Ya Kaybolan Bensem?
10/10
·392 syf.··
2026 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 16:30
En çok neyi kaybetmekten korkar insan? Bir eşya? Bir insan? Daha kötüsü, ya insanın kaybettiği kendi ruhuysa? Tarık Tufan “Kaybolan” isimli bu kitabında bize Hakan karakteriyle bunu anlatmaya çalışmış. Halihazırda kalemini çok sevdiğim yazarımızın bu kitabını da büyük bir keyifle okudum. Yıldız, Hakan, Sonay, Mert, Murat, Reha Bey, her karakterden kendimde de izler buldum. Onlarla birlikte bende kayboldum ve yeniden buldum kendimi. Her birinin hikayesini size anlatmak yerine elbette dileğim sizlerin okuyup bu süreci yaşamasıdır ama kısaca bahsedecek olursam; Tarık Tufan’ın Kaybolan romanı, insanın kendi içindeki boşluklarla, geçmişin izleriyle ve aidiyet arayışıyla yüzleşmesini anlatan duygu yüklü bir eser. Yazarın kendine özgü şiirsel dili, karakterlerin yalnızlığını ve iç çatışmalarını derinden hissettiriyor. Hikâye boyunca kaybetmenin sadece bir şeyi ya da birini yitirmek değil, bazen insanın kendinden uzaklaşması anlamına da geldiğini görüyoruz. Kısa ama etkisi uzun süren, hüzünlü ve düşündürücü bir roman arıyorsanız Kaybolan sizi satırları arasında sessizce yakalayabilir. Şiddetle tavsiye ediyorum, okuyun okutturun! Keyifli okumalar
1000Kitap
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
Kitaba dair;
8/10
·456 syf.·
2026 25. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve kendisini bu eserle tanımış olmak güzeldi. Kitap, 6-7 Eylül Olayları’nın nasıl başladığını ve sonuçlarının neler olduğunu Suzan’ın kaleminden kısa ama etkileyici bir şekilde anlatıyor. Hikâyenin büyük bir bölümünün daha önce ziyaret etme fırsatı bulduğum Büyükada’da geçmesi de kitabı daha keyifle okumamı sağladı. Ancak genel olarak gündelik olaylara oldukça uzun sayfalar ayrılırken, 6-7 Eylül gecesine ve sonrasında yaşananlara çok az yer verilmiş olması nedeniyle kitabı biraz eksik bulduğumu söyleyebilirim. Arka kapakta Yorgo ve Suzan’ın büyük aşkından söz edilmesi bende yüksek beklentiler oluşturmuştu. Ne yazık ki bu beklentim tam anlamıyla karşılanmadı. Buna rağmen kitap beni etkiledi. Özellikle gerçek olayların bu kadar açık ve cesur bir şekilde anlatılması, eserin en güçlü yönlerinden biriydi. Yazarın bir röportajında söylediği “Benim yazdığım kitaplar belgesel niteliğindedir.” sözü, kitabı okuduktan sonra daha da anlam kazandı. Bu yönüyle eserin okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.
En Hüzünlü EylülOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20243,705 okunma
Reklam
8/10
·232 syf.·
2026 70. kitabı
‎Sabreden Derviş, muradına ermiş... ‎ ‎"Bu gece ne olmadık, ne inanılmaz bir geceydi. Ankara'dan istanbul hapishanesine nakledildiği gece, jandarmanın bileklerinden kelepçeleri çıkardığı
Edebiyat
Ayrılmak Yok!Suat Derviş · İthaki Yayınları · 202529 okunma
Hayal kırıklığı!!
7/10
·418 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 13:12
“Bir roman, anlatmak istediği fikirlerin ağırlığı altında ezilir mi?” Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün Ahmet ÜmitAhmet Ümit ’in okuduğum dördüncü kitap olan Beyoğlu'nun En Güzel AbisiBeyoğlu'nun En Güzel Abisi ’nden bahsetmek
Edebiyat
Beyoğlu'nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,4bin okunma
Puan vermedi··
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:34
Kirli Ağustos benimle çok uyuşan bir kitap olmadı maalesef.. Şiirleri okurken şair ne demek istemiş sorusuna çok takılmamak gerekli sanırım, benim anladığım şiirin yarattığı duyguya teslim olmak gerekiyor. Ama ben bu bağı kuramadım. Zira anlam ilk okumada açılmadı bende.
Kirli AğustosEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2022879 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2018 52. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2018 00:00
Ay sonuna yaklaşırken bende yavaş yavaş #katillercetesi nin sonuna yaklaşıyorum (şimdilik) serinin beşinci kitabı olan #karakurt an itibariyle bitenlerin yanında yerini aldı. Bir önceki kitapta ortaya çıkan ve çeteye yeni katılan zatı şahanelerine 'ruh hastası' demekte ne kadar haklı olduğum bu kitapta tescillendi bence. Serinin bu kitabında, sırlar nedeniyle ekipten uzaklaşsada İtalya görevine katılan Niklas ele alınmış bu sefer. Bu görev sayesinde birbirlerinin yaptıklarına katlanmak zorunda kalan başka ruh hastalarıyla da tanıştım elbette. Ekiptekilerin 'görev bilinci' adı altında üstlendikleri, görmezden geldikleri şeyleri hayret ederek okudum. İnsan bazı durumlarda kendine hakim olabilir tabi ki, ama bunlardaki hakimiyet akıllara zarar. Bu kitapta Kara Kurt tarafından burnuma çok farklı ve tehlikeli kokular geldi. Sanki farklı seçimler baş karakterlerin canını fena yakacak gibi. Son sürat devam etmesinden dolayı, Victor'u çok merak ediyorum. Seriyi okuyan çoğu arkadaşım Victor'u bekletiyor heyecanla ama ben hem merakımdan, hem de her ay kitaplığımdan bir seri bitirme ritüelimi bozmak istemediğimden beklemeyeceğim. Yarın fidanımız için bir nefeslik Debbie molası verip, ay biterken seriyi de bitirmek niyetindeyim. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kara KurtJ. A. Redmerski · Ephesus Yayınları · 20171,245 okunma
Reklam
Reklam