Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz ? Düpedüz,sarıl bana dedikten sonra,sarılmanın ne anlamı kalır !
İnsan bir öfke anında arkadaşını,bir buhran dakikasında kendisini öldürebildiği gibi aşk denen hastalığın şiddetlendiği bir sırada da istikbalini,halini,mazisini,her şeyini feda edebilir
“…Onu bana hatırlatmayan ne var ki ? Şu döşemeye baksam,taşların üzerinde onun yüzünü görüyorum.Her bulutta,her ağaçta o var.
Geceleyin hava onunla dolu,her şeyde ondan bir parıltı var;gündüzleri ise çevremde ondan başka bir şey yok
Her yerde o !..
Yatağımın karşısında bir pencere var odanın duvarları bomboş.Nasıl yaşadım on yıl bu evde ? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden ? Ben ne yaptım ? Kimse de uyarmadı beni.işte sonunda anlamsız biri oldum.İşte sonum geldi.Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadim;kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım