Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegane
tesellidir. Her eşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi
tanıdığım bu odada yalnız onlar her zaman için yeni bir koku taşırlar. Her zaman söyleyecek birçok lafları vardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini
mi? Pekâlâ, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o? Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin? Hem biliyor musun, bu aptalca bir laftir: Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun...
Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun.
Shakespeare'in romantik tragedyası...
Muhtemelen herkes hayatında bir şekilde Romeo ve juliet oyununu duymuş, izlemiş veya okumuştur.
Romeo ve juliet bir birine düşman iki aile olan Capuletler ve Montague'lerin çocuklarıdır.
Eser Romeo ve Juliet'in aşkı dram ve trajedi etrafında şekillenmistir.
Pek çok toplumda yaşanabilecek trajik olayı Shakespeare'in o şiirsel dilinden okumak keyifliydi. Defalarca duyduğumuz: Ah
Romeo, Romeo neden Romeo'sun sen? gibi cümlelerin nereden geldiğini bilmek istiyorsanız okuyun derim.