Okuyan gençlik düğüne gider gibi ölüme koştu, sosyalizm uğruna. Bilmiyordu ki,
1) Hiçbir düşünce bir ülkeden ötekine olduğu gibi aktarılamaz.
2) İnsan düşünce için değil, düşünce insan içindir.
3) Batan bir ülkeyi bir anda kurtaracak hiçbir sihirli formül, yani izm yoktur.
4) Avrupa'yla aramızda aşılmaz bir duvar var. Doğu, kapitalist için de sosyalist için de sömürülecek bir alandır. Doğulu ise, bir yarı insan, şüpheli bir yandaş, tek kelimeyle düşmandır.
5) Zilletten kurtulmanın yolu haysiyetimizi ispattır. Haysiyet, şuur ve fedakarlık demek. Şuur hiçbir kiliseye bağlanmamak, her vesayeti reddetmek, kapılarını her ışığa açmak demektir. Fedakarlık ise inandığı değerler uğruna her çileyi göze almak, hatta ölümü bile. Saygıya layık insan kendi kafası ile düşünen ve düşüncesini haykırmaktan çekinmeyendir.