Haydi gel sevgilim
Bir daha deneyelim
Bir kere daha kesmek için yolunu kalabalıkların
Yüreğimizden gönlümüzün derinliğinden
Vermek hep vermek için
Çünkü dağıttıkça çoğalır bizim zenginliğimiz
Aşkın bir adı da berekettir
En iyi anlatandır o
Hirada bir mağarada
Gözden döküleni
Gönülden geçeni.
En mutlu insanı olmalıydım dünyanın,
Oysa en umutsuzuyum…
Acele etmeliydim, onun kentine, Trablus’a varmak için.
Oysa yelkenlere tek bir rüzgar soluğu değmesin diye dua ederken yakalıyorum kendimi.
Şu anda bir cin çıksaydı dalgalardan ve deseydi ki: “Dile benden, Jaufre, ne dilersen, yerine gelecektir dileğin!”, bilmiyorum ne isterdim.
Adem’dim ben ve uzaklık, yeryüzü cennetimdi benim.
Ne gereği vardı ağaca doğdu yürümenin?
Ne gereği vardı elimi meyvaya doğru uzatmanın?
Ne gereği vardı o akkor yıldıza yaklaşmanın?