Bessie şarkıyı bitirince, "Gel Miss Jane, ağlama," dedi. Ateşe "yanma" demesi gibi bir şeydi bu. Ama pençesine düştüğüm korkunç acıyı o nasıl anlayacaktı ki?
sözünü tamamlamak için biraz duruyor ve sonra ekliyor, orada bekle, gelip seni alacağım, tamam mı? O zaman fark ediyorum, Hayala’nın sesi Bessie Smith’in sesine benziyor. Buğulu, derin bir ses. Gel, diyorum, gelip beni al.
Şimdi de gitgide yaklaşan nal seslerini dinler, alacakaranlıkta atın görünmesini beklerken, aklıma Bessie'nin anlattığı birtakım masallar geliyordu.
Bu masallarda İngiltere'nin Kuzey bölgesinde yaşayan Gytrash diye bir ifritten söz edilirdi. Bu ifrit bir at, katır ya da kocaman bir köpek biçimde ıssız yollarda kol gezer, kimi zaman gecikmiş yolcuların karşısına çıkarmış.
Nasıl ki bu at da şimdi benim karşıma çıkmak üzereydi!