Bedîuzzeman Seîdê Kurdî
“Mirin ji bo me wek roja Newrozê ye”
Kurdî
2005 senesinde liseden mezun oldum. O dönemde her fikir adamının kitaplarını okurdum. Babam sürekli bana "Oğlum! Risale-i Nur oku, o seni asrın manevi tehlikelerinden korur" diyerek hep Risale-i Nurlara yönlendirirdi. Abim de akidemiz hususunda çok hassastı. Ama ben onların tavsiyelerine çok da kulak asmadım. Aksine her fikir ve ideolojiden yazar ve çizer, kapağı ve başlığı hoşuma giden her kitabı okuyordum. Ali Şeriatî ile de bu dönemde tanıştım. Kitaplarını okumaya başladım ve içimde bir hayranlık oluştu. 2006 senesinde bana Şam yolu gözüktü. Yolculuğum esnasında çantamda Ali Şeriatî, Abdullah Azzam Külliyatı ve diğer bazı İhvan müelliflerinin eserleri de vardı. Bir de Bediüzzeman'ın Asar-ı Bediiyye isimli eseri vardı. Sanki Arapça tahsiline değilde bu kitapları mütalaaya gidiyordum. Hudut kapısında Suriye askeri çantalara bakarken kitaplar dikkatini çekti. Ben de bir tedirgin oldum. İnşaallah latin harfleri ile okumayı bilmiyordur diye dua ettim. İhvan kitapları Suriye'de yasaktı. Nedir bu kitaplar diye sorunca en üstteki Ali Şeriatinin kitabını uzattım. Ali Şeriati, İranî dedim. O da çok irdelemedi diğer kitapları ve geçmemize izin verdi. Şam'da ilk ziyaret ettiğim yerleden biri de Ali Şeriatî'nin kabri idi. Baba dostu muhterem bir hocamız vardı. Bir gün bana bu kitaplarla alakalı ikazda bulundu. İkazı şöyle idi: "Şeriati ve Mutahhari gibi müellfilerin dili çok güçlü. Eserlerinde yirmi yanlışı yüz doğru ile kamufle ederler. Onların kitaplarını okuyan adamın sağlam bir akidesi olmalı. Aksi takdirde etkili dilleri ile yüz doğru içinde aktardıkları yirmi yanlışı kişi farkında olmadan yutar. Bu da zamanla fikri zehirlenmeye neden olur" dedi. Sonra o muvacehede daha dikkatli okuyunca hak verdim. Bu durumdan tiksindim. Sonra tamamen okumayı terk ettim. Yirmi senedir
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bedîuzzeman
Tişta ku însan vedijîne armanc e, ya ku dikuje jî bêhêvîbûn e.
Kurdî
Zeka güçtür
Hanedanın bir kolu, 1098/1101-1232 arasında Hısn Kçyfa (Hasankeyf) ve Amid’de (bugün Diyarbakır), bir kolu da 1104-08-1408 arasında Mardin ve Meyyafarkin’de (bugün Silvan) egemen olmuştur. Büyük Selçuklu sultanı Melikşah ve kardeşi Tutuş’a yaptığı hizmetler karşılığında hanedanın atası Artuk Bey’e 1086’da Filistin toprakları bağışlandı. Artuk Bey 1091’de ölünce Filistin toprakları oğulları I. Sökmen ve Necmeddin İlgazi’ye kaldı. Sökmen, Diyarbakır’a giderek (1102) Hısn Keyfa ve Mardin ile daha kuzeydeki bazı toprakları ele geçirdi. Bu arada kardeşi Necmeddin İlgazi, Büyük Selçukluların hizmetine girdi ve Sultan Muhammed Tapar tarafından Bağdat valiliğine atandı. Necmeddin İlgazi daha sonra Mardin’i yöneten Sökmen’in oğlunu uzaklaştırıp burayı kendi soyunun merkezi yaptı (1104/08) ve Hısn Keyfa’yı da kardeşinin soyuna bıraktı. Bundan sonra Artuklular ile Selçuklular arasındaki ilişkiler giderek bozuldu. İlgazi, Selçuklu Musul valisine karşı Türkmenleri bir araya getirerek, 1118’de Diyarbakır’ı bütünüyle denetimi altına almayı başardı. Ertesi yıl, Halep’e yaklaşan Haçlıları bozguna uğrattı. Artuklular, 1113’ten başlayarak Fırat’ın doğu yakası boyunca kuzeydoğu yönünde yayıldılar. İlgazi’nin yeğeni Belek’in Harput’ta kurduğu devlet, onun 1124’te ölmesinden sonra, Davud (hd y. 1109-44) tarafından, başkenti Hısn Keyfa olan Artuklu Beyliği’yle birleştirildi. Davud ve ardılı Kara Arslan (hd 1144-67) dönemlerinde Zengilerin Musul’da, sonra da Halep’te güçlenmesi, Artuklu yayılmasına son verdi. Nureddin Zengi’nin, Haçlılara ve Bizans’a karşı savaşa sürdüğü Artuklular, onun 1174’te ölmesiyle Zengilere bağımlı duruma düştüler. Salaheddin Eyyubi’ nin Nureddin’in yönetimindeki toprakları adım adım fethetmesi üzerine, Diyarbakır’ daki durumları daha da zayıfladı. Muhammed (hd
Bedîuzzeman
İnsan rêwîyek e, kaînat jî, ji bo fikr û fêhmê wî pirtûkeke dewlemend, rengîn u xemilandî ye. Rêwî ji bo ko vê pirtûkê bixwîne, ilmê xwe zêde bike, û bigihe mertebeya mirovahîyê hatîye vê dinyayê. Bedîuzzeman Mele Seîdê Kurdî
Alıntı
Bedîuzzemanê Kurdî - Dersên Civakî
Qederê, Tirkî hindik daye min, xet qet nedaye. Ka zimanê min, baş ji zimanê dilê min fêm nake ku jê re wergêriyeke baş bike. Jixwe ji ciyê kûr wateyê derdixe, lewra hin heqîqet perçe dibin. Îca fam û baldariya we, bila bi min re alîkarî bike. Bediüzzaman Said Nursî
Kurdî