Pes Etmeyen Yaşlı Adam Ve Deniz
9/10
·88 syf.··
2026 15. kitabı
Yaşlı Adam ve Deniz, Ernest Hemingway'in en iyi kitabı olabilir. Yaşlı bir adamın hiç balık tutamamasına rağmen hep balık yakalamaya devam etmesi, takdire şayan. Maalesef kitabın başları sıkıcı ama ortalarda ve sonlarda bu sıkıcılık kırılıyor. Bir diğer eleştirim kitabın kısa olması. Evet, gereksiz uzun olmasından iyidir ancak biraz daha uzun olsa olurmuş. Ama yine de konunun işleyişi ve sonu çok iyi bence. Yapılan benzetmeler ise İnce Memed gibi olmuş. Eğer denizleri seviyorsanız Yaşlı Adam ve Deniz okunmak için sizi bekliyor.
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma
Sineklerin Değil Çocukların Tanrısı
8/10
·262 syf.··
2026 14. kitabı
Sineklerin Tanrısı, iyi bir kitap ancak konusunun Hayvan Çiftliği'ne benzemesi ve ortalara doğru konunun sıkıcılaşması kötü olsa da Sineklerin Tanrısı iyi bir kitap. "Acaba bir yeri çocuklar yönetse ne olurdu?" sorusuna iyi bir cevap niteliğinde. Hayvan Çiftliği'ne aşırı şekilde benziyor ancak farkı hayvanların yerini çocukların alması. Sonu ise tahmin edilebilirdi bence. Eğer Hayvan Çiftliği'ne alternatif bir kitap arıyorsanız Sineklerin Tanrısı, iyi bir alternatif.
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·112 syf.··
2026 7. kitabı
Spoiler ! Norveç’de sıradan bir lise öğretmeni olan Elias’ın edebiyat dersi ile başlıyor kitap. Kendisine karşı pek saygısı yok. Doktora yaparken tanıştığı Johan’a karşı derin bir hayranlık duyuyor ve vaktini sürekli onunla geçiriyor. Aralarındaki dostluk uzun yıllar devam ediyor. Johan’ın Eva ile tanışmasıyla bir çok şey değişiyor hayatlarında. Eva romanda “çok güzel bir kadın” olarak anlatılıyor sadece. Herhangi bir kişilik özelliği öne çıkmıyor. Sadece güzelliği var. Kendisi de bu durumdan oldukça rahatsız ve güzelliği dışındaki özelliklerle var olamamanın yükünü taşıyor üzerinde. Yaşlandıkça yüzü sarkıyor, kilosu artıyor. Eski güzelliğini ve zerafetini kaybediyor ama bu onun için büyük bir fırsat. Artık güzelliği dışında kendisi olarak var olabilir. Bunun için çaba göstermeye de başlıyor. Elias, Eva’nın dış görünüşünün değişmesinden dolayı büyük bir hüzün duyuyor. Eski Eva’yı hatırlıyor. Ondan ayrılmayı bile düşünüyor. Zaten onunla evlenmesinin en önemli nedeni Eva’nın güzelliği ve zerafetiydi. Eva güzelliğini kaybettikçe bazı bilinmeyen yönlerini Elias’a açıyor. Açgözlülüğü, haseti, lükse olan düşkünlüğü gibi gibi. Bunlar Elias’ın gözünü korkutuyor. Çünkü eskiden en azından Eva bunları saklamaya çalışıyordu, artık böyle bi gayesi de yok. Eva ve Elias sohbet edemiyorlar, aralarında böyle bir bağ yok. Elias kendini diğer bütün eşler de böyle diyerek avutmaya çalışıyor ama hayatında sohbet edebileceği kimsenin olmamasından dolayı alkole veriyor kendini. Johan ile birlikte girdiği tartışmaları, fikirlerini paylaşabileceği birisinin olmasına büyük özlem duyuyor. Lisedeki meslektaşlarıyla böyle bir bağ kurmak için adım bile atamıyor. Sadece hayal kuruyor. Çünkü en küçük adımı atabilecek cesarete sahip olmaktan âciz. Bu roman Elias’ın kendini gerçekleştirememesini
Mahcubiyet ve HaysiyetDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 20253,477 okunma
10/10
·288 syf.··
2026 98. kitabı
Birkaç ay önce görüp merak ettiğim kitaplardan biriydi. Herkesin beğendiği ve elimdeki 5nci baskıyı gören kitabın, söyledikleri kadar iyi olup olmadığını öğrenelim dedim. Aslında bu hikaye bana hepimizin bildiği Beyaz Diş'i hatırlattı. Çocukken çok sevmiştim ama yetişkin olunca okuma fırsatı bulamadım. Şimdi yetişkin gözüyle bu hikayeyi yorumlayacağım. Elbette çocukken okusaydım yine beğenirdim hikayeyi. Tehlikeli bir canlı ve o canlıya yakın olmak, maceralara yelken açmak, tehlikenin içinden defalarca geçmek... Bence çocuk aklım severdi. Ana karakter Feo Rusya'nın kırsal bölgesinde annesi ile birlikte kurt vahşileştiriciliği yapmaktadır. Tarihte böyle bir şey var mı bilmiyorum ama mantıksız da gelmiyor. Çünkü eski dönemlerde soylu kesim kendini eğlendirmek için saçma sapan şeyler yapıyordu. Yani Feo'ya gelen kurtlar önceden vahşi ortamlarından alınıp soylular için terbiye ediliyormuş. Sonra kurtlar sorun çıkarınca Feo'ya doğal yaşamlarını dönmeleri için gönderiliyor. Saçma, köpek terbiye edilir ancak kurt no no. Neyse hikaye Rusya'nın delirmiş Çarlarından birinin yaşadığı dönemde geçiyor ama Çarla alakası yok. Burada sorun General Rakof, o bir kurt düşmanı. Aile işi dolayısıyla Feo'ya kafayı takıyor. Annesini hapse atıyor, küçücük bir kız olan Feo'nun ve kurtlarının peşine düşüyor. Ancak sadece Feo'ya değil, sorumlu olduğu bölgenin tamamına akla gelmeyen zulümler ediyor. İşte burada Feo halkın ayaklanmasının başlangıcı oluyor. Bu hikayeye sadece çocuk hikayesi olarak bakabilir miyiz? Çok güzel bir hikayeydi benden tam not aldı
Feo ve KurtKatherine Rundell · Domingo Yayınevi · 2017428 okunma
10/10
··
Beğendi
꧁ঔৣ☬ ĐɄⱤɄ₥₳Vłł~♡~₭łⱫłⱠ ₲Ɇ₵Ɇ ☬ঔৣ꧂ Selamlar, bugün sizlere evrenine bayıldığım bir serinin ilk kitabı #kızılgece ile geldim. @_durumavii kalemini zaten çok seviyorum bu seri ise beni benden aldı. Benim seriyi ilk okumam bu güzel baskısı ile okumak ayrıca mutlu etti. Nefretten aşka,zorunlu birliktelik rahatlıkla diyebiliriz. Rozelin'in :)) bitmeyen itirazlarını dikkate alınca kesinlikle zorunlu birliktelik!! Ama haklı şimdi, kimsenin de, "ya tamam hadi öyle olsun" diyeceği bir durumda değil! Bence yinede en büyük şansı bu evrene düştükten Lenoran dan sonra Kimpras a geçmesi oldu. Kimpras Lideri Biran Nuh ve kız kardeşi Perla, Mirel, Efraim ve Mestan bence ona fazlasıyla yardımcı da oldular. (Ah bazıları tam nefretlik onları okurken tanırsınız.)Tabii önce keşke Rozelin i kaçırmamış olsalardı! Biliyorum şimdi diyeceksiniz, "Sen ne diyorsun?" Nasıl ve niye kaçırdılar? Bambaşka bir evren, detaylı bir kurgu çok fazla gizem ve bilinmeyen var! Ama bir baklava sahnesi vardı ki ben ona bayıldım:) Kıyamam ya.. Ben kesinlikle Biran Nuh tarafıyım bu net! Bir yerde durmam lazım:)) Hadi şimdi sizler için kısaca konusuna geçelim. Rosalin Demir, İzmir'de yaşayan beş kardeşli, kalabalık ve mutlu bir ailede genç kız. Üniversite okuyor ve babasının yakında geçirdiği bir kazanın sonucu çalışamaması sebebiyle bir yandan okuyup bir yandan çalışıyor. Ama bu geniş aile için asla yeterli gelmiyor. Tam bu esnada arkadaşı Gupse'nin bahsettiği bir vakıftan yardım alabileceğini düşünerek gitmesi ile olaylar başlıyor. Safornikon Vakfı ilk anda bile içine sinmese de vakfın ondan beklentisi sadece kan vermesiydi, ne olabilir ki; diye düşünerek kabul etti. Fakat ertesi gün geç bir saatte acil kana ihtiyaçları olduğunu belirten bir telefonla Safornikon Vakfı'na giden Rosalin vakıfta ne olduğunu anlamadan
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026201 okunma
8/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
Herkese selamlar Bugun size severek okudugum #bachelorchronicles in 3.kitabi #lovelettersfromaduke #mektubumualdınmı yorumu ile geldim. Seride en sevdigim kitap simdilik bu oldu. Okurken gercekten cok keyif aldim. Yazarin romantizmin yaninda komedi eklemesi, bolca diyalog katması hem bir çırpıda okumami hem de kitabi sevmemi sağladı Bu kitap ikinci kitaptan 4 yil sonrasını, Langley kardeşlerden Felicity'nin hikayesini anlatıyordu. İkinci kitapta bu kardesleri tanimis ve bolca okumustum. O kitabin ana karakterinin ogrencileriydiler ve o donemde çöpçatanlık yaparak ikiliyi bir araya getirmislerdi. Ve taaa o donemde Felicity aslinda kendine de yol yapıyormuş. Tabi bunu bu kitabi okuyunca ogrendim Çocukluğundan bu yana Düşes lakabi olan kizimiz Hollindrake Duku ile mektuplasarak bir nevi Duk ile nisanli oldugunu cihani aleme duyurur. Ama adami hic görmez. Tek istediği artik maddi zorlukta olduklari icin bir an evvel dukle evlenmektir. Sosyeteye de çaktırmamak icin hala hali vakti yerindeymiş izlenimi vermeye çalışır. Bunun icin de bir şirketten uşak göndermelerini ister. Nitekim kapıya da kiyafetlerinden fakir oldugu belli olan ama çokta yakışıklı bir adam gelir. Aslinda gelen kisi Hollindrake Duku Thatcher'dan baskasi degildir. Ama Felicity dis görünüşe bakarak onu uşak sanip ise alir. Thatcher'da, bu küstah kıza hemen haddini bildirmek ister ve büyükbabasının (önceki dükün) ayarladığı nişanı sürdürme niyetinde olmadığını söylemek uzere gelmistir. Cunku tum o yazışmaları buyukbabasi Felicity ile yapmistir. Ama Felicity'nin hic susmayan çenesi ve büyüleyici guzelligine karşı koyamaz ve bu oyunu sürdürmeye karar verir. Karakterlerin her ikisi de oldukca tatli ve sempatik kisilerdi. Oyunun gidişati kalp kiracakmis izlenimi verse de sonunda bence cok guzel ortaya cikti
Mektubumu Aldın mı?Elizabeth Boyle · Epsilon Yayınevi · 200982 okunma