Günün haklı alıntısı ilan ettim seni..
“ – Çiçek kışkırır mı kız? Allahın beyinsiz otu niye dolduruşa gelcek ki? – Aman anne, bizim beynimiz var da nooluyo? Her vesileyle kışkırıyoruz.. Bin yıldır aynı dolaplar dönüyo.. İki dallama karşılıklı küfür kafir konuşup bizi birbirimize bi dolduruyo, sonra hoydaa.. ”
Alıntı
Bölüm 4
Tüm bu telkinlerle ve kodlamalarla günümüz insanının psikolojik toleransı çok düştü. Artık kimse iki gün bile sıkıntı yaşamak istemiyor. Bu sebeple de bir an evvel kurtulmak için savaşmaya başlıyor. Bu anlamsız savaş ise öldürmeyen darbeler vurmak suretiyle süreci kendi ellerimizle beslemek anlamına geliyor. Bunun esas sebebi altta yatan hastalık kodlamasıdır. Kodlanmalar sonucu beynimiz belirtiği hastalık olarak algılıyor, hastalığı da ölüme yakın olma durumu olarak yorumluyor. Esasında psikoloji altta yatan hastalık algısına, daha da derin deyse ölüm tehlikesini bir tepki olarak gelişiyor. Hastalık ise hemen alttaki ölüm korkusunu tetikliyor. Çünkü geçmişi öğrenme yaşantısından dolayı biliyor ki genellikle asla insanlar ölmüştür. Görüldüğü üzere oluşan psikoloji hastalık ve ölüm düşüncesine bağlı olarak gelişiyor. Yoksa hastalıkla ilişkilendirilenmeyen hiçbir belirti psikoloji doğurmuyor. Sogukta titreme psikoloji doğuruyor mu? Merdiven çıkarken ki kalp çarpıntısı psikoloji doğuruyor mu? Belirti = hastalık ise bunu hangi beyin duyarsız kalabilir? Üstelikte temel görevi bizi korumak olduğu halde! Hastalığı kim yaşamak ister ki! Kim bir an evvel ondan kurtulmak istemez? Adını depresyon anksiyete koyarak duyguları klinikleştirip tıplaştırarak 15 gün gibi süreç şartı koyarak o hastalıklardan kurtulamazsın. Ama psikolojinizi ihmal etmeyin yoksa ilerler, akut, kronik hastaneye yatacak ilacını aksatma anksiyeteye yaygınlaşıyor türü ilave onlarca kodlama mevcuttur.
Sayfa 89·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bölüm 4
Bir davranışın günah olduğu yönünde bir inanç oluşturursanız kişiliği suçluluk duygusu, daralttı ve bunaltı üretir. Bir kalp atışı hızını panik atak, panik atağı da hastalık diye kodlarsan: belirti = hastalık çağrışımdan dolayı psikoloji meydana gelecektir. Bir patlama sesi duyduğunuzda önce korkarsınız. Çünkü beyin bu sesi tehlike olarak algılamıştır. Zira bir çok tehlike bu tür ani ve yüksek seslerle meydana gelir. Fakat bu patlamanın yanındaki askeri kışladan gelen eğitim atışı sesi olduğunu öğrendiğinizde, değişen algıya bağlı olarak artık o ses sizde hiçbir psikoloji doğurmaz . Bir kişi size tabanca doğrultuda korkarsınız. Kan ter içinde kalırsınız. Bu tabancanın oyuncak tabanca olduğunu öğrendiğinizde tehlike var algısı tehlike yok şeklinde değişeceği için tabanca sizde aynı psikolojiyi doğurmayacaktır. Bakın tehlike algısının psikoloji üretme . Bir akıl hastası bize hakaret ettiğinde rahatsız olmayız. Hatta buna gülümseriz. Ama aynı hakareti akıl sağlığının yerinde olduğunu bildiğimiz birisi ettiğinde adeta küplere bineriz. Oysa muhatap olduğumuz tavır da hakarette birebir aynıdır. Aynı hakaret uyarıcısından bambaşka iki psikoloji çıkaran şey de ALGI dır. Birincisini beynimiz, bu kişi hasta ne dediğini bilmiyor şeklinde yorumlamış ve kabalık olarak algılamamıştır. Yani beynine onurumu tehdit eden bir davranış var sinyali göndermemiştir. Beyin buradaki hakareti kabalıkla ve saygısızlıkla ilişkilendirmemiştir. Bakın psikoloji hatalı algılamalar sonucu yapılan yanlış ilişkilendirmelerle ortaya çıkıyor. Buradaki hakaret saygısızlık değildir şeklinde algılandığında hakaret kabalıkla ve saygısızlıkla ilişkilendirmediğinde ortaya bambaşka bir psikoloji çıkıyor. Ne diyorum hep? Algılarımız, özellikle de hastalık ve tehlike algısı ilişkilendirilmesi psikoloji doğuruyor.
Sayfa 76·Kitabı okuyor
BEYİN DALGALARI
şu an EEG'nizi çeksek beyninizdeki hâkim dalga türünün beta olduğunu görürsünüz çünkü zihniniz aktif bir durumda. Odanıza döndüğünüzde kanepeye uzanıp dinlenmeye başlarsarnız bu sefer alfa dalgalarını görürüz. Uykuya daldığınızda ise karşımıza teta ve delta dalgalarn çıkar. Gördüğünüz üzere size bir sürü harf saydım ama meraklanmayn geriye son bir tane kaldı. Beynimiz zor bir problemle karşılaştığında ya da bir işe aşırı odaklandığında nöronlarımız yoğun bir faaliyet içine girer ve biz bunu EEG görüntüsünde gama dalgası olarak görürüz.
Sayfa 100·Kitabı okuyor
Beynimiz her zaman olumsuza daha çok odaklanıyor, bunun evrimsel bir sebebi var. Atalarımız iyi şeyleri kaçırırlarsa kötü olmuyordu ama kötü şeyleri kaçırırlarsa, dikkate almazlarsa hayatlarını bile kaybetme ihtimalleri vardı. Bu sebepten dolayı tehditlere karşı duyarlı ve alarm veren bir beyin gelişti. Ama o beyin şimdi modern hayatta ve gerçekten ölüm kalım meselesi olmasa da aynı şekilde çalışıyor. Onlarca övgü ve bir eleştiri aldığında beyin eleştiriyi günlerce taşırken övgüler hiç söylenmemiş gibi oluyor.
Alıntı
“Bilinç, kafatasımızın içinde bulunan ve seksen altı milyar nörondan oluşan bin dört yüz gram ağırlığındaki beynimiz tarafından yaratılıyor. Ve bu da bilincin kafamızın içinde olduğu anlamına geliyor."
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Edebiyat