Dostoyevski'den okuduğum en kolay metinlerden biri oldu. Hikâye oldukça basit, yalnız bir adam ve birkaç gece boyunca tanıştığı genç bir kadın etrafında şekilleniyor. Ancak bence kitabın asıl meselesi olaylardan çok yalnızlık, hayaller ve insanın bir başkasına duyduğu ihtiyaç.
Anlatıcının gerçek hayattan çok kendi hayallerinin içinde yaşaması benim dikkatimi çeken şeydi. Yer yer romantik, yer yer hüzünlü bir havası var. Ancak Nastenka beni dumura uğrayan karakter. Bilemiyorum belki de hepimizde bir Nastenka ruhu vardır.
Sonuç olarak kısa sürede okunan, içi drama dolu bir kitap.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Qanun Nəşriyyatı · 2025102,4bin okunma
Stefan Zweig – Üç Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski
Bazı kitaplar bir yazarı tanıtır, bazıları ise sevdiğin bir yazarı yeniden tanıştırır. Üç Usta benim için ikinci gruptaydı.
Stefan Zweig; Balzac, Dickens ve Dostoyevski'yi yalnızca hayat hikâyeleriyle anlatmıyor. Onların dünyaya bakışını, yazarlıklarını ve eserlerinin arkasındaki ruhu çözümlemeye çalışıyor. Özellikle Balzac'ın insanı gözlemleyen dehası ve Dickens'ın insanı mizahla hafifleten anlatımı beni çok etkiledi. Fakat kitabın asıl ağırlık merkezi hiç kuşkusuz Dostoyevski.
Toplam 215 sayfalık kitabın yaklaşık 120 sayfası Dostoyevski'ye ayrılmış. Zweig'in ona duyduğu hayranlığı her satırda hissetmek mümkün. Daha önce Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar, Kumarbaz ve Beyaz Geceler gibi eserlerini okuduğum için, bu kez romanların arkasındaki insanı tanımak benim için bambaşka bir deneyim oldu. Okurken birçok kez "Demek bunu yaşadığı için böyle yazmış." dediğim anlar oldu.
En çok etkilendiğim taraf ise Dostoyevski'nin eserlerine kendi ruhunu nasıl işlediğini görmekti. Onun karakterlerini okurken hissettiğim acının, vicdanın ve iç çatışmaların tesadüf olmadığını; yaşadığı hayatın izlerini taşıdığını Zweig çok güçlü bir şekilde hissettiriyor.
Ancak kitapla ilgili tek eleştirim de yine Dostoyevski bölümü oldu. İlk sayfaları olağanüstü güçlü olmasına rağmen ilerleyen bölümlerde aynı düşüncelerin farklı örneklerle tekrar edildiğini hissettim. Bir noktadan sonra okuma temposu yavaşlıyor ve metin zihni yorabiliyor. Ayrıca Zweig, karakter çözümlemelerini oldukça ayrıntılı yaptığı için henüz okumadığım bazı Dostoyevski romanları hakkında istemeden birçok ayrıntı öğrenmiş oldum. Bu yüzden bu kitabın, özellikle Dostoyevski'nin temel eserleri okunduktan sonra okunmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.
Yine de kitap bende
'Senin elin soğuk, benimki ateş gibi sıcak. Ne kadar körsün, Nastenka!...'
Bir an çevirmenin önsözü hiç bitmeyecek sandım. Yazarın dili o kadar güzel ki, cümlelerin içinde kaybettim kendimi. Karakteri o kadar benimsedim ki yaşadığı tüm duygular geçti. Ah Nastenka... Nastenka. Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski’nin Ev Sahibesi adlı eseri, yazarın erken dönem eserlerinden biri olup psikolojik derinliğin ve karanlık atmosferin izlerini taşır. Roman, içine kapanık bir entelektüel olan Ordinov ile yaşlı bir adam ve onun gizemli eşi Katerina arasında geçen gerilimli ilişkileri konu alır. Dostoyevski, karakterlerin birbirleri üzerindeki baskın etkilerini ve aralarındaki sağlıksız duygusal bağları işleyerek insanın içsel çöküşünü ve tutkularının esiri olmasını ustalıkla anlatır. Eser, gotik öğelerle örülü anlatımıyla bir bireyin kendi içindeki çatışmaların ve takıntıların dış dünyaya nasıl yansıdığını gözler önüne seren çarpıcı bir hikayedir.
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202413,7bin okunma
Dostoyevski'nin fantastik olan bir hikâyesidir. Diğer eserlerinden çok farklıdır. Kulağa farklı tınılayan bir havası vardır. Ama okuyunca Dostoyevski havası alıyorsunuz yine de...
TimsahFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 20173,138 okunma
Dostoyevski'nin tuhaf karakterlerinden başka birisidir bu romandaki karakter. Tamamen saf, budala, iyi bir gençtir karakter. Dostoyevski bu romanla bize bu kadar saf, temiz ve iyi olmanın trajedisini anlatır.
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,6bin okunma