Herkes biliyor geminin su aldığını
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 09:54
Herkes Biliyor Geminin Su Aldığını Türkiye'nin güncel ekonomik ve siyasi sorunlarıyla ilgili sade ve açıklayıcı kitaplar okumayı seviyorum. Özge Öner'in Oksijen gazetesinde yazdığı yazıların bir tür derlemesi olmuş kitap. Hafızamızı tazelemek ki; bu ülkede yapılması gereken en önemli şeylerden bir tanesi. Balık hafızalı olduğumuz için bize yaşatılanları çok kolay unutabiliyoruz. Bu tür kitapları okumak çok önemli. Türkiye'nin politika tercihlerini, seçmenlerin sosyolojisini ve psikolojisini, muhalafetin seçim kazanma stratejisini, iktidarın koltuk sevdasını, ülkenin yönetim sorunlarını ve çözüm önerilerini kitapta okuyabiliyoruz. Hem akademik hem de eleştirel bir dili olması okuyucunun merakını ve ilgisini canlı tutuyor. Kitabı okuyacaklar için dikkat edilmesi gereken yerleri not aldım. Ekonomiyle ilgilenenler bu soruları ve konu başlıkları üzerine uzun uzun düşünecektir. 1. Mevzu mutlak yoksulluk değil, hissedilen yoksulluktur. 2. Asıl mesele piyasanın ürettiği bilgiyi doğru okuyabilmek ve devletin kapasitesini bu bilgiyle uyumlu hale getirebilmektir. 3. Türkiye’de ekonomi dendiğinde akla ilk gelen enflasyon, faiz oranları ve kurdaki yükseliştir. 4. Carry trade (düşük faiz borç --> yüksek faiz kazanç) 5. Sorunlu halka arzlar (kötü bilanço, düşen hissi fiyatı, patronların geri toplaması) 6. Kısa vadeli makro iktisadi göstergeler (Kredi derecelendirme, enflasyon, büyüme) 7. İç talep düşünce ve kur yükselince ithalatçı getirdiği malı satamıyor. 8. Kur sabit kalırken ve maliyetlerde artarken ihracatçı da dış piyasada rekabet avantajını kaybediyor. 9. Şirketler kârsızlıktan değil, nakitsizlikten batar. 10. Stagflasyon 11. Orta sınıfın hali içler acısı hali (fakirleşiyor, depolitize oluyor) --> Devekuşu kabare (orta sütun)
Araştırma-İnceleme
Herkes Biliyor Geminin Su AldığınıÖzge Öner · Doğan Kitap · 202512 okunma
Ruhu yavaşça bayılır gibi oldu
Puan vermedi
Joyce, Dublin'de orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. County Kildare'deki Cizvit Clongowes Wood Koleji'ne, ardından kısa bir süreliğine Hristiyan Kardeşler tarafından işletilen O'Connell Okulu'na devam etti. Babasının öngörülemeyen mali durumunun dayattığı kaotik aile yaşamına rağmen, Cizvit Belvedere Koleji'nde başarılı oldu ve 1902'de Dublin Üniversitesi Koleji'nden mezun oldu. 1904 yılında müstakbel eşi Nora Barnacle ile tanıştı ve Avrupa topraklarına taşındılar. Kısa bir süre Pula'da çalıştıktan sonra Avusturya-Macaristan'daki Trieste'ye taşındı ve İngilizce eğitmeni olarak çalıştı. Roma'da yazışma memuru olarak çalıştığı sekiz aylık bir süre ve Dublin'e yaptığı üç ziyaret dışında Joyce 1915'e kadar orada ikamet etti. Trieste'de şiir kitabı Oda Müziği'ni ve kısa öykü derlemesi Dublinliler'i yayımladı ve İngiliz The Egoist dergisinde Sanatçının Gençlik Portresi'ni seri olarak yayımlamaya başladı. Birinci Dünya Savaşı'nın büyük bölümünde Joyce, İsviçre'nin Zürih kentinde yaşadı ve Ulysses üzerinde çalıştı. Savaştan sonra kısa bir süre Trieste'ye döndü ve ardından 1920'de Paris'e taşındı ve 1940'a kadar birincil ikametgâhı oldu.Ulysses ilk olarak 1922'de Paris'te yayımlandı, ancak müstehcen olduğu gerekçesiyle Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri'nde yayımlanması yasaklandı. Kopyalar her iki ülkeye de kaçırıldı ve 1930'ların ortalarına kadar korsan versiyonları basıldı, sonunda yayın yasal hale geldi. Joyce bir sonraki büyük eseri Finneganın Vahı romanına 1923'te başladı ve on altı yıl sonra 1939'da yayımladı. Bu yıllar arasında Joyce çok seyahat etti. Nora ile 1931'de Londra'da sivil bir törenle evlendiler. Giderek ağırlaşan göz sorunları için tedavi görmek ve kızı Lucia için psikolojik yardım almak amacıyla sık sık İsviçre'ye gitti. İkinci
Edebiyat
DublinlilerJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20212,995 okunma
Reklam
8/10
·279 syf.··
2025 31. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 10:11
Şuan neye yatırım yapmalıyız desek pek çok insan yapay zekaya, elektrikli arabalara, çip üreten firmalara ve İnternet şirketlerine der. Nitekim geçmişte aynı soruyu sorsak yine insanlar bu soruyu döneminin popüler sektörlerini anarak cevaplarlardı. Lakin Warren Buffett farklı düşünüyor. Kitap bizlere ünlü yatırımcı Warren Buffettın yatırım mantığını anlatıyor. Sanılanın aksine Buffett bir sektörde tekel haline gelmiş olan, ürettiği ürün değişmeyen yani argeye para harcamayan firmalara yatırım yapılması gerektiğini düşünüyor. Mesela şişe kapağı üreten bir firmaya yatırım yapmak elektrikli araba üreten bir firmaya yatırım yapmaktan daha makbuldür diyor. Zira diğer sektörde çok fazla rekabet ve çok fazla arge var. Orada ne olacağını kimse bilemez. Lakin pazarda tekel olan bir firma uzun vadede kesin kar getirecektir. Velhasıl özet gibi oldu ama kitap bu mantığı finansal tablo ve bilanço örnekleriyle iyi açıklıyor. Finansal okur yazarlıkla ilgilenenlerin beğeneceğini düşünüyorum.
Warren Buffett ve Finansal Tabloların YorumlanmasıMary Buffett · Scala Yayıncılık · 2021213 okunma
Distopya mı Ütopya mı ?
6/10
·272 syf.··
2025 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 17:14
Her ne kadar bir distopya örneği gibi görünse de birçok kişi için ütopik bir yaşam vaad edebilir Cesur Yeni Dünya. Birçok insan ütopik bir yaşamın acıdan, açlıktan, üzüntüden, savaştan yani hayatı olumsuz yönde etkileyecek olan tüm olaylardan noksan gibi tasvir eder. Cesur Yeni Dünya’da bu talepleri karşılıyor aslında. Ama yapay bir toplum yaratma uğruna insanlardan aldıkları, verdiklerini hiçbir şekilde karşılayamaz. Bilanço epey ağır. Bireysel düşüncenin istenmediği, robotlaşmış, sabit fikirlerle yol yürüyen bir toplum istiyor. Mutlu olmak bir seçim değil burada. Sadece mutlu olmak da değil sanatsal, dinsel, kültürsel hiçbir faaliyet istenilmiyor. Fizyolojik ve güvenlik ihtiyacından öteye geçilmiyor Maslow’un Hiyerarşisine göre. Bu topraklarda filizlenen düşüncelerin tehlikeli olduğunu bildikleri için topraklarını ekmiyorlar, nadasa ayırıyorlar. Ancak o şekilde ileride oluşacak tehlike meyvelerinden arınabilirler. Simülasyon kısa vadede birçoğumuza etkileyici gelebilir ama uzun vadede insanın özgür düşüncesinin olmaması demek yaşamanın anlamını sorgulatacak türden olur. Gerçek yaşamdaki belirsizlik ne kadar tehlikeli görünse de özünde barındırdığı merak, insanı hayata adım attığı ilk günden beri canlı tutan, ilerlemesini sağlayan en temel içgüdü olmuştur. Bu konuya en güzel örnek Truman Show olabilir. Truman başlarda kendisi için düzenlenmiş yapay dünyada çok mutlu bir şekilde yaşamaktadır. Her gün aynı olaylar, saati saatine tekrarlanınca bir süre sonra aydınlanma yaşıyor ve bir simülasyon olduğunu anlayıp oyundan kendi isteğiyle çıkıyor. Çünkü kimse opsiyonel olmayan mutluluk istemez. Tıpkı bu dünyada var olmamızın opsiyonel olmadığı gibi. Bu yazıma Truman Burbank’ın simülasyon dünyasından çıkarken söylediği söz ile bitirmek istedim: In case I don’t see you,
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
9/10
·120 syf.·
Beğendi
·
2025 133. kitabı
Cemal Süreya’nın “Üstü Kalsın” adlı kitabı, aslında şairin ölümünden sonra yayımlanmış son kitabıdır. Bu kitap, Süreya’nın ardında bıraktığı tamamlanmamış şiirler, son notları ve fragmanlardan oluşur. İsmini de onun vasiyete benzer son dizelerinden alır: > “Ölüyorum tanrım / Bu da oldu işte. / Her ölüm erken ölümdür / Biliyorum tanrım / Ama, ayrıca, aldığın şu hayat / Fena değildir… / Üstü kalsın.” Bu dizeler, hem kitabın hem de Cemal Süreya’nın şiir serüveninin simgesi hâline gelmiştir. --- Kitabın İçeriği ve Temaları 1. Ölümle Yüzleşme Kitap, şairin ölümü sezdiği ve bu kaçınılmaz gerçeği kabullendiği dizelerle başlar. Süreya’nın diğer kitaplarındaki coşkulu aşk, tutku ve yaşam sevinci burada yerini hüzne, kabullenişe ve buruk bir vedaya bırakır. Ölümü bir son değil, hayatın “eksilmemiş bir parçası” gibi görür. 2. Aşkın İzleri Şair, aşkı bu kez eskisi gibi dolu dizgin değil; bitmiş bir aşkın ardından gelen sükûnet ve yorgunluk içinde anlatır. Daha önce “Sevda Sözleri” ve “Üvercinka”daki yoğun tutkuların, burada daha dingin ve “geride kalmış” bir hâli vardır. Aşk artık yalnızca bir hatıra ya da anımsama biçiminde çıkar karşımıza. 3. Yaşamın Değerlendirilmesi Cemal Süreya bu kitabında, geride kalan hayatına adeta bir bilanço yapar.
Üstü KalsınCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 202114,2bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2025 180. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 02:17
Hisse ve şirket değerlemeleri konusunda dünyanın sayılı uzmanlarından birisi olan Damadoran tarafından yazılan ve Ergun Unutmaz tarafından Türkçeye çevirilen Değerleme İçin Küçük Kitap borsayla ilgilenen herkesin başucu kaynağı olabilecek nitelikte bir içeriğe sahip. Her türden şirket incelemesi ve bilançolarda dikkat edilmesi gereken noktalar özenli bir şekilde anlatılmaya çalışılmış. Yazarın diğer kitabı olan Anlatılar ve Sayılar’ı da okumayı düşünüyorum. Onu okuduktan sonra bu kitabını bir kez daha okuyup iyice sindirmek istiyorum. Hisse senedi ve borsa verilerine bakarken devamlı yanımda yöremde bulunmasını istediğim bir kitap. Bilanço ve diğer mali tabloları incelerken yazarın bakış açısıyla şirketin yapısını, işleyişini anlamaya çalışıyorum. Olaylara, olgulara, mali tablolara, farklı türdeki şirketlere farklı pencerelerden bakabilmeyi gerektiren bir yer olan borsada size ışık tutan, yolunuzu aydınlatan bir kaynak. Tek eksi yanı bazı noktalarda yazarın bakış açısını, hesaplama metodolojisini anlamak bazen zorlaşabiliyor. Bunu da tekrar ederek ve yanınızdan ayırmayarak aşabilirsiniz.
Değerleme İçin Küçük KitapAswath Damodaran · Scala Yayıncılık · 202193 okunma
Reklam
Reklam