Bir kitaptan çok, bir his...
7/10
·119 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 02:04
"Melisa Kesmez okumayı neden bu kadar sevdiğimi bir kez daha hatırlattı Bazen Bahar. Çünkü onun hikâyelerinde kendimden bir parça buluyorum hep. Büyük olaylar anlatmıyor; bir bakışta, bir sessizlikte, yarım kalmış bir konuşmada saklı duyguları çıkarıp önümüze koyuyor. Kitaptaki karakterlerin çoğu biraz eksik, biraz yorgun, biraz da hayata yetişmeye çalışan insanlar. Belki de bu yüzden bu kadar tanıdık geliyorlar. Okurken sık sık 'Evet ya, insan tam da böyle hissediyor bazen' dediğim çok oldu. Melisa Kesmez'in dili yine çok sade ama bir o kadar da derin. Bazı cümleleri öylece okuyup geçemiyorsunuz; durup düşünmek, hatta biraz da kendinize dönmek istiyorsunuz. Benim için Bazen Bahar, yalnızlıkla, özlemle ve yeniden başlayabilme ihtimaliyle ilgili sıcak bir okuma oldu. Kitabı bitirdiğimde içimde hüzünle karışık bir dinginlik kaldı. Sanki uzun zamandır görüşmediğim bir dostla oturup saatlerce konuşmuşum gibi... Ve evet, bazen bahar gerçekten de insanın içine geliyor."
Bazen BaharMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20195,3bin okunma
6/10
·86 syf.··
2026 35. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:42
Bizim Türkler bunu keşfetseydi bence bundan güzel bir senaryo çıkarırlardı diye düşünüyorum. Okuma metni açısından herkesin yazdığı gibi üç ayrı hikaye gibi duruyor ilk başta ama hepsi birbiriyle bağlantılı. Sadece metinleri okurken birbirlerinden kopuk olduğu çok belli, belki çeviriden kaynaklı belki metinlerin yazım şeklinden dolayı bilemiyorum. Daha güzel bir şekilde daha güzel bir metin olabilirdi diye düşünüyorum. Çıtır çerezlik bir kitap, illa okuyun diyemem. 
İntihar KulubüRobert Louis Stevenson · Kapra Yayıncılık · 20202,116 okunma
Reklam
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2026 175. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
"YIRTICI CANAVAR" "Bir daldan diğer bir dala konup özgürce uçmak, kendisi için vazgeçilmezdi. Yaban mersini favori yiyeceğiydi ve ormanda bu meyvenin çeşitli versiyonları mevcuttu. İstediği meyveden yiyor, hiç yorulmadan da karnını doyuruyordu. Ama bu durum, yaklaşık üç ay olan yaz mevsimi için geçerliydi. Kendisine dost olan orman, kış gelince acımasız ve merhametsiz bir düşman hâline geliyordu. Bütün kuşlar için olmasa bile, birçok kuş türü için geçerli bir kuraldı bu." Umut nedir? Bir kuşun kanadına yüklenen o incecik duygu, gerçekten bir ormanın kaderini değiştirebilir mi? Bu sorunun cevabını, Kuzguncuk ve dostlarının ölümcül yolculuğunda buluyoruz. Her destan bir tehditle başlar. Yırtıcı Canavar'ın gölgesi, gökyüzünün özgür çocuklarının üzerine düştüğünde, geriye ya kaçmak ya da direnmek kalır. Kuzguncuk ise üçüncü bir yol seçti: yönlendirmek. Küçük bir saka kuşunun devasa bir göçü yönetmesi ne kadar gerçekçi? Belki değil. Ama masallar gerçeği değil, gerçeğin içindeki anlamı anlatır. Bu hikâye de bunu yansıtıyor yazar, bizlere. Yolculuk boyunca her durak bir sınavdı: · Fırtınalar, yön duygusunu çalan puslu sabahlar · Açlık, bitkinlik, yoldaşlarını kaybetmenin tarifsiz acısı · Yırtıcı Canavar'ın nefesini ensede hissetmek Ama her kayıp, geride kalanlara yeni bir kararlılık armağan etti. Çünkü göç etmek, coğrafya değiştirmek değildi onlar için aynı zamanda içlerindeki korkuları aşmaktı. "Kuş Cenneti"ne varmak, sadece bir menzil değil, hak edilmiş bir huzurdu. Bugün modern dünyada hepimiz bir "cennet" arıyoruz: terfi, ev, aidiyet, sevgi... Ama gerçek huzur, varışta değil, varışı hak eden yolda saklı. Kuzguncuk ve dostları, bu cenneti kanatlarıyla, terleriyle ve gözyaşlarıyla inşa ettiler. Onların cenneti, kimsenin lütfu değil; emeğin ve dayanışmanın
Edebiyat
Yırtıcı CanavarBurhan Tentaş · Otağ Yayınları · 20251 okunma
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Her şeye teğet geçmek ve böylece yaşayıp gitmek... bence çok etkileyiciydi. Ayrıca kaybedilen duyguları da çok çok iyi anlatmış... çalışma hayatına atılan herkesin okuması gerektiğine inanıyorum. Belki tayinin tatar çölüne çıkmıştır da haberin yaktur:)
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 78. kitabı
Modern randevu dünyasının bataklığında, flört uygulamalarında hayal kırıklığı üstüne hayal kırıklığı yaşayan 34 yaşındaki Sydney, tam da bu yüzden kendini bir tehlikenin içinde bulmuşken mucizevi bir şekilde Tom Brewer ile tanışır. Tom; zeki, aşırı yakışıklı, ilgili ve üstelik başarılı bir doktordur. Kısacası, her kadının hayalini süsleyen o kusursuz erkektir. Ancak Sydney bu rüyanın tadını çıkarmaya çalışırken, vahşi bir seri katil cinayetler işlemeye başlar. Sydney, ilişkisi derinleştikçe Tom'un mükemmel maskesinin altındaki bazı tuhaflıkları fark eder. Hayatımın aşkı dediği adam, aslında polisi peşinde koşturan o katil olabilir mi? Freida'nın kitaplarını okurken mantığımı daha girişte vestiyere bırakıyorum. Sonra da mis gibi akıp gidiyor. Bu kitapta da aynı sistemi uyguladım, rahat ettim. Sonra da kendini tamamen "Katil kim?" sorusuna teslim ettin mi... Oh, tadından yenmez! İşin ilginç tarafı, bu formül her seferinde çalışıyor. Kurgunun geçmiş ve günümüz arasında ilerlemesi kitabın en güzel yanıydı. Geçmişte anlatılan bölümler sadece gizemi beslemekle kalmamış, aynı zamanda okları çevirebileceğimiz nur topu gibi bir şüpheli de yaratmış. Hal böyle olunca insan daha en başından katili bulduğunu düşünüyor. Gerçek öyle mi, değil mi... Orasını size bırakayım. Bu yüzden ben de zaman zaman burun kıvırarak okudum. Gelelim Sydney'ye... Kendisiyle zaman zaman ufak çaplı bir sinir savaşı yaşadım. Resmen belayı mıknatıs gibi çekiyordu. Sydney'yi okurken bir noktadan sonra katili bulmaya çalışmayı bıraktım. Müge Anlı'ya çıkıp "Tülay geri dööön!" diyen biri vardı ya... İşte ben de Sydney'ye sürekli, "Kızım ne olur eve dön." derken tam olarak onun gibi hissettim. Freida'nın kalemi bana hep edebiyat dünyasının fast-food'u gibi geliyor. Michelin yıldızlı bir menü sunmuyor
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,642 okunma
Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek
5/10
·128 syf.··
2026 25. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:34
İşlerimin yoğunluğundan dolayı elimde epey sürünen, bitirmesi uzun süren bir kitap oldu. Kapağını kapattığımda hissettiğim şey tam bir arafta kalma haliydi. Ne kitaba hayran kalıp çok beğendiğimi söyleyebilirim ne de hiç beğenmedim diyerek kestirip atabilirim. Yazarın yaşamından izler taşıyan bir hikayeymiş ama beni çok içine çekmediğini söyleyebilirim belki de uzun soluklu bir okuma olduğu için böyle hissetmişimdir. Kısacası ne çok sevdiğim ne de nefret ettiğim, benim için tam ortalarda kalan bir okuma deneyimiydi.
Edebiyat & Roman
Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp GötürmeyecekRichard Brautigan · Epona Kitap · 2026209 okunma
Reklam
Reklam