"Biliyorsun kırlangıçlar göçmen kuşlardır. Çok hızlı uçarlar. İşte o göç sırasında yüzlerce kırlangıç fırtınaya yakalanıp ölürmüş. Göçü başarıyla tamamlayan kırlangıçlar, geldikleri ülkenin sıcak gökyüzünde uçarken, yollarda kaybettikleri arkadaşlarını anımsar, acıyla, öfkeyle böyle çığlıklar atarlamış."
Kitabı okumaya başladıktan sonra soluksuz bir şekilde devam ettim ve elimden bırakamadan bitirdim. Bittikten sonrada düşüncelerim beni yalnız bırakmadı tabi. Klasik cinayet, suç, polisiye kitaplarından çok farklı bir kitap. Konusu ilgimi çektiği için alıp okumaya başlamıştım fakat okudukça sadece konusuyla değil değindiği toplumsal sorunlar, çocuk istismarları, karakterlerin detaylı tahlilleriyle beni kendine bağladı ve kopamadım. Çok akıcı bir şekilde devam etti. Kitabı sadece okumuyorsunuz okurken o kadar çok şey düşünüyorsunuz ki... Ben olsam ne yapardım dedim sürekli kendime. Tüm katiller katildi ama onları katil yapan şey neydi? Kitapta bunun üzerinde çok güzel durulmuş. "Körebe" çocuk istismarcılarının katili ve kitabı okurken yer yer hak verip yer yer o bir katil demekten kendimi alamadım ve ben karakterlerin yerine kendimi koyup düşünürken kitabın bittiğini bile fark etmedim. Kesinlikle herkesin okumasını tavsiye ettiğim bir kitap. Bir insana etiket takmadan önce hangi etiketle etiketlenirse etiketlensin onu dinleyip iletişim ve empati kurmanın önemini daha iyi anladım. Bunun insanlık gereği yapılması gerektiğini... Ama sonuç olarak katil katildi çünkü bir insan öldürmüştü. Kitabı okurken hak versem mi vermesem mi diye düşünürken bittiğini ve son ana kadar katili bulmaya çalıştığınızı fark edeceksiniz.
" Cehennem boşalmış, şeytanlar aramızda"