Bırak aşkı meşki! Tarih, mitoloji, polisiyeden naber? :)
6/10
·190 syf.··
2026 71. kitabı
Aşk Köpekliktir, Ahmet Ümit’in alıştığımız polisiyelerinden oldukça farklı bir kitap. İçinde aşk, ayrılık, özlem, tutku, hayal kırıklığı ve ilişkiler üzerine yazılmış öyküler bulunuyor. Kimi zaman romantik, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman da insan ilişkilerinin karanlık taraflarına dokunan kısa anlatılar bunlar. Sorun şu ki ben Ahmet Ümit’i bunun için okumuyorum. Ahmet Ümit denince aklıma İstanbul’un sokaklarında dolaştıran cinayetler, tarihle iç içe geçmiş gizemler, mitolojik göndermeler, katman katman açılan sırlar geliyor. Bir Patasana, bir Kavim, bir İstanbul Hatırası ya da bir Beyoğlu Rapsodisi okurken aldığım o zihinsel tatmin duygusunu bu kitapta bulamadım. Öyküler kötü mü? Hayır. Ancak bana göre sıradan. Aşk, ayrılık ve ilişki sorunları üzerine söylenecek çok şey söylendi zaten. Ahmet Ümit’in kalemini özel yapan şey de tam olarak bu değildi. Bu kitapta güçlü bir polisiye yok, tarih yok, mitoloji yok, araştırma yok, çözülmeyi bekleyen sırlar yok. Kısacası Ahmet Ümit’i Ahmet Ümit yapan birçok unsur eksik. Kitabı okurken sürekli aynı düşünce aklıma geldi: Yazarın yeteneği başka bir sahada parlıyor. Dünyanın en iyi forvetlerinden birini alıp kaleye geçirmek gibi olmuş. Elbette oynuyor ama herkes onun başka bir mevkide çok daha iyi olduğunu biliyor. Belki bu kitabın hedef kitlesi ben değilim. Ancak Ahmet Ümit’ten beklentim, beni bir aşk hikâyesinin içine çekmekten çok, tarihin, gizemin ve suçun karanlık koridorlarında dolaştırması. Çünkü bunu gerçekten çok iyi yapıyor. Bu yüzden kitap bittiğinde aklımda kalan şey öyküler değil, şu cümle oldu: Ahmet Ümit, bırak şu aşk meşk işlerini. Sen git yine tarihi, mitolojiyi ve polisiyeyi karıştır; biz de kitabı bitirdiğimizde hem eğlenmiş hem öğrenmiş hem de beynimiz ödüllendirilmiş olsun.
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201217,2bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 166. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
"GÜÇLÜ BİLİNÇALTI MÜKEMMEL ZİHİN" "Başarılarının başkaları tarafından takdir edilmesini bekleyen insanlar bu duyguya bağımlı olur. Onlar amigdalanın etkisi altındadır ve dış etkenler duygularını manipüle eder. Gerçek özgürlüğünüze kavuşmak istiyorsanız sizin için -başkası için değil, sizin için gerçekten önemli olana bağlı kalmanız çok önemlidir. Amigdalanız devreye girdiğinde körleşirsiniz ve sizin için gerçekten önemli olana veya size soru soran kişinin amacına odaklanma yetinizi kaybedersiniz." Hepimiz hayatımızda daha başarılı olmak, ilişkilerimizi güçlendirmek ve zorluklarla daha kolay başa çıkmak isteriz. Peki ya tüm bunların sırrı beynimizin derinliklerinde saklıysa? Nörobilim alanındaki son çalışmalar, zihinsel performansımızı artırarak hem kişisel hem de profesyonel hayatımızda çığır açabileceğimizi gösteriyor. Kötü düşünceler çoğu zaman farkında olmadan zihnimizi işgal eder ve iletişimimizi zehirler. Peki bu döngüyü nasıl kırabiliriz? Beynimiz değişime dirense de, doğru tekniklerle olumsuz düşünce kalıplarını yeniden şekillendirebiliriz. Günlük farkındalık egzersizleri, düşüncelerimizi gözlemlemeyi ve onları yargılamadan kabul etmeyi öğretir. Bu, zihinsel gürültüyü azaltmanın ilk adımıdır. Dr. Biliana Todorova, nörobilim ve psikoloji kökenli bir yazar. Kitabın merkezinde şu iddia var: Hayatını değiştiren şey “bilinçli irade” değil, bilinçaltı programların. Yani %95 oranında düşüncelerini, alışkanlıklarını, duygularını bilinçaltın yönetiyor. Sen sadece sonucu yaşıyorsun. Yazar bize “mükemmel bir zihin” vaat etmiyor. Amacı: Bilinçaltındaki negatif kayıtları silip, yerine seni destekleyen yeni programlar yüklemek. Tıpkı bilgisayara format atıp yeni yazılım kurmak gibi. Bilinçaltı Nasıl Çalışır? Bilinçaltı 0-7 yaş arası kurulan inançlarla doluyor. “Yeterli
Edebiyat
Güçlü Bilinçaltı Mükemmel ZihinBiliana Todorova · Altın Kitaplar · 202676 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yeraltından Notlar (yaz tatilinin ilk kitabı)
5/10
·139 syf.··
2026 3. kitabı
Yaz tatilinin birinci kitabı böylece iki günde bitmiş oldu. Bahsedilen "Yerlatı" aslında beynimiz. Yeraltından notlar yani bilinçaltımızdaki düşüncelerimiz ya da iç sesimiz. Kitapta içe kapanık, insan ilişkileri kötü, psikolojik sorunlar yaşayan, sevmeyi de sevilmeyi de bilmeyen bir kahramanın hiçte edebi kaygılar gütmeden öylesine yazdığı yazıları okuyoruz. Peki neden bu kadar içe kapanık, insan ilişkileri kötü? Sanırım kitapta da söylediği gibi her şeyin fazla farkında olduğundan. Kahramanımıza göre her şeyin fazla farkında olmak gerçek bir hastalıktır. Belkide insanlık ortalamasından biraz daha okumuş, farkında olan insan diğer insanları çiğ, yüzeysel bulduğu için insan ilişkileri kötü oluyor. Bilmiyorum. Muhtemelen öyle. Fyodor Dostoyevski Yeraltından Notlar
Duygu ve Düşünce
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,7bin okunma
8/10
·272 syf.··
2026 66. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 03:21
Elmi kitablarin xestesi olduğum uçun tebiiki bu kitabida sevdim ve maraqla ,zövqle oxudum sizlerede tövsiyye edirem Kitab elmi faktlara esaslanaraq bize men kimem? heqiqeten kim qerar verir? Realliq nedir ? ve bu kimi sullara elmi açiqlamalar getirerek ,insan beyni,sxematik quruluşu ,ister huceyreler,neyronlar haqda,istersede keçirilen elmi tecrübeler haqqindan çox rahat ve başa dúşúlen dille açiqlamalar verir.Müəllif izah edir ki, beynimiz doğulduğumuz andan etibarən daim dəyişir. Yaşadıqlarımız, öyrəndiklərimiz və ətraf mühit beynimizi formalaşdırır.Eagleman deyir ki, gördüyümüz dünya əslində beynimizin yaratdığı modeldir. Gözlərimiz, qulaqlarımız və digər hiss orqanlarımız yalnız məlumat göndərir, həmin məlumatları mənalandıran isə beyindir. Yəni: Hamımız eyni dünyanı görmürük. Beyin boşluqları özü doldurur. Xatirələrimiz belə tam etibarlı deyil göstərir ki, qərarlarımızın böyük hissəsi şüuraltı proseslər tərəfindən verilir. Biz çox vaxt qərarı əvvəl veririk, sonra isə özümüzə məntiqi izah tapırıq. Burda en xosuma gelen hisselerden biride odurki yazici qeyd edirki ,insanlar toplu halda yasamaga uygunlaşmis varliqlardir ,insan cemiyyetden tecrid olunanda onun şüuralti ve psixikasinda yaranan problemleri anlaşila bilen elmi dille çox gozel izah edir mutleq oxuyun
BeyinDavid Eagleman · Domingo Yayınevi · 20167,1bin okunma
Gerçekten Garip bir yaşam alanı ülkemiz
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Gürgen Öz ün sosyal medya paylaşımlarını kısa videolarını konulara bakış açısını ve eleştirel yönünü beğenerek takip ediyorum. Kitabı olduğundan haberim yoktu. Konu ana temada kısacık aslında lakin beyefendi öyle bir yazmış ki yolda olanları iç düşünceleri dilden dökülmeyen çatışmaları ve öyle bir seslendirmiş ki hikayeyi bir çok yerde sesli gülmeme neden olduğundan toplu taşımada garip bakışlara maruz kaldım Sonu çok etkileyici özellikle o son iç dökme sorgulama hesaplaşma göz yaşlarımı tutamadım. Hikayede bahsedilen birçok konuyu ülkemizde sürekli yaşayarak gözlemleyerek maruz kalmamıza rağmen yazarında bahsettiği gibi normalleştiriyor beynimiz maalesef. Ambale oluyoruz bir çok konuda sürekli ve çoklu uyaranlara maruz kaldığımız sürekli bir sistemsizlik, güvensiz, ahlaksızlığın moda olduğu adaletsizliğin normalleştiği insanlık dışı bir yaşam olanı oldu ülkemiz. O kadar azalıyor ki insan olabilen insanlar. Bunu görmek çok üzücü. Keyifli bir kitaptı her karakteri ayrı ayrı garson dahil çok sevdim ve takdir ettim. Hesaplaşmalarına ve dürüstlüklerine bayıldım. Okumak ve düşünmek için güzel bir hikaye.
Garip Bir YerGürgen Öz · Masa Kitap Yayınları · 0114 okunma
10/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:27
Loretta Graziano Breuning’in Mutlu Beyin kitabı, mutluluğun dış koşullardan çok beynimizin ürettiği dört temel kimyasalla bağlantılı olduğunu anlatır: dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfin. Yazar, bu kimyasalların kalıcı değil, belirli durumlarda kısa süreli olarak salgılandığını ve insanların bunları sağlıklı alışkanlıklarla artırabileceğini savunur. Dört mutluluk kimyasalı 1. Dopamin (Başarma ve ödül duygusu) Bir hedefe yaklaştığımızda veya bir başarı elde ettiğimizde salgılanır. Küçük hedefler koyup bunlara ulaşmak dopamini artırır. 2. Serotonin (Değerli ve güçlü hissetme duygusu) Saygı gördüğümüzde, katkıda bulunduğumuzu hissettiğimizde yükselir. Geçmiş başarıları hatırlamak ve öz güven geliştirmek serotoninle ilişkilidir. 3. Oksitosin (Güven ve bağ kurma duygusu) İnsanlarla samimi ilişkiler kurduğumuzda, güven verdiğimizde ve destek gördüğümüzde salgılanır. 4. Endorfin (Rahatlama ve ağrıyı azaltma duygusu) Egzersiz, kahkaha ve bazı fiziksel aktiviteler sırasında salgılanarak kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olur. Kitabın ana mesajı, mutluluğun sürekli bir durum olmadığıdır. Beynimiz bu kimyasalları kısa süreli ödüller olarak üretir. Bu nedenle gerçek “kurtuluş”, sürekli mutluluk aramak değil; dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfini destekleyen alışkanlıkları düzenli olarak hayatımıza yerleştirmektir. Böylece kişi dış şartlara tamamen bağımlı olmadan daha dengeli, güçlü ve tatmin edici bir yaşam kurabilir.
Mutlu BeyinLoretta Graziano Breuning · Aganta Kitap · 20171,132 okunma