Gördün mü hiç suyun yanmasını tuzda Gördüm ben bu yaşam boyu iniltiyi Büyük bahçelerin küçük içinde Saksılardan birinde Gördüm de Uyurken uyandırılmış gibi Beni bir sardunya büyüttü belki
"Belki sen beni alıp evine getirirken büsbütün başka şeyler düşünmüştün. Sana yeni bir dünya açacağımı sanmıştın... Seni sükûtu hayale uğrattım. Ben sana rehber değil, ancak yoldaş olabilirdim, fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan, birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu."
Sayfa 229·Kitabı okuyor
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tanrı biliyor ya, çoğunlukla bir daha uyanmama arzusu, hatta ümidiyle yatağa giriyorum: Ve sabahleyin gözümü açıp yine güneşi görünce neşem kaçıyor. Ah keşke huysuz biri olabilsem, suçu havaya, üçüncü bir şahsa, başarısız bir girişime yükleyebilsem, o zaman keyifsizliğimin katlanılmaz sıkıntısı yarı yarıya azalırdı. Vay halime, tüm suçun yalnızca kendimde olduğunu biliyorum - aslında suç demek doğru değil! Kısaca, nasıl ki eskiden tüm mutlulukların kaynağı bendeyse, şimdi de tüm üzüntülerin kaynağı içimde saklı. Eskiden tüm dünyayı sevgiyle kucaklayacak yüreğe sahip, her adımda cenneti ayağının dibinde gören, zengin duygularla dolaşıp duran ben, artık aynı kişi değil miyim? Bu yürek şimdi ölmüş durumda, artık ondan dışarıya yansıyan hiçbir coşku yok, gözyaşlarım kurudu, artık beni canlandıran gözyaşlarımın ferahlatamadığı düşüncelerim kaşlarımın endişeyle çatılmasına neden oluyor. Çok acı çekiyorum, yaşamımın tek neşesini, içinde bulunduğum ortamda dünyalar kuran canlı gücü kaybettim; o yok artık!
Sayfa 85·Kitabı okudu
içim rahat
Mesela hiçbir insanı, ne kadar çok güven verirse versin hayatımın merkezine koymamam gerektiğini öğrendim. Bir insanı hayatının merkezine koymak, onu oraya ait görmek yapılan büyük yanlışlardan biridir. Çünkü,hayatının merkezine koyulan bir insan, orayı terk ettiğinde veya darmadağın edip gittiğinde, hayat denen bir şey bırakmıyor. O merkez de yıkılıyor, o merkezi taşıyan insan da…
Sayfa 129·Kitabı okuyor
Of, of, şu sıkışmış yüreğime hava aldırmak için bıçağı yüz kere elime aldım. Safkan atların bir türünden bahsederler, aşırı koşturulmaktan korkunç kızışan atlar, ferahlamak için içgüdüsel olarak bir damarlarını ısırırlarmış. Sık sık ben de kendimi böyle hissediyorum, beni sonsuz bir özgürlüğe kavuşturacak bir damarımı kessem diyorum.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Sözler değil de yüklediğimiz anlam üzüyor...
Cemo'nun, "Beni sen üzmedin, kendi düşüncelerim yüzünden üzüldüm," dediğinde ne demek istediğini şimdi anlıyorum. Herhangi bir anda yaşadığımız, sadece o kişiler ya da o durum ile ilgili inandığımız düşüncelerimizle belirleniyor.
Sayfa 181 - Mona Kitap·Kitabı okuyor