Yola çıkarken şunu unutmamak gerekir: Hazırlanmış güzergâhlara, haritalara, önceden ayarlanmış konaklamalara, tesadüflere ve beklenmedik olaylara rağmen, yolları önümüzde açan Tanrıdır. En küçük, en kişisel yolculuklardan -örneğin akrabaları ziyaret etmek için yapılanlardan en büyüklerine, denizleri aşanlara, bilinen dünyanın sınırlarına ulaşanlara kadar, bütün bu yolculuklar- Tanrı'nın titiz ve ayrıntılı planlarında yer alır. Issızlıkları o yaratır ki biz içlerinden yollar geçirebilelim. Sınırları o çizer ki biz onları aşabilelim. Dağlar arasında, sanki dalgınlıkla bırakılmış geçitler, dereler üzerine devrilmiş ağaç gövdeleriyle kurulmuş geçitler.. Bunlar da onun işidir. İçimize bir huzursuzluk ve eksiklik duygusu salarak bizi yola koyan O'dur. Ve bize, yönü seçenin biz olduğumuz yanılgısını veren de yine odur. Oysa her şey çoktan olup bitmiştir.
Yirmi yaşında olmadığımız halde bizler de mutlu olduğumuz anları incelesek bunun sonucunda, bütün kainatın karşısında titrediği şu kelimeye ulaşmaz mıyız? "Hiç!"