İyilik,aklın değil kalbin doğurduğu bir olgudur. Lennie'nin masumiyeti ve dünyalar kadar büyük,sevgi dolu kalbinin etkilememis olduğu bir okur yoktur diye düşünüyorum.
George ve Lennie iki arkadaş, beraber iş bulmak,zengin olmak kendi çiftliklerini kurmak isterler. Bunun için bir çiftliğe eleman olurlar. George oldukça kendini ifade edebilen birisidir. Hakkını asla yedirtmez ve Lennie'ye de göz kulak olur onu yönlendirir ki zaten Lennie George'tan başkasının sözünü de dinlemez.
Lennie aynı zamanda iri yarı da bir insandır. Ve onun diğer insanlardan ayıran tek özelliği barındırdığı saflık ve bu devasa görüntüsü değil farelerdir. Evet fareler.Lennie fareleri yakalayıp onları okşamasına bayılır. Aslında Lennie fareleri seviyor evet ama Lennie'nin zaafı olduğu konu daha çok okşamak.Çünkü kitapta bir çok yerde fare dışında başka canlıları da okşuyor. O büyük olaya neden olan şey de onun bu huyu ya zaten. George o çiftliğe geldikleri günden itibaren başlarına bir iş geleceğini sezmişti, bunun hep tasasını çekerek duruyordu orda. Sezgileri kadar vefası da güçlü olsaydı keşke diyor insan okurken.
Spoi vermek ve kitabın en çarpıcı olayını anlatmak istemiyorum. Incelemem, yazımı okuyan ama kitabı okumamış insanları kitabı okumaya yönlendirsin istiyorum. Ben direkt George'a bir kaç kelime edeceğim: Lennie'nin senin ile var olduğunu sensiz asla yapamayacağını biliyordun bunun çok iyi farkındaydın. Onu istediğin gibi yönlendiriyordun ve Lennie sen ne dersen yapıyordu. Olaydan sonra dostuna herkes yabancılık yaratırken senin yanında olmamayı neden sectigine anlam veremiyorum. Lennienin suçu olmadığını onun isteyerek böyle bir şey yapmadığını biliyordun keşke bildiklerin davranışların olsaydı. Lennie, bunları,hiç ,haketmedi://///
Balyaevin ihtiandr karakterinde kendimi buldum ben. Yazarin ihtiandrı uzay boşluğundan getirmediği, okurların -mesela benim- kendilerini deniz adamında görmelerinden belli. Balyaev dıs görünüşü olarak evet bizimle alakası olmayan , bilim-kurgu kitaplarına tam oturacak bir dış görünüşe sahip bir yaratık ama o duygularıyla bizlerin görünmeyen tarafı. Mesela hemen şu satırlarda "Okyanusta bildiğim bir balığı bulmak, bu insan girdabında birini bulmaktan daha kolay. Şehirleriniz iğrenç! Burası havasız ve berbat. Solungaçlarım ağrımaya başladı. Evet,gitmek istiyorum,Cristo. İnsan görmek istemiyorum ben." Benim bir çok kez tekrarladigim içimden geçirdiğim düşünceler ihtiandrin ağzından çıktı. Evet anladim ben ruhum bir deniz şeytanı.