10/10
·296 syf.·
2026 35. kitabı
Hayranı olduğum yazarın külliyatını okudum ama bu kitap daha sonra basıldığı için kırmızı Kedi Yayınları bu eseri külliyata koymamıştı. Jose Saramagonun ilk romanı olması nedeniyle özel bir yeri olan bu roman, yazarın henüz 25 yaşındayken yazdığı düşünülürse bence diğer eserlerin neden bu kadar mükemmel olduğu cevabı ortaya çıkar. Günah Diyarı adıyla ilk kez basılan eser daha sonra yazarın içine isim sinmediği için ismini Dul olarak değiştirmiş. Yazarın acemiliklerini ve tez canlılığını eserde görebiliyoruz. Diğer eserleri okuduğum için bu eser bana biraz basit aceleci ve derinlikten uzak gelse de üslubunu yeni yeni oluşturan biri için de bence bu gayet olağan. Yazarın 100 doğum yılı sebebiyle Portekizce dışında ilk kez farklı bir dille yayımlanan bu güzel eser, gerçekten yazarı tanımak için ilk basamak olacak nitelikte. İmzasını yer yer taşıyan kendine has teknik ve üslubu, konu itibariyle kendi hayatindan kesintilerle olayı süslemesi de Saramagonun bilindik tarzı. Kocası ölen bir kadının yaşam mucadelesinden çok ruhsal, fiziksel ve duygusal çarpışmalarını konu alan roman, bence bugünün birçok usta yazarla kiyaslanacak nitelikte. Evet durağanlık nadiren görülür, derin cümleler nadiren kişilerin ağzından çıkar ama sosyal yaşamda o dönemde bir dul kadının gereksinimleri ve acıları mükemmel bir şekilde, bir acemiye göre, anlatılmış bence.
DulJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022420 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:50
insan, varoluşsal kaygılarıyla mücadele ederken "geçilmesi gereken kapılar" tasarlıyor; ancak yolun sonunda dönüp baktığında bu kapıların hiçbir zaman var olmadığını fark ediyor. Eger bir kapı yoksa, aslında bizi sınırlayan da yoktur. Bireyin kendi varoluşunu keşfetmesinin önündeki en büyük engel, çoğu zaman kendi zihninde yarattığı hayali duvarlar ve kapılar oluyor. Laing ile üniversitede dersimize konuk olan değerli bir hocamız sayesinde tanıştım. Kitap, bence kolay okunacak bir eser değil; her sayfası psikolojik derinlikle dolu. Laing kitabında, insan ilişkilerindeki paradoksları, Iletişimdeki çelişkileri ve "düğümler"i ustalıkla ele alıyor. Laing'in dili kısa, çarpıcı ve düşündürücü; okurken hem psikolojik hem de felsefi bir yolculuğa çıkıyorsunuz.
DüğümlerR. D. Laing · Metis Yayınları · 2017271 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·57 syf.··
2018 93. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2018 00:00
#babayamektup Onu okumak ve anlamak farklı bir dünya bence. Korkuları, yalnızlığı, kendi içinde yabancı olmayı, en yakınıyla bile iletişimin güçlüğünü okuyucusuna yaşatarak anlatanlardan. Eline ulaşmasa da, olan değil olmasını istediği hale sokmak için baba oğuldan ziyade kendi yaptırımlarını üzerinde uygulayan babasına yazdığı bu mektupla da yaşattı. Elimde olmadan bir anne olarak sürekli kızımın gözüyle bakarak okuduğumu fark ettim. O babasının bakışından, hiddetinden, cüssesinden, sosyal statüsünden, patronluğundan, başarılı olması için oğluna savurduğu tehditlerden... hemen hemen her hareketinden etkilendikçe ben kendimi, kızımın çevresinde ki insanları irdelemeye başladım. Çocuk kendini eksik hissettiği zaman, meğer en masum hareketimizden bile çok başka çıkarımlarda bulunabiliyormuş. Gösterdiğiniz destek bile ürkütüyormuş onu. Yani onu kendi içinde yalnızlaştırdıkça, güvenini elinden aldıkça, sonrasında telafisi imkansız oluyormuş. Tüm bunları ve daha fazlasını o kadar güzel vurgulamış ki, mutlaka okunması gerek diyor ve aldığım alıntılardan bir kaçını bırakıyorum buraya. "Senin hoşuna gitmeyen bir şey yapmaya başladığımda ve sen bana başarısız olacağımı söyleyerek beni tehdit ettiğinde, senin görüşlerinde duyduğum saygının derinliği, ilerde bir zamanda bile olsa başarısızlığı kaçınılmaz kılardı. Kendi yaptıklarıma olan güveni yitirirdim." "Evet sen temelde iyi kalpli yumuşak bir insansın, ama her çocuk o iyiliği bulana kadar arayacak sabır ve korkusuzluğa sahip değildir." "Biraz desteklemeye, biraz dostça bir yaklaşıma, yolumun biraz açık tutulmasına ihtiyacım vardı. Sense onun yerine yolumu kesiyordun." "Senin eğitiminin ve kendi itaatkarlığımın bir sonucuyum."
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202253,9bin okunma
6/10
·392 syf.··
2026 64. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:58
Sonları çok hızlandırılmış bir şekilde geçmişti. Ruh eşi olayını anlatıyor aslında ruh eşini bulana kadar geçirdikleri tüm ilişkilerin aslında tam içine sinemediği eksik kaldığını anlatıyor. Kitap boyunca baş karakterlerimiz hep eksik kaldığını düşündükleri bir hayat yaşıyorlar. Devamlı ne zaman bir araya gelecekler diye bekliyorsunuz. Ama bir araya geldikleri gibi kitap bitiyor. Bir araya gelmeleri de ilk görüşte aşk gibi ikisi de birbirini gördükleri gibi yüz yıllık ilişkilerini hop diye bırakıyor. Çok daha güzel işlenebilecek bir konuyu biraz baştan savma işlemişti bence kitap. 
Belki Bir GünMarianne Kavanagh · Parodi Yayınları · 2016115 okunma
8/10
·400 syf.··
2026 34. kitabı
Acayip sürükleyici okuyun zaten hemen bitiryır çerez niyetine kafa dağıtılsın diye çoook da güzel okunur bence okuyun okutun zaten dizisidide var güzel kitap kurgu da güzel allahnizin veririse bir fake dateing yaşamak istiyorum fmmdmfldmkf güzel kitapppp
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20223,039 okunma
Nasıl bir gün daha uzun yaşarız ve yaşatırız?
7/10
·105 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:10
Evet, günler, aylar, yıllar. Kitap boyunca birkaç defa okuyoruz bu üç kelimeyi. Ve bu tekrarın sırıtmadığını da söyleyebilirim. Öncelikle 103 sayfa olması nedeniyle bir günde bitiririm dediysem de ilk gün 50 sayfa okudum. Bunun kitap ile bir ilgisi olmadığını, uykuya direnemediğimi söyleyebilirim. Ertesi gün ise fırsat olmadı ama bugün kalan 50 sayfayı okumaya çalışırken biraz yorulduğumu fark ettim. Galiba kalan 50 sayfanın biraz daha sorunlarla daha yoğun bir şekilde mücadele etmesi ve her şeyin daha da kötüye gidiyor olmasıydı diyebilirim. Birkaç yorumda insanların bazı spesifik olaylardan tiksindiklerini ifade ettiklerini okusam da benim adıma öyle bir şey olmadı. Kendimce kitap adına şunu kabullendim: Ben bu öyküden aksiyon, heyecan, bir sonuç beklemedim. Aslında en başından itibaren akışı belliydi. Bu nedenle hayal kırıklığına da uğramadım. Konusuna gelecek olursak; Balou Sıradağlarındaki köylerdeki bütün insanlar kuraklık nedeniyle köylerinden göç etmek zorunda kalırlar. Ancak -devamlı yaşını vurgulayan- 72 yaşındaki ihtiyarımız, adını da bilmeyiz kendisinin, uzun yolları ve aslında bence içinden gelmeyişini de bahane ederek köyde kalmaya karar verir. __Kitap yazmasa da neden içinden gelmediğini düşünüyorum, bence kitap boyunca ihtiyarın karakterini okuduğum zaman aslında kendisinden büyük işler bekleyen, kahraman rolüne bürünmeye çalışan bir adamdı o. Eğer güçten bahsedecek olursak, sadece su içebilmek adına günde 20 kilometre yol yapan bir adamdı bu ihtiyar. Nitekim mısır yetiştirdiği zaman, köylüler şehre geri döndüğü zaman onun mısır taneleri ile yeniden hasat yapabileceklerini, kahraman olabileceğini hatta kendisinin heykelinin bile dikilebileceğini düşünüyor. Bir noktada Kör köpekle olan ilişkisini de buna yordum. Köpeğe bu kadar nazik davranmasının
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma