Evlilik Ahlakı
Neden bunca zaman bekledim? Neden daha önce okumadım? Eser hakkında üzüldüğüm tek nokta okumakta geç kalmış olmamdır. Olmuş olanda vardır bir hayır diyerek bu bahsi geçiyor ve evlenmeden önce okuma fırsatı bulduğum için seviniyorum. Meğer ne çok yanlış bilgim varmış. İçinde bulunduğum toplum gereği şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki "bilenlerin sayısı çok az". Ben de bir bilmeyen olarak bu noktada kendime çok kızdım. Madem kafanda soru işaretleri vardı neden araştırmadın? Neyse ucuz atlattık..
Evlilik öncesi tanışma, kız isteme, evlenecek kişilerin rızası, nişan, mehir, düğün, düğünün nasıl olması gerektiği, evlilik sonrası kurulan aile bağlarının nasıl olması gerektiği, beklentinin ne düzeyde olması gerektiği (sadece evlenecek kişiler arasında sınırlı kalmayıp diğer aile fertlerinin de beklentileri) gibi birçok hassas konu hakkında kafamdaki sorulara cevap buldum diyebilirim (Elhamdülillah).
Peygamber Efendimiz(sas), sahabe ve sahabilerin hayatlarından örneklerle, ayet ve hadislere dayanıp ve bazı durumlarda mezheplerin görüşlerine de yer vererek titizlikle işlenmiş bir eser. Yazar, günümüz problemlerine hakim ve başarılı bir kişilik olduğundan konuları çok güzel bağlayıp kafa karışıklığına ihtimal bırakmadan tane tane ve akıcı bir dille aktarıyor. Kitabın son bölümlerinde; çok eşlilik, evliliğin kader mi yoksa irade mi olduğu, saliha kadın ve salih erkek nasıl olunur gibi konulara değiniliyor.
Muhteşem bir kitap. Başta bekarlar olmak üzere herkese çokca tavsiye ediyorum. Allah bu ilkeleri kavrayacak imkanları bize nasip etsin. Allah bize önce salih/salihâ insan olmayı sonra salih/salihâ kimselerle olmayı nasip etsin. Çok beğendim ve böyle bir çalışma yaptığı için Allah Muhammed Emin Yıldırım hocadan ebediyen razı olsun (Amin).
~
Susuzluktan damağım kurumuş , yüreğimin çiçekleri açmadan solmaya yüz tutmuş da imdadıma yetişmiş kendi gök kubbemiz. Çöl sıcağında kavrulmuşum da bir bardak suya kavuşmuşum.. Korkarak içmişim damla damla, bitmesin istemişim.. Dize dize okumuş yudum yudum içmişim..Şifa olsun demişim. Gök kubbenin altında dalmış gitmişim...
~
Kubbenin altında sizi ilk karşılayan vatan millet sevgisi oluyor. Lezzetli gururlanmalardan sonra ufuk ve ölüm temalı kardeşler selam veriyor. Son olarak aşktan da bir tutam alıp uyanıyorsunuz.
Yahya Kemal BeyatlıKendi Gök Kubbemiz
Öncelikle Mustafa Kutlu okumaya yeni başladığımı belirtmeliyim, hem de Sır kitabıyla! Benim için biraz ağır oldu çünkü diğer kitaplarıyla bütünlük içerisinde olduğunu, kitabı okuyup bitirdikten sonra yapılan birkaç yorumda gördüm. Sır'la başladım ama Sır'ı çözemedim , Sır olarak kaldı. Daha sonra tavsiyeler aramaya başladım . Nereden başlasam'ın tavsiyesini..
Sonra karşıma Nazan Bekiroğlu'nun önerisi çıktı.
***
NAZAN BEKİROĞLU:
Ben ana kubbeden başlamayı öneririm. Sır ile. Sonra "beşleme"nin tamamlanması gerekir. Yokuşa Akan Sular, Yoksulluk İçimizde, Ya Tahammül Ya Sefer, Bu Böyledir sırasıyla tekrar Sır kitabına gelinir. Böylece onun hikâyesinin asıl karakteristiğini veren şeyin, Şark hikâyesi ile kurduğu ilişkinin tadı, bilgisi, estetiği oluşur. Bundan sonra Sır sonrası uzun hikâyeler kendi kronolojileri içinde okunabilir. Uzun Hikâye, Beyhude Ömrüm, Mavi Kuş, Tufandan Önce, Menekşeli Mektup, Chef, Huzursuz Bacak, Tahir Sami Beyin Özel Hayatı. Bu eserlerle de onun halk hikâye geleneği ile kurduğu ilişki fark edilir, tadı alınır, bilgisi edinilir. Mustafa Kutlu bir yazar olarak külliyatıyla kavranır.
***
Bu tavsiye sonrası önce "beşleme"yi tamamlama kararı aldım daha sonra Sır'ı çözmek için yeniden okuyacağım. Kitabın sonuna kadar okudum, Sır'ı çözerim düşüncesiyle. Ama yarım bıraktıklarım listesine ekleyeceğim. Sır'ı anlamak ümidiyle..
SırMustafa Kutlu
Bir hastane düşünün, hastalıklarınızın gerçek teşhisinin yapıldığı.. Romanın kahramanı Faruk ile birlikte öğrenmiş oluyoruz hastanenin varlığını, amacını ve faydasını. Bediüzzaman hazretlerinin kitaplarıyla ,öğretileriyle soyut bir tedavinin nasıl somut bir iyileşme gerçekleştirdiğini gözlemliyoruz hastalarda. Yalnız kitapta tedavi esnasına bir türlü yer verilmiyor, kendi hastalıklarınıza çözüm bulmak için okumaya devam ediyorsunuz ama kitabın sonuna kadar bu durum böyle devam ediyor. Özellikle Bediüzzaman hazretlerinin kitaplarını hiç okumayan bir insan olarak kitabın sonuna kadar herhangi bir tedavinin sürecine dahil olmak istedim ama yazar buna izin vermemiş. Ayrıca sanat tarihine merakım olduğu için bahsedilen hastanenin mimarisini hayal ettikçe huzur buldum. Sanırım bu hastaneye gitmeye ihtiyacım var. Kitabın sonunda çok üzüldüm. Yarıda kalmıştı bence. Devamı gelir belki de . Gelmesini ümit ediyorum, çünkü sıradan bir insan olan Faruk'un hastanede hekim olduktan sonraki hayatını merak ediyorum (spolier vermiş oldum ama neyse ) ve belki yazar ikinci kitabıyla bazı tedavi süreçlerine katılmama izin verir diye düşünüyorum. Bir de tabii devamını merak ettiğim bir aşk hikayesi var :) Güzel bir hikaye, sevdiklerinize hediye edebileceğiniz uygun bir kitap. İyi okumalar dilerim.
Gerçek TeşhisHakan Altunç
Deklerasyon!
Yazar hakkında pek fazla bilgi sahibi değilim ama fikirlerini hiç çekinmeden söyleyen, davası için yaşayan ve insanları yönlendirme yeteneğinin yüksek olduğu bir lider oduğunu kurduğu cümlelerden hissedebildim.
Bu kitap yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Yazara yer yer hak verdim ve bazı kısımlarda da ağzım açık kaldı, çatır çatır hiç çekinmeden kaleme alınan cümleler beni sarstı diyebilirim .. Kitapta islam nizâmının geçmişi ,şimdiki hali ve gelecekte nasıl olması gerektiği konusunda bilgilendirme yapılmış . Müslümanların bu süreç içerisinde üstlenmesi gereken rolü anlatılmış . Kitabın akışını beğendim, sade ve anlaşılır bir dil kullanılmış , yer yer sorular sorulup cevapları verilmiş, tartışmalar yapılmış .Yazarın bakış açısını beğendim, kitapta altını çizmediğim yer kalmadı. Bu kitap, tekrar okunacaklar arasında yerini aldı bile :)
*Bir videoda bu kitaptan sonra Doğu ve Batı Arasında İslam kitabının okunmasının gerektiğini, konuların daha ayrıntılı ve ufuk açıcı şekilde anlatıldığını duymuştum, okuma sıranızı o şekilde yapabilirsiniz.*
İslam DeklarasyonuAliya İzzetbegoviç