... ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak, ne ellerin hırsla yaban tutuşu, ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır, dev iştihasıyla bende kabaran aşkı, yetmez karşılamaya. İnsanlar, hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır. o ferah ve delişmen birçok alınlarda, betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır. çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim, şakaklarıma dayanınca güneş, can çekişen bir sansar edasıyla, uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum, kadınların sahiden doğurduğuna, toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum. nicedir kavrayamam haller içinde halim. demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm. bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü, su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum. duydum yağmurların gövdemden ağdığını. ...
"Bende ömrüm boyu saramayacağı bir yara bıraktı. Hiç sarılmayacak bir yara."
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Babalar.. Bütün korkuların mimarı
"Önce babamı anlatmam gerek, dedi. Bu korkuyu ancak o zaman anlarsın. Bende gördüğün her şey babamla başlar."
Alıntı
söyle bana binbir kokuşlu yârim sen sen misin bu tende sen sen misin bu sende rengin misin sen senin bana böyle binbir yönlü gelişin misin söyle bana a benim sevdiceğim sen sen misin şu bende
Sayfa 112·Kitabı okuyor
— ... Çok iyi anladım, İvan: İçinle, karnınla sevmek istiyorsun; güzel söyledin bunu. Böylesine yaşamak isteğiyle dolu olduğun için senin hesabına memnun oldum. Bence hepimiz, her şeyden önce hayatı sevmeliyiz. — Anlamından çok hayatı sevmeli, öyle mi? — Evet, dediğin gibi mantıktan önce, mutlaka mantıktan önce hayatı sevmeli; anlam ancak o zaman anlaşılır hale gelir. Çoktandır bunun böyle olduğu düşüncesi uyandı bende… İşinin yarısı yapılmış, şimdi ikinci yarısına bak, selamet ondadır.
"Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı."