"""""
Nerede okumuştum... Ölüm cezasına çarptırılmış biri sehpaya çıkmadan bir saat önce şöyle söylüyordu;
Yüksek bir yerde, bir kayanın üzerinde ancak iki ayağımı koyabileceğim kadar daracık bir yerde yaşayacak olsaydım dört bir yanım uçurumlarla, okyanuslarla çevrili olsaydı, fırtınalar, zifiri karanlık olsaydı her yanım, kimsecikler olmasaydı yanımda, o daracık yerde öylece bir ömür, binlerce yıl, sonsuza dek yaşamak isterdim! Yaşayabilsem, yalnızca yaşayabilsem, yaşayabilsem! Nasıl olursa olsun yaşasam ! Ne yaman bir gerçek!
Tanrım, ne yüce bir gerçek bu! Ne alçak bir yaratık şu insanoğlu!
“…kötü bir düşünce yanlış bir yorumlamadan doğmadıkça insan doğası suç işlemekten tiksinir. Yine de, uygarlık bazen iyi niyetli içgüdülerimizi bastırıp bizi kötülüğe sürükleyen ihtiyaçlarla, günahlarla ve yapmacık arzularla donattı. Şu deyişin kökeni buna dayanır: Suçluyu bulmak istiyorsanız önce işlenen suçun kime yaradığını araştırın.”