Çokca denizcilik ve gemicilik terimleriyle dolu bir anlatımla, aslında Nuh'un gemisini, İsrafil'in Sur'unu ele aldığı esrarengiz bir serüven... Teknik bir çok terim yüzünden sıkılabilirsiniz.
yarım kalmış notalar gibiydi aşklarımız... zemheri karanlığın puslu soğuğunda gözlerimiz dalarken uzaktaki dalgalara, kulaklarımıza çarpardı çığlığı kemanın... ve parmaklar kaskatı kesilirken bir "do" notasında, kalbi acı acı atarak ritim tutardı, gecenin sabahı selamlayan şafağında...
ah serenad, tamamlan ve alma artık ahları, güldür artık aşıkları...
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma
öyle bir AŞK ki; ikinciyi de okuturken, her defasında, kalbine yeniden başka birşeyle dokunuyormuşcasına, kendiyle dalga gecen tebrizi bir yana, onu anlamaya çalışan mevlana diğer yana...
her ikisini tasavvuf çatısı altında kısa öyküleriyle zevkle aktaran yazarın gücü ise bambaşka
Coğrafya derslerimizin atlasına hiç benzememesi ile bilinir diye basit bir giriş yapıp, sizi hayal kırıklığına uğratmak yerine, bu keyfli anlatı dünyasının coşkun sularında, yüksek tepelerinde, esrarengiz yeşilinyeşil ormanlarını yukardan izlerken, tatlı bir meltemin kulağınızı okşamasına izin verin derim... :)
bazen sıkıcı sandığınız, ağır bir dilin kullanıldığı ve kitabı bırakma hissinin hemen kıyısındaki duygu düşüncelerin tam ortasında okuduğunuz küçük bir paragrafla, gülmekten gözlerinizden yaşlar boşalabilir... hala okumadıysanız sadece bu duyguyu tatmak için dahi okuyun derim :)