Puan vermedi·392 syf.··
2026 19. kitabı
Mükemmel Çift | Ruth Ware Bugün sizlere ters köşe olacağınız bir kitap önerisi ile geldim.Uzun zamandır bu kadar gerildiğim bir kitap olmadı. Agatha Crıstıe nin 10 kişiydiler klasiğini anımsatan temposu hiç düşmeyen, zekice kurgulanmış bir psikolojik gerilim kitabı.Biraz kitabın konusundan bahsedeyim. Bir gün Nico ve Leyla’nın karşısına yepyeni bir fikirle çıkıyor.Realite şov. Issız bir adada beş çift.Aslına bakarsanız lüks bir tropik adada bir tatil gibi ilk başlarda.Ama işler hiç de onların umduğu gibi çıkmıyor ne yazık ki. Diğer dört çiftimiz; Conor ve Zana , Bayer ve Angel , Dan ve Santana , Joel ve Rami.Hep birlikte bir realite şov.Büyük bir ödül için sizce ne kadar ileri gidebilirler? İlk görevden sonra işler iyice kızışacak ve sonrasında fırtınayla beraber kontrolden çıkacak.Ana karadan kilometrelerce uzakta , telefonlardan ve sevdiklerinden mahrum şekilde , ekipten bihaber ne kadar dayanabilecekler? Hayatta kalmak için birbirlerine güvenmekten başka çareleri yok.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202647 okunma
Tekrar Tekrar Okumaktan Bıkmayacağım
10/10
·240 syf.··
2026 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Mahvolmuş bir vaziyetteyim ve sanırım bu kitabı sindirmem için epey bir zaman gerekecek. Kitap kulübümüzün haziran ayı kitabı Onur Ayı'na özel bir konseptle Adınla Çağır Beni seçilmişti. Bu beni epey bir mutlu etti çünkü yıllar önce filmini seyrettiğimden beri kitabı delicesine merak ediyordum ve hiç vakit kaybetmeden kitabı okumaya başladım. Fazlasıyla etkileyici, tutku ve şehvetle donatılmış, tüm çıplaklığı ve ilkel duyguları ile okuduğum bir aşk hikayesiydi bu. Oliver ve Elio, Elio ve Oliver... Bizim ülkemizden pek çok okurun tanımladığı "sapkınlık" veya "rezillik" yorumlarına hiç katılmadığımı söylemek istiyorum. Çünkü aşk biraz da böyledir, sevgili dostlar. Aşk; arzu ve şehvetten bedeninizin yanıp kavrulduğu ve "o kişinin" her şeyini bütünüyle istediğiniz bir duygudur. Sonsuz bir çekim vardır aranızda ve o kişinin her bir zerresine muhtaçsınızdır. İşte Elio da böyle duygularla görüyor Oliver'ı. Kitabı okurken elimden kalemi düşürmedim, altını çizdiğim bir sürü satır oldu. Yorumumda bu alıntılara da yer vereceğim. "Dostluk sözcüğü geldi aklıma. Ama herkes tarafından bilindiği şekliyle dostluk hiç ilgimi çekmeyen, yabancı, ekilmemiş toprak gibi bir şeydi. Oysa benim, onun taksiden inmesinden Roma'da vedalaşmamıza dek hep istediğim şey belki de bütün insanların birbirinden istediği, yaşamı yaşanabilir kılan şeydi." Elio'nun ne istediğini anlatan en güzel pasaj buydu belki de. Utangaç, içine kapanık, pek arkadaşı olmayan ve dostluk tanımından bihaber olan Elio, Oliver'dan bunu hiç talep etmemişti. "Onun ölmesini de istiyordum, çünkü onu düşünmekten ve bir daha ne zaman göreceğim konusunda endişelenmekten kendimi alamadığıma göre, ölümü hiç olmazsa bu işe bir son verirdi bari." Elio'nun sevdiğine duyduğu merak bedenini öyle ele geçiriyor ki onun ölmesini bile
Adınla Çağır BeniAndré Aciman · Sel Yayınları · 20244,330 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·112 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:45
Bu kitabı okumaya başlamadan önce Suriyelilere ve mültecilere iyi bir gözle bakmıyordum lakin kitabın içine girdikçe kendimden utandım. İnsan olmayı nasıl da unutmuşuz, bir insanı önce dinlersin sonra ne yapman gerektiğine karar verirsin ya, normali bu olmalı anormalce o insanları yargıladım sokakta dilenci konumunda gördüğümde "gidip çalışabilirsiniz" dedim. İnsanoğlu acımasız bir varlık. Küçükken onların neden bizim ülkemizde olduğunu sorgulardım, ülkelerinde savaş var derlerdi aldırmazdım savaş varsa savaşmalılar bunu savunurdum nereden bilebilirdim ki aslında o savaş yüzünden sevdikleri insanları kaybederken ve bedenlerinden vazgeçtiklerini... Bu kitaptan şöyle bir ders çıkardım ne yaşarsam yaşayayım daima adil ve iyi bir insan olmaya çalışacağım. Her insan bir değilmiş ülkemize geldiklerinde bizim kız çocuklarımıza ellerini uzatan soysuz alçaklar ve saygısını bozmayan Rejim'in zulmüne direnmiş ruhlarını iyileştirmeye çalışan masumlar olarak insanlar ikiye ayrılıyor. Sednaya Hapishanesi Ali Polat İyi ki bu olayı kitaba aldınız hocam Dünya'dan bihaber ben ve benim gibilere bu kitap ders olsun.
Sednaya HapishanesiAli Polat · Liman Yayınevi · 20258 okunma
Puan vermedi·401 syf.·
2026 18. kitabı
Sevgili Şule Gürbüz' ü okuma şerefine eriştiğim onun yazdığı karakterlerin duygu ve düşüncelerinden geçtiğim ve bizim de güzel yazarlarımız varmış hissini yaşattığı için kendisi bu durumdan bihaber de olsa şahsına teşekkürlerimi borç bilirim .O kadar etkilendim ki favori okuma listem güncellendi, Issız bir adaya düşsem kitapsız kalsam sadece bir tane seçme hakkın var nedir deseler hiç düşünmeden Kıyamet Emeklisi derim. Tolstoy olsam evden ayrılırken yanıma alırım öylesine sevdim. Kitapta karakterimiz Aziz' in açık ruh ameliyatına tanık oluyoruz onun yaşadiğı varoluşsal sancıları onunla birlikte yaşıyor, onunla birlikte ağlıyor onunla birlikte büyüyoruz.Aziz bünyesinde bulunan benliklerine isim verirken kendi benliklerimizi sorgularken buluyoruz kendimizi. Bunu yapmak bu yolculuğa çıkmak bazen rahatsız edici olabiliyor, en kuytu köşelerin altına bakmak insanın oradaki kendisiyle yüzleşmesi ve en önemlisi benliklerini kabullenip kucaklayabilmesi özdenetimi arşa çıkaran bir süreç. Düşünce içinde düşünceye farkındalık üstüne farkındalığa hazırsanız, psikoloji, felsefe severim derseniz meraklısına ilgilisine bulunmaz bir servet ile karşı karşıyasınız ama bu kadar derin düşünmeye hazır değilim diyorsanız dikkat edin eziyete dönüşebilir.
Kıyamet Emeklisi - 1. CiltŞule Gürbüz · İletişim Yayınları · 20221,017 okunma
Puan vermedi·
DİN EĞİTİMİNİ YENİDEN DÜŞÜNMEK [Bayramali Nazıroğlu, Eski Yeni Yayınevi, 137 sayfa) Kitap Hakkında ; Din Eğitimi alanında çalışan ve konuya ilgi duyanlar için önemli tespitlerin olduğu bir eser diye düşünüyorum Kitaptan alıntılar ; "Bizim eğitim mantalitemiz olgusal değil, duygusal olduğu için kendi kapasitesinin ve yeteneklerinin sınırlarını tanımadan dünyayı değiştireceğini vehmeden sürüyle insan yetiştiriyoruz. Henüz temel düşünme becerileri gelişmemiş, dünyadan bihaber gençlere, siz Londra'nın, New York'un, Paris'in göbeğine İslam bayrağını dikeceksiniz diye gaz veren şovenist vaizler, cesaretlerini azim ve kararlılıktan değil; imkânsız olanı ustaca gizlemekten ve pür hamasetten almaktadırlar."s.130 "Kitleler için sağlıksız ve yetersiz din eğitimi sorun olduğu kadar; ihtiyaçtan fazla, teknik ve teorik boyutu yoğun bir din eğitimi de sorun olabilir. Şöyle ki dinî bilginin sonsuz dehlizlerine daldıkça ya daha katı bir din anlayışına evrilirsiniz ya daha gevşek. Birinciye evirildiyseniz makul olandan kuşkulanmaya başlar, mübah alanları haramlaştırmayı rutinleştirir; taassubu takva gibi kavramlarla süsleyerek din hâline getirirsiniz. Diğer tarafa evrildiğinizde ise dinî yaşamın büyük oranda daha önce birinci gruptakiler tarafından hataya düşme kaygısıyla zorlaştırıldığını düşünmeye başlar; bu durumda da helal dairesinin alanını destursuz bir şekilde genişletmeyi gelenekle yüzleşme adı altında din hâline getirirsiniz. Yani ifrattan kaçarken tefrite, tefritten kaçarken ifrata tutulursunuz."s.132 Din eğitimi; her yerde, her zaman ve her durumda insan onurunu muhafaza etmek mecburiyetindedir. Kitabın arka kapak tanıtım yazısı; Kitapta, İslam dünyasının genel olarak eğitim, özelde ise din eğitimi bağlamında bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyduğu varsayımından
Din Eğitimini Yeniden DüşünmekBayramali Nazıroğlu · İlahiyat Kitap Yayınları · 20221 okunma
5/10
·77 syf.··
2026 28. kitabı
Kitap, zamanın ellerimizin arasından nasıl kayıp gittiğini ve bu kısıtlı sürede ruhsal dinginliğe nasıl ulaşabileceğimiz üzerinde duruyor. Seneca’nın özellikle zaman yönetimi ve insanların hayatı ertelerken aslında nasıl hızla tükettiği konusundaki tespitleri zamansız. Yaşamayı öğrenmek bir ömür sürer, derken haksız olduğunu düşünmüyorum.Ancak, Stoacılık üzerine çok daha samimi, insan ruhuna doğrudan dokunan daha farklı kitaplar okumuştum. ( Güzel Yaşam Kılavuzu ) Seneca’nın dili ve yaklaşımı, felsefeyi popülerleştirmek isterken fazla didaktik ve yukarıdan bakan bir tona bürünüyor. Seneca bize ideal olanı kusursuz bir teorikle anlatıyor, ama biz insanların zaten o süreçte çektiği sancılardan bihaber. Belki de benim için doğru kitap, yanlış zaman durumuydu bu. Felsefenin ve hayatın ritminin daha farklı aktığı, zihnimin didaktik ve köşeli uyarılara ihtiyaç duyacağı başka bir dönemde okusaydım, yazarın mesafeli duruşu beni bu kadar rahatsız etmeyebilirdi. Kitapların hayatımıza girmek için doğru anları beklediğine inanırım,Seneca ile yollarımız bu sefer biraz aceleye gelmiş olabilir.
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,6bin okunma