Ağlamak istemiyorum, susmak istemiyorum, orada durmak istemiyorum, ayrılmak istemiyorum... Yaşamak istemiyorum, ölmek de istemiyorum. Yine de her şeye rağmen ne istediğini bilen tek kişi benmişim gibi his sediyorum. Ben hislerimde hep yanılırım.
Onlar sahiden onlarmış gibi, benmişim
Gibi sahiden, varmışım gibi sahiden,
Boynuma sarılan, giren çıkan ve öpen.
Unuttum yüzlerini, bir yıldız oturttum
Boşluklarına, sanki bütün yıldızıarım
Ölü değilmiş, sahici yüzlermiş gibi.
Meğer benmişim bütün muamma,
Çölden geçip atlarını kaybeden,
Yolların dalgın ve karanlık seyrettiği,
O çok yüzlü, yangın gözlü ızdırap,
O kötürüm bezirgân benmişim,
Yarım kalmış bir ömrün bahçesinde,
Gül olmuş sararmışım, gül olmuş tükenmişim...
İlk dikkat etmen gereken kalıp, yeni bir ortama girmeden önce sık sık gündeme gelen o cümle:” Umarım beni severler, umarım iyi ilişkiler kurarım.” Nasıl da benim ağzımdan konuşuyor, sanki benmişim gibi. Aslında diğer insanların beni sevip sevmemesiden daha önemli olan bir durum yok mu? O da benim onları sevip sevmeyeceğim.