Yolun açık olsun... Ben bunu ilk kez yürekten söyledim. Ve ben bunu ilk kez böyle yürekten söyleyince; "yolun açık olsun" Bir dua niteliği kazandı. Kalbim barıştı seninle böylece
Herkes ettiğini bulur; ben de, sen de... Bu hep böyle.
Ne çıkar ben bir kapıyı açsam... Açmasam ne çıkar?.. Çarpıp gitsem? Ardındaki odalar çoktan yitmiş, Kapılar yansa, ne çıkar...
Benim şu hayatta yaptığım en iyi ikinci iş; -ki beni bilirsin kendimle ilgili çok hoş düşüncelerim yoktur benim
şu hayatta yaptığım en akıllıca iş;
Oltamın ucuna, uçurtma takıp gökyüzü avlamaktır.
Benim şu hayatta yaptığım en iyi sonuncu iş; Kafamı duvarlara çarpıp çarpıp, nihayet anlamaktır. Diyeceğim o ki; Kan revan bir ahmaklıktır... Benim şu hayatta yaptığım en iyi üçüncü iş.
Ne çıkar sarsan yaramı ?
Sarmasan, öldürsen ne çıkar...
Ben çoktan tükürmüşüm ciğerimi.
Nefes olsan, ne çıkar...
Benim şu hayatta yaptığım en berbat doksan sekizinci iş;
Almak seni. Çoğaltmak.
Kendime katmaktır...
Benim şu hayatta yaptığım en berbat doksandokuzuncu iş;
Tutup seni düşlerime yakıştırmaktır...
Ne çıkar rüyalarıma girsen?..
Rüyalarımdan gitsen ne çıkar?
Ben çoktan ağlamışım gözlerimi...
Ve okuyan ve güldüren ve savaşan
Ey okuyan ey güldüren ey savaşan
Çözülür sağlam sanılan simyası bir duruşun
Sesini yitirmeyen bir güçlü hızar kalır
Bir akşam bir bulgu gibi sunulur bize
Oysa bir yanlışlık birini ezer kalır
Oysa kimi su kemerlerine kimi bir iç denize
On bin dirim taşıyan bir kanal
Ve eski tulumlar ve kötü şaraplar vurunca size
Bir adam otelleri ve yanlışlığı sezer kalır
Ey eşim ey sevişim ey bende yaşayan
Ey bütün kitaplar ki bizi yazar kalır
Eskitir bayramları ve törenleri
Bir adam gelir bir düzeni bozar kalır