10/10
·483 syf.··
Beğendi
·
2026 174. kitabı
Muhammed Esed’in (doğum adıyla Leopold Weiss) kaleme aldığı Mekke’ye Giden Yol, 20. yüzyılın en etkileyici otobiyografik ve düşünsel eserlerinden biridir. Bu kitap sadece bir gezi yazısı değil, bir insanın ruhsal uyanışının ve Batı medeniyetinden İslam’ın kalbine yaptığı hicretin hikayesidir. İşte bu başyapıtın ana hatlarıyla özeti: 1. Karakter ve Arka Plan: Leopold Weiss’tan Muhammed Esed’e Leopold Weiss, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nda Yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğar. Genç yaşta başarılı bir gazeteci olur ve Ortadoğu’ya muhabir olarak gönderilir. Ancak Batı dünyasının manevi boşluğu, materyalizmi ve içsel huzursuzluğu onu derin bir arayışa iter. 2. İslam ile Tanışma (Berlin ve Çöl Deneyimi) Esed, Berlin’de bir metro yolculuğu sırasında insanların yüzlerindeki mutsuzluğu ve tatminsizliği fark eder. O sırada okuduğu Kur’an-ı Kerim’in (Tekasür Suresi) bu durumu binlerce yıl öncesinden tarif ettiğini görünce sarsılır. 1926 yılında Müslüman olur. Kitap, onun çölde yaptığı bir deve yolculuğu sırasında geçmişe dönerek (flashback) bu süreci anlatmasıyla ilerler. 3. Çölün Ruhu ve Bedeviler Kitabın büyük bir kısmı Arabistan çöllerinde geçer. Esed, çölü sadece kumdan ibaret değil, saflığın ve hakikatin mekanı olarak tasvir eder. Bedevilerin yaşam tarzındaki sadelik, dürüstlük ve doğayla olan uyum onu büyüler. Suudi Arabistan’ın kurucusu Kral Abdülaziz (İbn Suud) ile yakın dostluk kurar ve sarayda önemli bir figür haline gelir. Yolculuğun Ana Durakları *Kudüs ve Kahire: Siyonizm’in başlangıcına şahitlik etmesi ve Ezher Üniversitesi çevresindeki İslami uyanışı gözlemlemesi. * Ömer Muhtar ve Libya: İtalyan işgaline karşı direnen Ömer Muhtar’ı ziyaret etmek için çölde yaptığı tehlikeli yolculuk. Batı’nın sömürgeci yüzüyle İslam dünyasının çaresizliğini burada
Mekke'ye Giden YolMuhammed Esed · İnsan Yayınları · 20021,003 okunma
İki Mavi
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 101. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 20:47
Sevgili @_aydost_ hocamın kaleminden okuduğum 2. şiir kitabı kendileri. Gerçi ben yine sıralamayı tutturamadan okudum, şaşırdık mı, elbette hayır… Akan giden, ruha dokunan birçok mısraya ev sahipliği yapıyor. Her birinde kendinizden minik de olsa illaki bir şey bulacağınızdan eminim. Alıntıladığım hemen her dizenin altına bir şarkı iliştirdim, zira okurken eşlik etmesi keyifli olur diye düşündüm. Son olarak, kitapların geliri kız çocuklarının eğitimine ayrılıyor. Belki sizler de katkıda bulunmak istersiniz efenim, keyif dolu okumalar dilerim…
1000Kitap
İki MaviAydın Köse · Artshop · 202326 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Ebuzer: Ali Şeriati'nin Adalet Devrimcisi Portresi Ali Şeriati, 20. yüzyılın İslamcı düşünürlerinden biri olarak, geleneksel dinî anlatıları sosyolojik ve devrimci bir mercekle yeniden yorumlamasıyla tanınır. 1933-1977 yılları arasında yaşayan Şeriati, Sorbonne'da sosyoloji eğitimi almış, Batı felsefesiyle (özellikle Marksizm ve varoluşçuluk) İslamî kaynakları sentezleyerek, İran İslam Devrimi'nin ideolojik temellerini atmıştır. Ebuzer (orijinal adıyla Abu Dharr), 1970'lerde yazılmış ve konferanslarından derlenmiş bu eser, Hz. Muhammed'in sahabelerinden Ebuzer el-Gıfari'nin hayatını biyografik bir roman havasında anlatırken, Şeriati'nin İslam'ı kapitalizme ve otoriter sapmalara karşı bir kurtuluş ideolojisi olarak konumlandıran yorumlarını içerir. 216 sayfalık kitap, Fecr Yayınevi tarafından basılmış olup, Ebuzer'i "yalnız doğan, yalnız yaşayan ve yalnız haşrolunan" bir figür olarak sunar. Bu inceleme, eserin özgün bir okumasını yaparak, Şeriati'nin anti-kapitalist eleştirisini, adalet odaklı tevhid kavramını ve günümüz Müslüman entelektüelleri için taşıdığı dönüştürücü gücü ele alacaktır.Eserin temel tezi, İslam'ın devrimci özünün Ebuzer gibi figürlerde somutlaştığı ve Peygamber sonrası dönemde bu özün "sağa kayarak" sınıf ayrıcalıklarıyla bozulduğudur. Şeriati, Ebuzer'i ilk "mülk karşıtı" olarak niteler; onun mücadelesini, yoksulluğun küfür olarak lanetlenmesi ve sermaye biriktirmenin cehennem azabıyla cezalandırılması (Tevbe Suresi 34) üzerinden yorumlar. Cahiliye dönemi şirkini, ekonomik sömürüyle iç içe bir sistem olarak teşhis eder: Putlar, ticaret kervanlarını koruyan bir araçtır; Gıfar kabilesi gibi yoksul bedeviler dışlanır. İslam ise "Tevhid" devrimiyle eşitlik getirir: "Allah ve ekmek bir safta, tağut ve açlık diğerinde." Şeriati, bu tezi Marksist sınıf
1000k
EbuzerAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20092,256 okunma
Bir Çöl Destanı
7/10
·340 syf.··
2025 28. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 13:24
Bir kitabı anlamak için yalnızca kelimeleri okumak yetmez. Çölde İsyan , herhangi bir roman gibi rahatça okunup geçilecek bir hikâye değildir. Bu kitap, satırlardan çok daha fazlasını barındırır. Onu anlamak isteyen bir okurun önce haritayı açması, Hicaz’ın ve Ürdün’ün coğrafyasına bakması, çölün ne olduğunu kavraması gerekir. Çünkü T. E. Lawrence ’ın anlattığı yerler, rastgele isimlerden ibaret değildir; her biri savaşın kaderini tayin eden stratejik noktalar, her biri tarihin sessiz tanıklarıdır. Hicaz, Ürdün, Şam yolu, Medine’nin çevresi, Yanbu’nun kıyıları… Eğer bu coğrafyayı bilmezseniz, T. E. Lawrence ’ın metni yalnızca kuru bir anlatı gibi gelir. Okuyucu, bir odaya girip çıkan adamlar, oradan oraya giden kervanlar ve garip isimlerden başka bir şey görmez. Ama coğrafya bilindiğinde kitap birden derinleşir: her bir yolculuk, her bir pusu, her bir vadi bambaşka bir anlam kazanır. Çölde savaşmanın ve Çölde İsyan ’ı okumak, yalnızca bir kitap okumak değil; aynı zamanda çölün kendisini okumaktır. Roman Değil, Günlük Lawrence’ın kitabını roman sanan çoktur. Oysa bu eser, hayali bir hikâye değil, savaşın içinden çıkmış bir günlüktür. Günlük olmanın ağırlığı satırlara sinmiştir: ayrıntılar, tekrarlar, uzun yolculuklar, yorucu betimlemeler… Bunlar bir romanın zenginliği değil, bir askerin yorgun gözlerinin gördükleridir. Lawrence kendisini süslemek için yazmaz; çölün çıplak gerçekliğini olduğu gibi aktarır. Ama bu yalınlık aslında en büyük edebiyattır. Çünkü hayal gücünün boyasını sürmeden, bir coğrafyanın ve bir savaşın ne kadar büyük, ne kadar ürpertici olabileceğini gösterir. Lawrence’ın metni bazen kuru, bazen yorucu, bazen de tekdüze gelir. Ama bu tekdüzelik, çölün kendisinin tekdüzeliğidir. Sonsuz kumlara bakan bir göz için her gün birbirine benzer, ama aynı zamanda her gün
Tarih
Çölde İsyanT. E. Lawrence · Kronik Kitap · 2023207 okunma
Kudüs. Ey Kudüs
Puan vermedi·640 syf.··
2025 7. kitabı
Kudüs, Ey Kudüs, 1947-1948 yılları arasında Filistin topraklarında geçen gerçek olaylara dayanan tarihi bir eser olarak kabul gören bir kitap. Bu kitapta, İsrail’in kuruluş süreciyle birlikte Kudüs’te yaşanan mücadele anlatılmaktadır. Romanın yazarlarından Larry Collins, ABD’li gazeteci. Collins, Newsweek’te muhabirlik yapmış olmasının yanı sıra Orta Doğu, Avrupa, Hindistan gibi çeşitli bölgelerde görev yapmıştır. Diğer yazar, Dominique Lapierre ise Fransız gazeteci. Genç yaşlarda dünyayı dolaşmıştır. Kitap roman tarzında yazılmış ancak belgelere, tanıklara ve tarihi olaylara dayandırılmıştır. Yazarlar kendilerince, tarihin farklı taraflardan nasıl yaşandığını okuyucuya sunmaya çalışmıştır. Kitap bana ne anlatıyor? Dünyanın her tarafında yok sayılan, Nazilerce insan bile kabul edilmeyen, itibarı ve prestiji olmayan, kendi aralarında bile farklılıklar yaşayan Yahudilerin, İngiltere’nin sinsi planıyla (o planın içinde yine kendini açık etmeyen Yahudilerin varlığını yok sayamayız) Kudüs’e yerleştirilmesini anlatıyor. Kitabın satırlarında Birleşmiş Milletler’de İsrail Devleti’nin kabul edilme oylamasında rol alan liderler, arka planda liderleri ikna çalışmaları, Ali Cengiz oyunları, Müslüman geçinen liderlerin aymazlığı daha bir sürü şey… yer almakta. Kitapta; Yahudilerin kurnazlıkları yanı sıra ileri görüşlü oldukları, çalışkan, pes etmeyen, tükenmek üzereyken bile sebatla şartları kendi leyhlerine çevirme yetenekleri anlatılırken… Müslümanların ise ferasetsiz, kendi çıkarları için komşu ülkeye sahip çıkmayan, kabiliyetsiz bedeviler olduğunu sezdiriliyor. Filistinliler nesillerdir yaşamak zorunda bırakıldıkları kamplarda “Dünya devletleri ülke topraklarımızı paylaştı ancak biz yerimizden yurdumuzdan edildiğimizde bize sahip çıkmadı” diyor. Tüm süreç sonunda gelinen
Kudüs Ey KudüsLarry Collins · Kronik Kitap · 2017397 okunma
Falih Rıfkı Atay - Zeytindağı
Puan vermedi·192 syf.··
2025 12. kitabı
Zeytindağı'nın Ateş ve Güneş bölümünde "Yazdıklarım, yazılanların en iyileri değildir, yegâne yazılmış olanlardır. Onun için neşrediyorum." der Falih Rıfkı. Paşa hatıratları dışında Birinci Dünya Savaşı ile ilgili pek fazla anı kitabına rastlayamıyoruz maalesef. Okuduğumuz paşa hatıratları da anıdan ziyade kendini müdâfaa fikriyle yazıldığından tesirleri Falih Rıfkı'nın anıları kadar yüksek olmuyor. Tabii Zeytindağı' nın acı satırlarının, Falih Rıfkı'nın muazzam dili ve çarpıcı dikkati neticesinde ortaya çıktıklarını ve bu satırların mürekkeple değil Anadolu yiğitlerinin kanıyla yazıldığı gerçeği eserin değerini daha da artırıyor. Zeytindağı'nın hep bir roman olduğunu düşünmüştüm. Zira; hep roman olarak anıldığını işitmiştim. Oysa ki, roman değilmiş, anıymış! Fakat bu müthiş esere öyle alelade bir hatıra kitabı olarak bakmak da haksızlık gibi sanki. Anı türüne haksızlık yaptığımı ve bu türü küçümsediğim kanısına kapılmayın sakın. Bu düşüncemin sebebi; Falih Rıfkı'nın kaleminin anı sınırlarını aşarak, tek bir insanın değil bütün bir Anadolu'nun Arap çöllerindeki sergüzeştini aktarabilmiş olmasındaki üst düzey kabiliyeti fark etmiş olmamdır. Bu kadar övgüden sonra, Zeytindağı'na doğru yaklaşalım biraz. Zeytindağı; Cemal Paşa'nın Filistin'deki karargahının yer aldığı tepenin adıdır. Aslında bu isim o coğrafyada yaşayan bir ad değil, Falih Rıfkı'nın yaptığı çeviridir. Tahmin edenler vardır; Arap coğrafyasında Türk ve Türkçe hiç var olamamış, o kültüre ve dile kendi tesirini işleyememiştir. Yazarımız, Anadolu Türk'ünü; Trakya'dan İran'a doğru Anadolu üzerine uzanmış ve süt veren memelerini Arap coğrafyasına uzatmış bir süt ineğine benzetir. Haklıdır! Tarih boyunca böyle olduğu gibi Birinci Dünya Harbi boyunca da Anadolu bütün kaynaklarını bu Arap
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma