"Benim beklediğim aşk başka! " dedi. " O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilemez bir istemek! "
Aşkta Aldatma . - Kişi geçmişindeki bazı şeyleri unutur ve onu bilinçli olarak çıkarır belleğinden: yani geçmişten bize gülümseyen imgemizin, bize yalan söylemesini, kibrimizi hoş tutmasını isteriz - sürekli bu kendini aldatma için çalışırız. -Ve sizler "Aşkta kendini unutmaktan" ve "Ben'in öteki kişide kaybolmasından" bu kadar çok söz edip, bunlarla övünenler, bu durumun özünde farklı bir şey olduğunu mu sanıyorsunuz? Yani kişi aynayı parçalıyor, hayranlık duyduğu bir başka kişinin içinde olduğunu düşünüyor ve kendi benliğinin, şimdi başka bir kişinin adıyla ansa da yeni imgesinin tadını çıkarıyor - ve tüm bu süreç kendini aldatma değil , kendine düşkünlük değil öyle mi, sizi tuhaflar sizi! - Bence bütünlerini kendilerinden saklayanlar, bilginin hazine dairesinde bir hırsızlık yapanlarla aynıdırlar: buradan da, "kendini tanı" ilkesinin hangi suça karşı uyardığı sonucu çıkar.
“Geçecek mi bu dert?”
“Geçmeyecek.” demiş bilge.
“Nasıl yani? Ya ne olacak?” demiş dertli genç.
”Geçmeyecek ama alışacaksın…” demiş bilge. Şimdi benimki de o hesap.Hiçbir şey geçmedi alıştım diyelim. Alıştım ama unutmadım. Alışmakla unutmak aynı şey değil. İnsansın alışıyorsun ve ama insansın unutamıyorsun. Alışmak zaruret ama unutmak ihanet bence.
Yüz güzelliği denilen şeyi oluşturan tek şey, bence gülümsemedir: Eğer gülümseme yüze bir hoşluk katıyorsa bu güzel bir yüzdür; yüzü değiştirmezse sıradan bir yüz; çirkinleştirirse, karşımızdaki güzel olmayan bir yüzdür.