Puan vermedi
Gönülçelen / Orenda "Deniz dalgalarının arasından aşk çıkageldi. Sevmekten korkan bir adama sevgiyle yoğurulmuş bir Gönülçelen gönderdi." Merhabaalar, kalın olmasına rağmen önce gözümün korktuğu daha sonra Çanakkale ilini duyunca heyecandan 3 günde bitirdiğim Gönülçelen ile geldim. Bir Çanakkaleli olarak, aşırı heyecanlandım. Açıkçası canım memleketimde geçen çok kurgu yok bu durum beni üzse de bu yeni çıkan kitap bana çok iyi geldi. Savaş Ali ve Asude arasında bir anlaşmalı evlilik oluyor arkadaşlar, kitabımız bu kurgu doğrultusunda ilerliyor. Savaş, babaannesinin evlen evlen ısrarlarına dayanamıyor aynı bizimkilerin beni darlaması gibi Savaş'ı da darlıyorlar. Asude'nin de o sıralar borçları var. Bu ikisi anlaşmalı bir evlilik yapalım diyorlar. En sevdiğimiz değil mi? Sanırım karakterler arasında seni en çok hangi karakter etkiledi diye sorarsanız beni Savaş Ali Bozdoğan etkiledi diyebilirim. Ağır şeyler yaşamış bir adamdan bahsediyoruz. Ölümle suçlanan ve yalnız kalmaya mahkum edilmiş bir adam. Okurken yazar bana o kalp kırıklığını geçirdi yani. Gerçekten gidip sarılasım geldi. Benim yerime Asudeciğim sarılsın artık ne yapalım değil mi? En azından Asude'den yana yüzü güldüğü için mutluyum diyorum. Asude bilmiyorum beni güldüren bir karakter oldu diyebilirim. Yani bazı hareketleri uçarı bazı hareketleri çok yerinde tam hayatın içinden bir karakterdi. Öyle ailesinden yana bir sıkıntı görmüyoruz Asude'nin gayet tadı tuzu yerinde. Çanakkkale'de yaşaması ise beni benden aldı. Canım memleketim, biliyorsunuz ben de memleket sevgisi fazladır. Yoğun duygu dolu bir kitap okuyoruz. Burada yazar ne çok duyguya boğmuş ne de çok olaylara odaklanıp duygulardan eksik bırakmış. İlk defa kalemini okumama rağmen yazarın kalemini sevdim. Tabi ki Çanakkale'yi seçmiş olması
GönülçelenOrenda · Lapis Kitap · 202619 okunma
2/10
·944 syf.··
2026 9. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:36
Normalde bu kadar uzun bir kitaba detaylı bir inceleme yazmak beni bayağı bir zorlar çünkü genelde kalın kitapları okumam normalden çok daha uzun sürer ama bu seriyi ve ejderhalarını biraz fazla sevdiğim için okurken notlar aldım ve tek tek düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü diğer incelemelere baktığımda gördüm ki fazlasıyla abartılmış bir kitap. Bu inceleme spoiler içermektedir. Öncelikle besmele çekip nas felak okuyarak kitabın kapağını açıyoruz sonuçta 900 sayfalık kitap ne olur ne olmaz. Baştan şunu söylemeliyim, ejderhalara bayılıyorum. Fantastik yaratıklar arasında en sevdiklerim kesinlikle ejderhalar. Biraz da bu yüzden bu kitaba bu kadar uzun süre katlandım çünkü gereksiz yere uzatıldığını düşünüyorum. Aslında sadece ben değil diğer incelemelere şöyle bir göz atsanız bile okurlarının neredeyse hepsinin bu kitabın gereksiz uzun olduğu kanaatinde olduğunu görürsünüz. Örnek vererek açıklayayım; ilk bölümde Aretia'daki kurulun kendi aralarında savaş oyunlarından sonra oraya giden öğrenciler hakkında karar vermelerini okuyoruz. 20. sayfanın sonunda bu konuşmalarla ilgili Brennan'ın söylediği ilk cümle geçiyor. Sonra 21. sayfaya geçiyoruz, doğal olarak sohbetin devamını okuyoruz demi. Yok o iş öyle değil. 21. sayfada Violetin o mekan hakkındaki düşüncelerini okumaya başlıyoruz. Tamam 1 sayfa boyunca okuduk, güzel sıkıntı yok. 22. sayfaya geçtiğimizde önceki sayfada söylenen sözün cevabı oradaki başka bir biniciden geliyor. Sonra Brennan tekrar bir şey söylüyor ve sohbet devam ediyor demeyi çok isterdim ama yine violet araya girip odayı anlatmaya başlıyor. Bu sözün cevabı da 23. sayfanın başında geliyor. Yani anlayacağınız üzere, kitapta ciddi bir problem var ki bu da kesinlikle violet ve hiç susmayan düşünceleriyle sürekli araya girilmesi. Şimdi
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,216 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 96. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:45
Kitap Adı: UTZ Yazar: Bruce Chatwin Çeviri: Çiğdem Erkal Sayfa Sayısı: 150 Tür: Roman Her yeni kitap, yeni bir hikâyeyi ziyaret etmek ve ona kısa bir süreliğine konuk olmak demek. İzninizle direkt kitaba dalıyorum. Nasıl güzel olurdu o orijinal porselenlerle dolu evi gerçekten gidip görmek... Ama okurken hayal etmek bile keyifliydi. Koleksiyon yapan insanlara her zaman gıptayla bakmışımdır. Çünkü bir şeye tutkuyla bağlanabilmek, onu korumak ve yıllarca emek vermek bana özel bir duygu gibi gelir. Her şey algı meselesi değildir; bazen olanı olduğu gibi görmek gerekir. Kitapta savaşlardan, toplama kamplarından ve soykırımlardan kurtulup başka ülkelere savrulan insanların hikâyeleri kadar, o karmaşanın içinden çıkıp hayatta kalabilen porselenlerin de ayrı bir hikâyesi var. Pazarda karşısına çıkan o parçaları evine götürmek, onları korumak ve yaşatmak çok derin bir anlam taşıyor. Sanki Utz, "Bari siz ziyan olmayın, bari sizi kurtarayım." der gibiydi. Belki hayatı porselenlerden ibaretti ama yine de içinde yarım kalmış bir şeyler hissediliyor. Devam etmek istemiş ama edememiş; hayat onu bir yerden alıp başka bir yere bırakmış ve "Buraya da uğraman gerek." demiş gibi. Bir yandan da Utz'un porselenlere duyduğu tutkunun yalnızca bir koleksiyon merakı olmadığını düşündüm. Sanki o porselenler, geçmişe, hatıralara ve kaybetmek istemediği şeylere tutunma biçimiydi. Bu yüzden kitap boyunca sadece nesneleri değil, insanın aidiyet duygusunu da okudum. Belki de kitabın bana bıraktığı en güçlü his buydu. İnsan bazen özgür olmakla sahip olmak arasında kalıyor. Utz'un hikâyesinde de bunu hissettim. Ben böyle bir kitaba konuk oldum. Daha fazla spoiler vermeden, altını çizdiğim birkaç cümleyi paylaşayım: - "Şiddetten nefret etse de pazara yeni sanat eserleri düşüren felaketlerden son
1000Kitap
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024151 okunma
8/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2026 95. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap adı: Kryon, Bitiş Zamanı Yazar Adı: Lee Caroll Çeviri: Semra Ayanbaşı Sayfa sayısı: 187 /PDF formatı Kitap türü: Parapsikoloji, Gizem Bir önceki Kryon Yuvaya Yolculuk kitabından sonra Kryon serisinin tüm kitaplarını okumaya karar verdim. İlk okuma kitabı olarak bunu seçtim. Kitaba gelecek olursak, Yazar insanların bitiş, yokoluş, kaybetme dürtülerine de değinmiş, çağımızın insanı ve sevgiden uzak kalışına da. Her bir bitiş yeni bir başlangıç demektir felsefesi de bu kitapta var. Kitabı okuyanlar, kitapta farklı deneyimler yaşayan insanların örneklemeleri ve onların Tanrı ya da Allah tarafından boşuna seçilmediklerini okuyoruz. Yazar kitabın sonuna doğru yine sorular sormuş ve cevaplarını da yazmış İnsana daha samimi gelen bir durum, pek az yazar tarafından yapılıyor, keşke daha çok yazar bunu örnek alsa, deyip. Kitaptan bazı alıntılar, diyelim: - Her bir insan, bilinçli düşüncenin birçok sınırlaması ve kısıtlanmasıyla aşılanmıştır, her bir şeyin bir başı ve sonu olduğu aşısı - SEVGİ, sadece bir sözcük değildir, bir güç kaynağıdır - Karma ile birlikte, sağlık sorunları, izah edilmeyen korkular ve dertler, parasal sorunlar, insan ilişkileri sınavı ve meslek becerileri gelir. - Kişisel olarak, size ait olan bu yeni gücü kullanmaya başladığınızda geleceğiniz sevinç ve huzur olacak Bu tarz kitapları sevenlere tüm Kryon serisini tavsiye ediyorum. Bu da benden olsun: Bitişlerin ardında mutlaka yeni başlangıçlar ve öğretiler vardır... Aylin Özgür
1000Kitap
Kryon: 1. Kitap Bitiş ZamanıLee Carroll · Akaşa Yayınları · 2019239 okunma
Bir de Bayıl İstersen Victor
8/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
102 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 14:20
Eveeeeet, sonunda o gün geldi, bitmesin diye çok çabaladım (yatarak) ama bitti... Kitapta size spoi vermek hiç istemiyorum, hepinizin okumasını çok istiyorum çünkü, o yüzden spoi vermeden (bu beni ağlatacak) yapmayı arzuladığımız (arzulamak mıı hayırdır ula) kitap vızırdamamıza geçiyoruz. Kitap, bilim kurgu kitabı, ilk baskı 1818 yılına ait (19.yy.da bilim kurgu yazmak nasıl aklına gelebilir kral ya), çevirmen sunuşu+yazar sunuşu+önsöz dahil toplam 251 sayfa (bu söylediklerimi de kesinlikle okumalısınız, ben spoi yememek ve daha iyi değerlendirmek için bunları mutlaka kitaba başlarken değil kitabı bitirince okurum). Bahsedeceğim çok fazla şey var ama nasıl toparlayacağım konusunda zorlanıyorum şu an (her duygunu yaz ama Elif tamam mı canımın içi), öncelikle 19.yy.da bir insanın gerçekten de oturup bilim-kurgu yazabilmesi bana inanılmaz geliyor şu anki yaşantılarımızda yok uzay, yok yapay zeka, yok robotlar derken bir sürü gelişmeye şahit olabilmişken bilim-kurgu yazabilmek bana olağan geliyor çünkü yaşadıklarımızın büyüklüğünden, yaşayacaklarımızın potansiyelini ufacık görmemizle bile bilim-kurguya ulaşabiliyoruz. Ama 1800'lerde böyle bir şeyin hayale gelmesi ve oturup buna bir tasvir biçilebilmesi, üzerine bir olay yazılabilmesi bana inanılmaz geliyor. Hele ki dönem şartlarında kadınların kitap yazma konusunda bırakın teşvik edilmeyi sosyal olarak engellenmiş olmasına rağmen bir kadının kalkıp da bu eseri yazabilmiş olması da bence çok büyük bir şey. Okuduğunuzda anlayacaksınız, o kadar kaliteli bir kitap ki benim aslında kitabı bu kadar geciktirme sebeplerimden biri de bu denli kaliteli olmasıydı, kitabın ilk 80 sayfasında gerçekten çok etkilendim, bu etkiyle hem kitabı çabucak okumak hem de bitirmemek istedim, çok sevdiğim şeylerin bitme ihtimali işin içine
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 163. kitabı
𝙷𝙴𝚂𝙰𝙿𝙻𝙰𝚂̧𝙼𝙰 𝙾𝚏-𝙲𝚊𝚖𝚙𝚞𝚜 𝚂𝚎𝚛𝚒𝚜𝚒 3 Herkese selamlar... Bugün sizlere severek okuduğum seriden üçüncü kitap ile geldim. Ahhh Of-Campus evrenine gerçekten ve de gerçekten bayıldım. İyi ki de hemen bir ardından üçü okudum. Seriyi peşpeşe okumaya kararlıydım ve öyle de devam ediyorum hadi bakalım hayırlısı. Eee uzun zamandır bu tarz okumayınca güzel de olunca elimde varken neden bekleyim ama değil mi? Dizisini her ne kadar şu aralar epey popüler olsa da ben yine de kitapları ile kalırım o keyfi ve tadı üst seviyede bırakırım fikrimde de hala kararlıyım Ve tabi ki uyarımızı yapalım serimiz yetişkin içerikli. İlk kitapta daha az seviyede ikinci kitapta epey olsa da bu kitapta aşmıştı . Eee söz konusu Dean olunca Ama yazarın bir parça Dean'cı olduğunu anlamamak zor değil sanki Abartmış ve karartmış mük olmuş iyi ki Dean'ı yazmış Ama diğer kitaplarda olduğu gibi alt metinde de oldukça güzel noktalara değinmişti yine kalbimi kazandı. Allie Hayes ve Dean Heyward-Di Laurentis Allie oyuncu olmak isteyen genç bir kadındır. Sevgilisi ile son olarak ayrılmaya ise kesinlikle kararlıdır. Kendini üstün gören ve Allie'yi önemsemeyen Sean ile ayrılır ama genç adam ısrarcıdır. Eee uzun süre ki bu yaklaşık dört yıldır olunca onun ne yapacağını bildiği gibi kaldığı yere de geleceğini ısrar edeceğini bilen Allie bir yol arar. Bunun için arkadaşı Hannah(Anlaşma kitabından) dan yardım ister ve ona Hannah'ın sevgilisi Garretr'ten fikir gelir. Onun kaldığı eve gidip misafir olacaktır. Ama bir dakika ev yalnızca ona ait değildir! Dean siyasi bilimler okuyan aynı zamanda buz hokeyi oynayan ve herkesin bildiği gibi yürüyen bir ilişki makinesidir. Utanma , sıkılma ve çekinme olmadan her yerde çiftleşebilen adamımız hem zengin hem de el bebek gül bebek büyümüştür. Reddedilmeye de asla alışık
HesaplaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20171,772 okunma