Mutluluk gerçekten nerede saklı?
"Bir espriye birkaç defa gülmüyoruz da aynı acıya neden tekrar tekrar üzülüyoruz?"
Mecit Ömür Öztürk'ün kaleminden çıkan Mutluluğun İnşası kitabını okurken bu soru uzun süre zihnimde kaldı.
Çocukluğumuzu düşündüm... Soyutla somutun ayrımını bilmediğimiz o yıllarda ne kadar da mutluyduk. Annemizin yaptığı bir tabak makarna, babamızın getirdiği bir çikolata, kardeşlerimizle geçirilen birkaç dakikalık oyun... Mutluluk aslında ne kadar da yakınımızdaymış.
Büyüdükçe mutluluğu uzaklarda aramaya başladık. Daha çok şeye sahip olursak mutlu olacağımızı düşündük. Oysa bu kitap bana, mutluluğun dışarıda değil; bakış açımızda, düşüncelerimizde ve yaşadıklarımıza yüklediğimiz anlamlarda saklı olduğunu yeniden hatırlattı.
Yazar, mutluluğu ulaşılması zor bir hedef olarak değil; emekle, sabırla ve farkındalıkla inşa edilen bir süreç olarak anlatıyor. Ayetler, hadisler, kıssalar ve birbirinden kıymetli alıntılarla desteklenen eser; insanın önce kendi iç dünyasına dönmesi gerektiğini söylüyor.
Altını çizdiğim, notlar aldığım çok sayıda sayfa oldu. Özellikle şu cümle uzun süre benimle kalacak:
"Şükür, kendiliğinden ortaya çıkmayan, irade ile sürdürülebilecek bir davranıştır."
Belki de mutluluk; elimizde olmayanların peşinde koşmaktan çok, elimizde olanların kıymetini fark etmekte gizlidir.
Küçük anların değerini bildiğimiz, içimizdeki çocuk kadar saf sevinçler yaşayabildiğimiz günler dilerim.
Sizce mutluluk bir varış noktası mı, yoksa her gün yeniden inşa edilen bir yolculuk mu?
#Mutluluğunİnşası #MecitÖmürÖztürk #GönülHeybemden