Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Evet, insanın başına öyle çılgınca, öyle akıl almaz düşünceler saplanır ki, bu düşüncelerin gerçekleşeceğine enikonu inanmaya başlar... Dahası var: Eğer bu düşünce çok güçlü ve tutkulu bir isteğe dayanıyorsa, çoğu zaman yazgının hazırladığı, alınyazısı gibi, gerçekleşmemesi olanaksız, kaçınılmaz bir şey gibi görünür! Belki de bu önsezilerin bi bileşimi, istencin olağanüstü bir çabası, imgelemin doğurduğu bir zehirlenme ya da buna benzer bir şeydir... Neyin nesi olduğunu bilmiyorum ama o akşam, ki o akşamı ömrüm oldukça unutamam, başımdan mucize gibi olay geçti. Aslında matematiksel olarak kolayca açıklanabilir ama ben yine de bunu bir mucize sayıyorum. Peki ama o kesin duygu, nasıl olmuştu da uzun zamandan beri içimde böyle derin, böyle güçlü bir biçimde kök salmıştı ? Kafamı hep bu soru kurcalıyordu. Ayrıca, şunu bir daha belirtmek isteri, bunu bir rastlantı olarak değil, başıma gelmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olarak görüyordum!
Sayfa 131 - Akvaryum Yayınevi
136 syf.
7/10 puan verdi
Kitabın başlangıcında, Istrati hikayelerinin kahramanı tabi çoğu kez; Adrian Zografi nin kendisi olduğunu açıklıyor. Bu kitapta beş ayrı konu öykü lendirilmiş., Her biri yazarın yaşamında bilhassa gençlik dönemlerinde , serseriliği ni, maceralarını ( bu kitaptaki macera konuları memleketinden uzaklarda yaşadıkları üzerine kurulu.) ele
Sünger Avcısı
Sünger AvcısıPanait Istrati · Kavis Kitap · 2009525 okunma
Reklam
632 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
Bu kitabı okumak zor. Hatta çoğu zaman hiç bir şey anlatmadığı hissine kapılıp, okuyup da ne olacak hissine kapılıyorsunuz. Ancak bu kitabın kötülüğünden değil aksine kitabın romanın kahramanı İlya İliç Oblomov'un uyuşukluğunu birebir bize aktarmasından kaynaklanıyor. Kitabı okurken sevgili dostum cey cey ile sık sık yakındığımız hastalığın adını öğrendim. Meğersem bizim plan yapmaktan, işleri önce bir sıraya koyalım da bakarız, dur şimdi önce şu iş bitsin de diyerekten planladıklarımızı bir türlü hayata geçiremememizin bir adı varmış. Oblomovluk... Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitaptan biri olan Oblomov, gerçekten yorucu, sık sık tekrar içeren, Oblomov gibi uyuşuk anlatım tarzıyla uykunuzu getiren bir kitap. Ben okudum. Neden bilmem -bazı kitaplarda bana böyle olur- ömrün son demlerinde ateş başında okunmalı hissi verdi. Belki kitabın atmosferindendir. Her ne kadar 1001 kitaptan birisi ise de bence 650 den sonra biri olabilir :) Yine de kendinde okuyacak dinginliği hissedenler çekinmeden denesinler. Dünya klasiklerinden birini okumayın diyecek kadar ukala değilim henüz. Çevirisini çok başarılı bulduğumu da ayrıca belirtmek isterim. Her ne kadar çoğu zaman yadırgasamda, "vallahi, allah rahmet eylesin, hıdrellez, hıdır - ilyas günü" olarak çevrilen kelimeler öyle güzel yerlerde kullanılmış ki hiç eğreti durmuyor.
Oblomov
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139,3bin okunma
MAHOMET (MUHAMMED (sav)) Vazifesinin yakın olduğu içine doğmuştu Metindi; kimseyi kınamıyor, incitmiyordu Yolda gördüğü kimselerle selâmlaşıyordu
La Légende des Siècles (Yüzyılların Efsanesi)
156 syf.
9/10 puan verdi
SAKIZ SARDUNYA-ELİF ŞAFAK Elif Şafak ilk kez çocuklar için yazdı. Onun masalının adı, “Sakız Sardunya”… İstanbul’un sakin bir mahallesinde yaşayan güzel, akıllı, meraklı, her şeyi öğrenmeye hevesli bir kızın hikayesi aslında. Dünya atlasına bakıp hayallere dalmaya bayılıyor. Tek kusuru ismini hiç sevmemesi, bu sebeple çoğu zaman hayatı kendine zehir ediyor. “E, n’olmuş, bundan bir masal çıkmaz ki” diyebilirsiniz. Hiç de öyle değil işte. Küçük kahramanımız bir gün okulun kütüphanesinde beklemediği bir sürprizle karşılaşıyor. Rafların arasında o güne dek görmediği türden bir küre duruyor ve sanki onu özel bir yere davet edercesine ışıl ışıl parlıyor. Daha da güzeli, kız bu kürenin, onu bulan kişiyi unutulmayacak bir yolculuğa çıkarabilecek sihir gücüne sahip olduğunu öğreniyor. Of, keşke bizim evdeki kütüphanenin rafları arasında da böyle bir küre olsa, ben de o küçük kız gibi EFHİMA’ya, yani Efsaneler, Hikâyeler, Masallar Ülkesi’ne gitsem ve harikulade maceralar yaşasam. Ve şu sıkıcı hayat hiç değilse bir süreliğine rengarenk bir peri masalına dönüşse… Elif Şafak “Sakız Sardunya”da dostluğu, paylaşmayı, hayal gücünü, kitap ve doğa sevgisini ele alıyor. İsmi gibi çok tatlı bir kitap bu; okuyunuz, okutunuz. Gülenay Börekçi
Sakız Sardunya
Sakız SardunyaElif Şafak · Doğan Egmont Yayınları · 20153,130 okunma
İnsanlar görüp duyduklariyla bir insana önyargılı yaklasmak yerine o kişiyi yakından tanımaya çalışsalar keşke. HAYAL GÜNLÜĞÜ III. Murat Han bir gün telaşlı bir şekilde uyanır. Yüzünde düşünceli bir hava vardır. Vezîr-i Âzam Siyavuş Paşa, padişahın bu halini görünce dayanamayıp sorar: - Hayırdır
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.