Dostoyevski okumak her zaman ruhuma temas edip, insanlari gozlemleme yeteneginin yaziya dokulmesinin buyuleyiciligini gosteriyor. Diger kitaplarindan farkli olarak, bu eseri oldukca politik bir tema etrafinda isleniyor- Rusya’daki ihtilalci orgutler ve bu orgutlerdeki insanlarin portrelerini gosteriyor. Bu sefer, bir topluluktan ziyade, daha genis olarak bir toplumu ele alan Dostoyevski, yine ve yine gozlemlerini edebi dile sakin ve temiz bir sekilde aktarmis.
Not olarak sunu ekleyebilirim ki, kesinlikle en carpici bolum, kitabin basiminda yayimlanmayan cunku gazete tefrikalarinda reddedilen Nikolay’in gunah cikardigi “Tihon’un Yaninda” isimli bolumdu. O bolumu okumadan kesinlikle Nikolay’i anlayamaz ve bu boylece de olaylar orgusunde kafamizda sorular kalirdi. O son, yayimlanmamis bolum, oyle bir etkiledi ki beni, en son cumle olan Nikolay’in Tihon icin dedigi “Lanet Psikolog” sozcuklerini, ben icimden Dostoyevski icin diyordum.