Zavallı ben kendi kendisiyle savaşıyor…
BRUTUS Beni yanlış anlama, Cassius: Eğer yüzüm daha asık göründüyse sana, Bu değişiklik yalnızca kendi içimle ilgilidir. Birkaç zamandır birbiriyle çatışan Duygular, düşünceler içindeyim; Kendi kendimle uğraşıyorum yalnız. Bu yüzden görünüşüm değişmiş olabilir az çok, Ama yakın dostlarım alınmamalı bundan, Ki seni de onlar arasında biliyorum, Cassius. İlgisizliğime başka anlam verme: Zavallı Brutus kendi kendisiyle savaşıyor, Başkalarına sevgisini gösteremiyor, de.
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Alıntı
Kıskançlığın böylesi
FLAVIUS Ne bayramı olursa olsun; Caesar’ın astığı hiçbir çelenk Kalmasın heykellerin üstünde. Ben sokaklara girip halkı dağıtacağım. Sen de kalabalık gördüğün yerde öyle yap. Caesar’ın kanatlarında büyüyen tüyleri Yolalım ki böyle yolabildiğimiz kadar Fazla yükseklere uçamasın alabildiğine: Yoksa insanüstü yüceliklere ulaşıp Bir köle korkaklığı içinde yaşatır bizi.
Sayfa 6 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir akşam Drusilla kapımı çalıp "Claudius Amca!" dedi. "İmparator seninle hemen görüşmek istiyor. Çabuk gel. Sakın oyalanma." "Benimle neden görüşmek istiyormuş ki?" "Bilmiyorum. Ama Tanrı aşkına onun huyuna suyuna git. Elinde kılıç var. İstediği şekilde konuşmazsan seni öldürür. Bu sabah kılıcı boğazıma dayadı. Onu sevmediğimi söyledi. Sevdiğime dair defalarca yemin etmek zorunda kaldım. 'İstersen öldür beni canım,' dedim. Ah Claudius Amca, ben neden doğdum ki? O deli. Hep öyleydi. Ama artık delirmenin de ötesine geçti. İçine şeytan kaçmış." Caligula'nın yatak odasına gittim; yerlere kalın halılar serilmişti ve ağır perdeler çekiliydi. İçerisi komodindeki gaz lambasının cılız ışığıyla aydınlanıyordu. Odanın havası pis kokuyordu. Caligula beni huysuz bir sesle karşıladı. "Yine geciktin? Acele etmeni söylemiştim sana." Hasta görünmüyordu, sağlıksız görünüyordu o kadar. Yatağının iki yanında baltalı, güçlü kuvvetli, sağır ve dilsiz birer koruma duruyordu. Onu selamlayıp "Ah, olabildiğince çabuk geldim!" dedim. "Topal olmasam anında gelirdim. Sizi sağ görmek ve sesinizi tekrar duymak ne güzel Caesar! Kendinizi daha iyi hissettiğinizi ummaya cesaret edebilir miyim?" "Hasta değildim aslında. Dinleniyordum o kadar. Bir de dönüşüm geçiriyordum. Tarihin en büyük dinsel olayı bu. Şehir' de çıt çıkmamasına şaşmamalı." Kendisine sempati duymamı beklediğini hissettim. "Dönüşüm zor oldu mu İmparator? Olmamıştır herhalde." "Zordu, kendimi doğurmak gibiydi. Doğumum çok zor geçmişti. Neyse ki onu unuttum. Veya unuttum sayılır. Erken gelişmiş bir çocuktum ve bu dünyaya gelmemden sonra beni yıkayan ebelerin hayran yüzlerini de, verdiğim mücadeleden sonra canlanmam için dudaklarımın arasından akıttıkları şarabın tadını da hatırlıyorum." "Bu müthiş bir anı İmparator. Peki yaşadığınız bu
Sayfa 428·Kitabı okudu
Tiberius'un Caligula'yı veliahtı olarak göstermesinin çeşitli sebepleri vardı. Birincisi, Caligula'nın Germanicus'un oğlu olarak popülerliği, onun idamıyla cezalandırılmaktan korkan halkın uslu durmasını sağlıyordu. İkincisi, Caligula mükemmel bir hizmetkardı ve Tiberius'un kendisiyle kıyaslayınca kendini erdemli gibi hissetmesini sağlayacak kadar kötü olan çok az insandan biriydi. Üçüncüsü Tiberius, Caligula'nın İmparator olacağına aslında inanmıyordu. Çünkü hala körü körüne güvendiği Thrasyllus (ne de olsa Thrasyllus'un her kehaneti doğru çıkmıştı) ona "Caligula'nın şu körfezi at sırtında aşıp da Baiae'den Puteoli'ye gitmesi ne kadar mümkünse, İmparator olması da o kadar mümkün," demişti. Şunu da demişti: "On yıl sonra İmparator hala Tiberius Caesar olacak." Bu kehanet sahiden de doğru çıktı, ama on yıl sonraki İmparator başka bir Tiberius Caesar'dı.
Sayfa 407·Kitabı okudu
Alıntı
"Ne taş kuleler, ne tunç duvarlar, Ne havasız zindanlar, ne zincirler Bağlayabilir insan kafasındaki gücü. Ama can usandi mi dünya nimetlerinden Kendi kendini azat edebilir her zaman. Ben bildiğim gibi herkes de bilir ki İnsan kendi payına düşen zorbalık yükünü Kaldırıp atabilir dilediği zaman."
Sayfa 23·Kitabı okudu
Güzel güzel anlaşıyor sapık ibneler, Mamurra ve düzülmüş Caesar. Şaşacak ne var: birbirine akran iki ben, biri kentli, öbürü Formiaelı, damgalanmış olarak kalacak ve bir daha silinmeyecek: aynı hastalıktan mustarip, ikiz gibi de uyumlu, ikisi de hünerli bir tek yatakta, zina etmede biri öteki kadar açgözlü, küçük kızlar konusunda da birbirine rakip arkadaşlar: güzel güzel anlaşıyor sapık ibneler.