Berin Softa

Berin Softa
@berins11
psy
9/10
·904 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Dostoyevski okumak her zaman ruhuma temas edip, insanlari gozlemleme yeteneginin yaziya dokulmesinin buyuleyiciligini gosteriyor. Diger kitaplarindan farkli olarak, bu eseri oldukca politik bir tema etrafinda isleniyor- Rusya’daki ihtilalci orgutler ve bu orgutlerdeki insanlarin portrelerini gosteriyor. Bu sefer, bir topluluktan ziyade, daha genis olarak bir toplumu ele alan Dostoyevski, yine ve yine gozlemlerini edebi dile sakin ve temiz bir sekilde aktarmis. Not olarak sunu ekleyebilirim ki, kesinlikle en carpici bolum, kitabin basiminda yayimlanmayan cunku gazete tefrikalarinda reddedilen Nikolay’in gunah cikardigi “Tihon’un Yaninda” isimli bolumdu. O bolumu okumadan kesinlikle Nikolay’i anlayamaz ve bu boylece de olaylar orgusunde kafamizda sorular kalirdi. O son, yayimlanmamis bolum, oyle bir etkiledi ki beni, en son cumle olan Nikolay’in Tihon icin dedigi “Lanet Psikolog” sozcuklerini, ben icimden Dostoyevski icin diyordum.
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·200 syf.··
2024 24. kitabı
Narziss ve Goldmund’a giden yolda yazılmış bir Hesse eseri daha. Her yol ne güzel birbirine çıkıyor. Kendinle uyum içerisinde olma, kendi normlarını yaratma cesareti, yüce olana duyulan özlem… ruhum adeta bir kuş tüyü kadar hafif ve süzülüyor kelimelerinin arasında.
DemianHermann Hesse · Can Yayınları · 20216,6bin okunma
6/10
·54 syf.··
2024 5. kitabı
Zaman’ı diğer bir kahraman olarak ele alan yazarın 5 hikayesi bulunan bu kitap, dil anlamında bana yakın hissettirmedi. Yaşları ilerlemiş, belki de 80’lerinde olan karakterlerin geçmiş yaşamlarını irdelemeleri ve onlarla yüzleşmeleriyle gelişen hikayelerin kurguları oldukça göreceli anlatım stillerinden dolayı akıcı gelmedi bana. Sürekli bir bilinçakışı içerisinde gerçekleşiyormuş gibi gelişen hikayelerde zaman kavramı ise genelde belirsizdi, biraz geçmiş, biraz şimdiydi. Zaman ve yaşlılığı, İtalya’nın Trieste’sinde geçen mekanda var ederken, okuyucuları her seferinde hikayelerin orta, hatta son noktalarına davet ediyordu yazar. Bu süreçte ben ise kendimi hikayelerden dışlanmış ve sonunu okuyup başını tahmin etmem gerekirken buldum. Yer yer güzel alıntılar bulabileceğiniz bu kitap, yine de zaman ayırmaya değer. Ancak, eğer okuyacaksanız sakin bir kafayla okumanızı tavsiye ederim. Yoksa bunca zaman göreceliliği kavramlarını yakalamakta güçlük çekersiniz.
Edebiyat
Krems’te Bükülü ZamanClaudio Magris · Yapıkredi Kültür Yayınları · 2022115 okunma
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
Kısacık bir hikaye olsa da öylesine akıcı bir dil kullanmış ki Balzac, okumadan geçenler pişman olacaktır. Keşke Paris’te gezmeden önce okusaydım ve onca müzeyi gezerken resimlere bu şekilde detaylı bakabilmeyi öğrenseydim diyorum. Bundan sonraki müze gezilerimde resimlere nasıl bakacağımı görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum!
Edebiyat
Gizli BaşyapıtHonore de Balzac · Can Yayınları · 20224,493 okunma
Vicdan
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
Soseki’den okuduğum ilk kitap olan Üç Köşeli Dünya’dan yola çıkarak bu kitap içerisinde de bir tür batı esintileri olmasını bekliyordum. Beklemediğim ise bu kadar sade bir dil ve kısa bölümlerle fazla başlık oluşturulmuş olmasıydı. Oldukça sade ve akıcı bir dil kullanmış olan Soseki bizlere genç bir öğrencinin, öğrencilik hayatı içerisindeyken kendini bulmak istemesi üzerine tanıştığı ve saygı duymaya başladığı “Hocam” dediği kişinin hayatını öğrenmek isteyip kendi hayatına dair bir yol çizmesini anlatmaktadır. Kitabın ayrıldığı 3 bölümün ilkinde, Hoca ve öğrencinin tanışıp bu farklı iki jenerasyonun birbirlerinde yarattıkları etkiler; ikincisinde, öğrencinin babasının hastalanması üzerine evinde geçirdiği vakitte yaşadığı jenerasyon/ kültürel değişim farkı; son bölümde ise Hoca’nın hayattan kendini neden soyutladığına dair bir itiraf mektubu yer almaktadır. Eleştiri olarak, ilk 2 bölüm öğrencinin hayatını bu kadar detaylı öğrenirken birden hocanın mektubu önceki konuların geri dönüşü olmayacak şekilde tamamen yeni bir perde açıyor bizlere. Yani öğrencinin, bu mektuptan sonra ne hissettiğini ya da ne yaptığını bilmiyor bırakılıyoruz. Hatta, kendimizi Hoca’nın hikayesine adapte buluyor ve öğrenciyi unutuyoruz bile denilebilir. Kitabın yarısı Hoca’nın mektubundan oluşuyorken tek başına da sunulabilinirmiş diye düşünmeden edemiyorum. Beğendiğim kısım ise, batılılaşmaya başlayan Japonya’daki kültürel değişimleri birçok taraftan ele alan bir eser olması. Kullanılan eşyaların batılışması dışında karakterlerin gelişimlerinde de bir batılılaşma söz konusu denilebilir. Karakterlerin eğitim ile bencilleşmeleri, özgürlük arayışları, ilişkilere bakışları gibi noktalar belki de Japon kültürüne her zaman yakın normlar değillerdi. K’nın kendini tamamen eğitimine ve ideallerine
Edebiyat
GönülNatsume Soseki · İthaki Yayınları · 20222,352 okunma