En büyük kötülüklerin bile , içinde o kötülüğe sabırla katlanmamıza yetecek kadar iyilik barındırdığı sonucuna kaçınılmaz olarak bir kez daha varacağız.
Orhan Kemal’in "El Kızı" romanı, insan ruhunun en derin kırılmalarına, çaresizliğe ve aidiyetsizliğe dokunan etkileyici bir hikâye .Akıcı dili, yalın ama derin anlatımı var. Kitapta bir kadının hayatı üzerinden, aile içindeki çatışmaların ve toplumun acımasız yüzünün sonuçlarını görüyoruz.
Anlayışsız bir kaynana, sarsılan bir evlilik ve uzaklara savrulan bir hayat var. Kendisini bir anda İstanbul’un yabancı sokaklarında, yanlış insanların arasında bulan zavallı kadıncağız bir annenin çaresizliği, bir kadının yalnızlığı ve kimliğini kaybetme hikâyesi tüm şeffaflığıyla gözler önüne seriyor. Orhan Kemal, "El Kızı"nda sadece bir dramı anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumun kadına biçtiği rolleri ve sınıfsal çatışmaları işliyor. Kitabın sayfalarını çevirirken hem kızacak, hem üzülecek, hem de kahramanımızın yaşadıklarına sessizce tanıklık edeceksiniz hatta kitabın hiç bir bölümünde eden bulur diyemiyoruz elimde olsa Orhan Kemalden kalemi alıp o kadıncağaza yaptıkları yüzünden daha hakettikleri bir son yazmak isterdim içim böyle soğumadı. "El Kızı", bir solukta okunacak kadar akıcı ama etkisi uzun süre kalacak kadar etkileyici bir roman. Hayatın sert gerçeklerini orha hissettirerek anlatıyor. Orhan KemalEl Kızı