Sanırım benim sorunum bu. Tek tek insanlara, şeylere, alışılmış hatta kanıksanmış durumlara üzüle üzüle kafayı sıyırıp çıktım. Hata yaptım. İnsan içine hiç çıkmayacaktım.
Demem o ki, ben şimdi sana kalk gel demem.Beklerim hep ama gel demem. Diyemem. Çünkü öyle öğrendim. Canım çok acıyor şu an. Şimdi gelsen, sarılsam sana, yapıştırsam başımı göğsüne ağlamaktan ortalığı ayağa kaldırırım. Ama gel demem.
Bağlanabilmek için önce bağımsız olmak gerekir. Oysa insanların çoğu yeni ilişkilere eski bağlarla geliyorlardı. Geçmişten taşıdıkları ister güvensizlik ister anlaşılamamak, isterse de çevrelerine ördükleri savunma duvarları olsun, her bağ yeni ilişkiyi özgürce yaşamalarını engelliyordu. Daha önceki ilişkilerinde haksızlığa uğradıkları konusunda belki haklıydılar ama, haksızlık edenin karşı taraf değil de bir türlü bırakamadıkları "geçmişleri" olduğunu göremiyorlardı.