Altından insanlar, tenekeden insanlar, bakırdan
insanlar, kurşundan insanlar, çelikten insanlar ve daha niceleri vardır ve herbiri kendi doğasından, kalıtımından eğitiminden ve çevresinden kaynaklanan sınırlara sahiptir.
Bu metallerin her birinden makinalar inşa edebilirsin ve her biri de işleyecektir; fakat zayıf olandan, güçlü olanın
yaptığı işin aynısını beklememelisin.
Ben kendi işime bakarım sende kendi işine bak.Ben bu dünayaya senin beklentilerini karşılamak için gelmedim . Sende benim beklentilerimi karşılamak için gelmedin. Sen sensin ve ben benim. Eğer tesadüf eseri birbirimizi bulursak çok güzel olur. Ama bulamazsak yapacak hiçbir şey yok.
‘’ Fritz Perls’’
Efendim, hayat bizim umutlarımızla ve isteklerimizle acı bir şekilde uğraşıyor.İçimizde anlamadığımız bir sıkıntı var. Yalvarırım yüreğimizi ferahlatın ve üzüntülerimizin anlamını açıklayın bize .
Kırıklarından ve kusurlarından utanmak ve onları saklamak yerine onlarla birlikte bambaşka bir insan olduğunu, bu yaşantıların seni daha değerli hale getirdiğini fark edersen , geçmişte yaşadıklarıa yüklediğin anlam yavaş yavaş değişecektir.Mükemmel değilsin ama değerlisin. Zaten bende mükemmel değilim bir başkası da , herkes biraz kusurlu, herkes biraz yaralı.