Stone does not burn, Harren had boasted, but his castle was not made of stone alone. Wood and wool, hemp and straw, bread and salted beef and grain, all took fire. Nor were Harren’s ironmen made of stone. Smoking, screaming, shrouded in flames, they ran across the yards and tumbled from the wallwalks to die upon the ground below. And even stone will crack and melt if a fire is hot enough. The riverlords outside the castle walls said later that the towers of Harrenhal glowed red against the night, like five great candles…and like candles, they began to twist and melt as runnels of molten stone ran down their sides.
Normanların Saksonlara üstünlüğü
"…şu Alderman öküzü var örneğin, serflere ya da senin gibi kölelere emanet edildiğinde Saksonca ismi olan ‘Ox’u kullanmaya devam eder fakat onu afiyetle yemek için ibadet eder gibi açılan çenelerin önüne geldiğinde ateşli bir Fransız çapkını olur ve ‘Beef’ ismini alır. Mynheer Danası da aynı şekilde, Saksonca ‘Calf’ olarak isimlendirilirken ‘Mösyö Veau’ olur; çobanın bakımına ihtiyaç duyarken Sakson ismi taşır, keyifle mideye indirileceği zaman Norman ismi alır."
Sayfa 63 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
We have the "meat of the matter," "a meaty question." To "beef up" something is to improve it. Vegetable, on the other hand, represents the least desirable characteristics: suggesting or like a vegetable, as in passivity or dullness of existence, monotonous, inactive.
XXXVII
“Hayır: Duyguları vakitsiz soğudu; Bıktırdı sosyetenin uğultusu; Alışkın fikirlerinin konusu Olamadı dilberler pek fazla; Hıyanetler yordu, bitkin kodu; Dostlar ve dostluk da usandırdı. Beef-steaks ve Strazburg çöreğini de Bir şişe şampanyayla ıslatmayı Ve tuttuğunda başının ağrısı Dikenli kelimeler savurmayı Biteviye yapamaz oldu; Ateşli bir çapkındı gerçi ama Sonunda sevmekten de soğudu Kılıcı, kavgayı, kurşunu.”
Sayfa 32 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
There aren't any start-ups making great milk or beef. There's little growth to be had in these areas. Growth is UPF. And a lot of that growth comes from advertising.
Yıl 1924, 12 Kasım. "Gezgin devrimci" Emma Goldman, eylülde iki yıl yaşayacağı İngiltere'ye gelir, Anderton's Hotel ve Restaurant'ta şerefine 250 kişilik bir yemek verilir. Enternasyonal Marşı'nın eşlik ettiği yemekte bulu­ nanlar arasında Bertrand Russell, Rebecca West, Edward Copertin, William Owen, Peggy Shanon da vardır. Ortam sosyalisttir fakat Goldman'dan ötü­rü ''Anti-Sovyet" bir hava da vardır. Rusya'daki Hayal K ırıklığım'ın yazarı Goldman, o yemeğin konuklarını görüşüne ikna etmekte başarısız olsa da. O sofrada başka neler oldu­ ğunu 1200 sterline satışa çıkmış, menünün belki de kalan tek kop­ yasından okuyoruz. Menünün büyükçe başlığı: Emma Goldman' a Hoş geldin Ye­ meği. Liste şöyle: St. Germain Pü­ resi, Printanier Konsome, Fillets of Turbo (Turbo fıletosu), Bonne Femme, Roast Ribs of Beef (Kızar­ mış dana kaburgaları), Horseradish Soslu (Yaban turpu) kızarmış pata­ tes, Savoy lahana, lce Pudding ve Waffers (Gofretli buzlu puding), peynir ve kurabiyeler, kahve. Goldman
Sayfa 85 - Kafka kitap 2025
Araştırma-İnceleme Tarih