Yaşar Kemal, bu kısa ama derin romanında alegoriyi bıçak gibi keskin bir politik araca dönüştürüyor. Fillerle karıncalar arasındaki savaş, çocuk masalı gibi başlayıp bir halkın direniş destanına evriliyor. Kitap, doğrudan hiçbir şey söylemeden her şeyi anlatıyor; adaletin, zulmün, iktidarın ve isyanın hayvan maskeleri altında nasıl şekillendiğini gösteriyor.
Kırmızı Sakallı Topal Karınca, yalnızca bir kahraman değil, bir fikrin, bir halkın direngen ruhunun simgesi. Filler ise gücün ve şatafatın içi boş kibri. Yaşar Kemal, her cümlesiyle "iktidarın büyüklüğü değil, halkın inancı belirler kaderi" diyor.
Bir masalı çocuklara değil, büyümeyen yetişkinlere yazmış sanki. Ki zaten o da bu masalın çocuklara uygun olmadığını belirtmişti. Öyle de haklı ki… Çünkü bazı masallar sadece gözümüzü değil, vicdanımızı da açmak için yazılır.
Kısa ama kolay değil. Hafif ama yüzeysel değil. Anlattığı basit ama taşıdığı anlam devasa.