Toptaş'ın öne çıkan kitaplarındandır biridir.
Dili oldukça hoştur fakat fazla hızlı okursanız bazı devrik ve uzun cümleler kendini tekrar okutur. Dil de içerik de samimi.
Ben yerli okumak istiyorum diyorsanız, edebiyatımızın güzel bir rengidir Hasan Ali Toptaş, okuyunuz.
Bu arada kitabı okurken bir Nuri Bilge Ceylan filmi tadı aldım.
Doğu'nun Limanları, uzun zamandır merak ettiğim, Amin Maalouf'un okuduğum ilk kitabı.
Ermenilerle Türklerin dostça yaşadığı yıllardan başlayıp, dönemin olayları silsilesiyle oluşan hüzün ve heyecan dolu bir hikaye.
Aşk ile harmanlanmış, dili yormayan türden, güzel fakat beklentimin altında kaldı diyebileceğim bir eser.
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Sinema modernitenin en belirgin olarak tezahür ettiği bir sanattır, din ise geleneğin en belirgin tezahürüdür; bu bakımdan din ile sinemanın öyle kolayca uzlaşamayacağı düşünülebilirdi.
Ancak sinema İran'ın modern dünyada dinî bir yaşama tarzı ve düzeni oluşturma tecrübesini en problemli dönemlerinden itibaren, sanatçıların kendilerini özgür hissettikleri bir estetik alan durumundadır. Bu alan, alimlerin de katılımıyla, modernlikle din arasındaki anlaşmazlık konularının irdelendiği bir serbest bölgeye dönüşmüştür. Aşırı politize oluş ve renksizleşme yada tek renkli bir toplum tasarısı karşısında estetik sığınma alanlarına duyulan ihtiyaç, İranlı sanatçıların ayrıcalıklı caiz bir alan olarak kollanan sinema alanında bütün dünyada şaşkınlıkla karşılanan başarılardan somutlaşmaktadır.
Yüzyılın başında Şeyh Fazlullah Nuri tarafından tekfir edilen sinema, bugün İran'da din alimleri tarafından faaliyeti zorunlu bir sanat/teknik olarak kabul görmektedir.