımız bu dünya, tamamen insan üzüntüsü üzerine inşa edilmiştir. Ve en güçlü olan hayatta kalır." S1:B8 Young Sherlock
Dizi/Film
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Her kitap, tılsımlı bir saray. Kapıları her gelene açılmaz. Büyükler de kıskanç, tanrılar gibi. Yalnız Numa'ya görünmüş Egeria. Beatrice, Dante için Beatrice. Kitaplar, kadınlara; kadınlar, şehirlere benzer. Paris, Londra veya Madrid... Herhangi bir dişi kadar muhteşem, herhangi bir dişi kadar alelade. İnsan şehriyle biner trene; şehri, yani zaafları, alışkanlıkları, zilletleriyle. Her kitapta kendimizi okuruz. Kendimizle yatarız her kadında. Kitaplar, kadınlar, şehirler, metruk kervansaraylar gibi boş. Onları dolduran senin kafan, senin gönlün." Cemil Meriç
the complete enneagram by beatrice chestnut
Beatrice Hill Ogilvie’nin 1924'te kaleme aldığı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk kadınının hak arayışını, reform taleplerini ve toplumsal hayattaki dönüşümü ele aldığı makalesini İngilizceden çevirdim, ilginize sunuyorum. #Cumhuriyet #KadınMücadelesi gcmalatya.blogspot.com/2026/06/ceviri-...
1000Kitap
Kitaplarımla ben ;
Ben, el ayak çekildikten sonra odamın kapısını sürmeleyip kitaplarımla baş başa kalmak saatini dört gözle beklerim. Çünkü, bu ömrümün bütün hazin sergüzeştini ve yaşadığım anın ağır sıkıntısını unuttuğum tek saattir. O vakit, bu çıplak ve yalçın oda, gerçek dünyadan daha geniş, daha ferahlı bir âlemin munis, sevimli ve her biri sihir ve füsunla yoğrulmuş mahlûkları ile dolmaya başlar. Kendileri çekildikten sonra kokuları havada kalan dilber ve nadide kadınlar, sesleri bir ana sesinden daha yakın, daha dokunaklı arkadaşlar, nur çehreli ihtiyarlar, coşkun suya benzeyen berrak gözlü, Dante'nin Beatrice'i, Petrarka'nın Leonora'sı, Romeo'lar, Julietta'lar ve daha birçok tatlı hayaller... Kimi yatağının üstünde yan yana, kimi bir küçük çocuk gibi benim kucağımda, kimi bir iskemlede tek başına, kimi ayakta, kimi pencerenin kenarında dirseğine dayanmış; kimi odanın içinde bir aşağı beş yukarı dolaşarak benimle sabahı ederler; ve sabaha kadar, havada kutsal bir orkestranın yankıları dalgalanır ve yaradanlarla yaratıkların ele ele verip hep bir arada raksettikleri sezilir. Y. K. K "Yaban"
Edebiyat