“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
Mustafa Kemal Atatürk#202162173
“Ölecekmiş, pöh! Böyle yaşamaktansa ölmenin daha iyi olmayacağını kim söyledi sana? On yıldır, bir zamanlar köyünde sahip olduğun on zeytin ağacına dönmeyi ümit ediyorsun.
Köyüymüş! Hah!”
Önemli olan nokta şudur: Eğer İslam özgürlük, bilim ve ekonomik gelişmeye maniyse, İslam toplumu geçmişte, yani Müslümanlar kendi inançlarının kaynak ve ilhamlarına bugün olduğundan daha yakın oldukları bir zamanda bu üç sahada nasıl öncü olmuştur? Bazıları cidden bu soruyu farklı bir biçimde sormuştur: “İslam Müslümanlara ne yapmıştır?” diye değil “Müslümanlar İslam’a ne yaptılar?” diye sorulup suçu belirli hocalara, doktrinlere ve gruplara atarak cevap verdiler.
Sizleri yatıştırmak için bir çözümüm var: Sabırsızlanmak fiilini dilek-şartın hikâyesinde bütün zamirlere göre olumsuz biçimde çekimleyin ve yüksek sesle tekrar edin.
Tabii yavaş yavaş.
Sabırsızlanmasaydım
Sabırsızlanmasaydın
Sabırsızlanmasaydı
Sabırsızlanmasaydık
Sabırsızlanmasaydınız
Sabırsızlanmasaydılar