Hayda... Keyifle Okuyordum, Neden Böyle Oldu Ki?
Puan vermedi·400 syf.··
2026 52. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:57
Bu ay okuduğum yüksek puanlı romanların birçoğu beni hayal kırıklığına uğrattı. Bu yüzden okuma listemde sıradaki kitap olan Uzakların Şarkısı'nın puanını görünce ilk hissettiğim şey heyecan değil, "İnşallah yine aynı şeyi yaşamam." düşüncesi oldu. Buna rağmen Kaan Murat Yanık'ın çok övülen bir yazar olması ve hakkında sık sık "İhsan Oktay Anar çizgisinde bir kalem" yorumlarını duymam merakımı canlı tuttu. Ben de yazarı bu romanla tanımaya karar verdim. Romanın ilk dikkatimi çeken tarafı dili oldu. Normalde uzun tasvirler ve yoğun betimlemeler beni hikâyeden uzaklaştırabilir. Fakat burada tam tersi oldu. Atmosferini öyle güzel kuruyor ki kendinizi hikâyenin içinde buluyorsunuz. Evet, belli bir noktadan sonra tekrar eden betimlemeler yorucu olmaya başlıyor ama bu, yazarın kurduğu dünyanın başarısını gölgelemiyor. Bünyamin'in İstanbul'dan Kars'a gidişi de hikâye için doğal bir başlangıç oluşturuyor. Asıl yolculuk ise Zencefil'in (Papağan) hikayeyi anlatmasıyla başlıyor ve roman masalsı bir havaya bürünerek merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Bulunan hikâyenin ana fikrini sevdim. Gülbadem ve Zencefil arasındaki dostluk romanın en güçlü taraflarından biriydi. Gülbadem'in İpek Böceği'ne duyduğu karşılıksız aşk, Gülbadem'in yolculuğu ve aralarındaki ilişki uzun süre boyunca beni hikâyenin içinde tuttu. Özellikle hoşuma giden ayrıntılardan biri de şuydu: Gülbadem, İpek Böceği'ne duyduğu aşk uğruna Zencefil'e "Benimle gel." derken, Zencefil'in Fülfül'e duyduğu aşkı ilk başta göremiyor. Oysa kendisi de aynı duygunun peşinden koşuyor. Zencefil'in "Ben de âşığım." dediği anda bunu fark etmesi bana oldukça dokunaklı geldi. Hikâyenin sonunda ise Zencefil ve Fülfül'ün kaderi yüzümde acı bir tebessüm bırakmadı değil. Ancak yaklaşık üç yüz sayfa boyunca büyük bir merakla takip
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Everest Yayınları · 20174,799 okunma
Hayal kırıklığı
Puan vermedi·%39 (270/680 syf.)·
maalesef bu seri ilerlemiyor. okuma hızımı çok düşürdü, çevirisi midir alfa yayınlarının sinir oynatan fontu mudur bilemem. sayfalarca sayfalarca aynı şeyler, bir gelişme yok. ayrıca dünyanın genişliğine kıyasla tanıdığımız karakter havuzu çok sığ, bu da beni olay örgüsünden kopardı ve kötü bir kurgu okuyormuşum gibi hissettirdi bana maalesef. çok büyük beklentiyle başlamıştım seriye, karşılayamadı.
Kraliyet SuikastçısıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2021199 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
2/10
·247 syf.··
2026 5. kitabı
Öncelikle bu kitap kesinlikle bilim kurgu değil sadece kurgu. Kitapta bilimsel ve mantıksal açıdan çok fazla yanlış ve açık vardı. Okurken sinir olmamak elimde değildi. Edebi açıdan önemini bilemem ama bilimsel açıdan bir değerinin olmadığını düşünüyorum. Bazı sayfalar sanki daha uzun olsun diye yazılmış gibi hissettiriyordu. Beğendiğim tek şey problem anında uçuk insan karakter tiplemeleri oldu. Kitabı 2 sene önce sadece 100 sayfasını okuyup bırakmıştım. Özellikle bu kitaba haksızlık etmiş olabileceğimi düşünerek tekrar okumaya başladım ve bitirdim. Sinir sahibi oldum teşekkürler. Eklemek isterim ki yer çekimi kavramı bu kitap çıkmadan 100 sene önce insanlık tarihinde bir yer edindi. Kitapta yazarın yer çekimi hakkında sanırım bilgisi yok. Varsa da farklı varlıkların da yer çekimi hakkında fikrinin olabileceği yok
Duygu ve Düşünce
Dünyalar SavaşıH. G. Wells · İthaki Yayınları · 06bin okunma
1/10
·184 syf.··
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 18:55
Nevzat Hoca ile maalesef vedalaştık, kitabında fetö piçinin güzellemesini yapan, saidi nursiye atıfta bulunan, kissenger'dan alıntı yapan Nevzat hocam artık bizimle değil. kimse kusura bakmasın. Dindar siyasetçi ve aydınlarımızın düşmüş olduğu tuzağa Nevzat hocam da düşmüş, anladığımız bu. Ahmak mı hain mi bilemem, benim konum da değil zaten, dolayısıyla kitabı değerlendirmiyorum. Türk milliyetçilerinin, Türkçülerin cahil, ahmak, bilgisiz, tedbirsiz olma lüksü yoktur. olamayız olmayacağız..
Türk Milliyetçiliği
Küreselleşme ve Milli HayatNevzat Kösoğlu · Ötüken Neşriyat · 202018 okunma
7/10
·94 syf.·
2026 10. kitabı
Tarihi değeri ne kadardır bilemem , güzel müşahitlikleri var farklı bir bakış açısı fikir verir .Ama önemli olan şu ; 1830larda düşmanı olduğu bir ülkeyi , insanlarını son derecede vicdanlı tasvir ediyor , ne haklarını gasp ediyor anlatırken ne de haddinden fazla önem atfediyor.
Edebiyat
Erzurum YolculuğuAleksandr Puşkin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,829 okunma
Ölmüşüm gibi arkamdan konuşur musunuz rica etsem?
8/10
·72 syf.··
2026 4. kitabı
Uzunn zaman sonra geldim size. Ne olursam olayım yine geldim. Kim olduysam onunla geldim. Okuyamayan biri olarak geldim. Son zamanlara öyleydim yani. Toparlanma aşamamın 2. kitabıyla geldim size işte karşınızdayım... Ölürsem arkamdan iyi hatırlayın diye kendimi açıklamaya geldim ama insanoğlu vicdanı sebebiyle ölünün arkasından kötü konuşmaz zaten. Konuşmazsınız di mi? İşte bunu merak ederek aldım kitabı. Ölü birinin ardından ne düşünürüz, neler söyleriz ve en önemlisi neleri söyleyemeyiz? Bunun kitabını yazmış Laurent Mauvignier . Kadıköy kitap günlerinde Sel yayıncılıkta görev alan bir beyefendinin tavsiyesi üzerine aldım kitabı. Çok güzel övdü, gerçekten çok samimiydi. Kitabı ne kadar içselleştirdiğini o kadar içten ifade etti ki kayıtsız kalamadım. Sel yayınlarının zaten okuyup beğenmediğim kitabı çok çok nadirdir. Yapıyorlar bu sporu. Kitap intihar eden Luc'un arkasından anne-babasın, yenge-amcasının ve onların kızı (yani Luc'un kuzeni) Celine'in Luc ile ilgili bilinç akışı şeklinde düşüncelerini içeren bir metin. Ara sıra Luc'un kendisi de dahil oluyor hatta bu akışa. Akış dediğim de öyle bir akış ki; hop oraya hop buraya atlayıp duruyor yazar. Bir annesi konuşuyor, bir yengesi; bir Luc'un yaşadığı dönemdeyiz, bir intihar ettiği günde. Allak bullak oldu zihnim ne olduğunu anlayana kadar. Ama bir kere anladıktan sonra akıyor gerçekten, korkmayın. Kitapta en çok hoşuma giden şey, aile ilişkilerini anne-baba gözünden görüp onların, biz evlatları hakkında neler düşündüğünü anlayabilmek oldu. Benim fazlasıyla cebelleştiğim ve hatta ülkemizde birçok gencin de muzdarip olduğunu düşündüğüm bir konu. Hani ebeveynlerinize karşı durabilecek gücünüz kalmadığında, artık yapacak, deneyecek herhangi bir yol, bir çare kalmadığında yavaş yavaş uzaklaşırsınız ya; aranıza uçurum girer,
1000Kitap
Onlardan UzaktaLaurent Mauvignier · Sel Yayıncılık · 2026144 okunma