Birtakım insanlarda kendi yaralarına tuz serpmek bazen müthiş bir tutku haline gelir. Sanki en büyük arzuları, acı içinde kıvranan ruhlarını hayran hayran seyretmektir ve kendi talihsizliklerinin bu derece berbat bir durumda olduğunu bilmek onlar için gerçek mutluluk kaynağıdır
Hayatlarımız, bize içinde değerli bir şey olduğu söylenen bir kutuyu kırıp dökmeden dik merdivenlerden yukarıya çıkarmamız gerektiğini söyleyen sese inanmakla berbat oluyordu.Hayatlarımız zannettiğimiz şey, aslında değersiz bir yükten ibaretti.
“Coşkularında sahteydiler, lirizmlerinde korkunç, duygusallıklarında berbat; hicivlerinde, şakalarında, fıkralarında beceriksiz, kabarıp yükselmelerinde iddialı, yıkılışlarında iğrençtiler. Ve dünya böyle dönüp duruyordu işte. Dünya böyle dönüyor ve büyüyordu. Kendilerine böyle yapmacık davranılanlar, yapmacıksız olabilirler miydi? Yapmacık olarak dürüst biçimde konuşabilirler miydi?”