Ben kendi Sosyolojik okuma geçmişimi ikiye ayırıyorum: Bauman öncesi ve Bauman sonrası...
Bauman öncesi dönemde akademik kavramlar arasına sıkışmış, gündelik deneyimlerle sosyolojinin savunduğu görüşleri bir türlü birleştiremiyordum. Sorunun benden kaynaklı olduğunu düşünüyor ve bir yetersizlik duygusuna kapılıyordum. Sosyoloji disiplinine özel ilgi duyuyor olmama rağmen elime aldığım kitapları okurken verim almadığımı hissediyordum. Okuduğum her kitap bana sosyolojik düşünmeyi değil de Sosyoloji bölümünde yapılacak olan sınavlardan daha yüksek puan almama yardımcı olabilecek gibi geliyordu bana. Sorun kimde? Sorun bizim birey olarak sahip olduğumuz bilgi birikimini yetersiz hissettiren olguları daha bilimsel yollarla açıklamak amacıyla daha karmaşık daha uzun daha zor kelimlerle anlatan yazarlarda mı? Yoksa sorun bizim birey olarak ayrı ayrı disiplinleri daha anlamlı hâle getirebilecek kadar inceleme araştırma, yorumlama deneyimini oluşturacak gücü elde etmek yerine üşenmekle geçen yıllarla gerçekten yetersiz kalışımız mı?
Sorunun tanımı ve nedenleri tabii ki bu kadarla sınırlı değil daha üst sistemler tarafından cahil bırakılmış olma durumumuz da çok etkilidir. Lakin Bauman öyle bir yazardır ki herhangi akademik geçmişi olmayan, genç yaşlı, okuyan-okumayan ev kadını iş kadını vb. ayrımlar olmadan her bireyin anlayabileceği yalınlıkta bize Sosyolojik Düşünmeyi öğretmeye çalışıyor. Bauman'ı okuyup da yine de hayatımız olduğu gibi kalıyorsa bu sefer kesin bir şekilde söyleyebiliriz ki sorun bizde başka bahanemiz kalmadı biz sorunluyuz...
"Günübirlik işlerimizin çoğunu oluşturan alışılagelmiş ve tekdüze hareketlerimizi
sürdürdükçe çok fazla kendimizi irdeleme ve çözümleme gereği duymayız. Yeteri kadar sıklıkla yinelendiğinde şeyler bildik hale gelirler ve bildik
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1. Schopenhauer - Say yayınları dizisi
2. Schopenhauer - İsteme ve Tasarım olarak dünya
3. Schopenhauer - Aşkın metafiziği
4. Rudiger Safranski - Felsefenin yaban yılları( Schopenhauer biyografisi)
5. Nietzsche - Böyle buyurdu zerdüşt
6, Nietzsche - Putların Alacakaranlığında
7. Nietzsche - İyinin ve kötünün ötesinde
8. Nietzsche - Ecce homo
9. Nietzsche - Trajedyanın doğuşu
10. Soren Kierkegaard - Korku ve Titreme
11. Soren Kierkegaard - kahkara benden yana
12. Soren Kierkegaard - Ölümcül hastalık umutsuzluk
12. Dostoyevski - Karamazov Kardeşler
13. Dostoyevski - Ecinniler
14. Dostoyevski - Yeraltından notlar
15. Albert Camus - Mutlu ölüm
16. Albert Camus - Yabancı
17. Albert Camus - Defterler
18. Jean Paul Sartre - Bulantı
19. Jean Paul Sartre - Yaşanmayan zaman
20. Jean Paul Sartre - Sözcükler
21. Jean Paul Sartre - Varlık ve hiçlik
22. Irvin Yalom - Nietzsche Ağladığında
23. Irvin Yalom - Bugünü Yaşama arzusu
24. Platon - Sokrates’in savunması
25. Platon - Devlet
26. Aristoteles - Poetika
27. Cicero - Yaşlılık üzerine
28. Cicero - Ölüm üzerine
29. Seneca - Teselliler
Bugüne kadar okullar yalnızca çocuklara bilgiyi ham haliyle verip onların ilgisini uyarmadan sindirebilecekleri kadar bilgiyi onlara yedirmeye uğraşmışlardır. Bu okulların çoğuna okul da denemez ya!